Mealler › Karşılaştırma › A'râf
⚖️ A'râf Suresi — Karşılaştırma
Mustafa Çavdar
Şinasi Güneş
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
7:1. Ayet
Mustafa Çavdar
Elif Lâm Mîm Sâd.
Şinasi Güneş
Güçlü yönlendirici kimdir ki gürültü koparıyorlar?
7:2. Ayet
Mustafa Çavdar
Müminlere öğüt olsun ve inanmayanları da bu Kuran ile uyarman için sana indirilen bu kitap, sakın ola ki senin içinde bir sıkıntıya sebep olmasın.
Şinasi Güneş
Sana indirilen kitap. Ondan dolayı göğsünde bir güçlük olmasın. Onunla uyarman [6:51-70, 50:45] ve inanıp güvenenlere, bilgilerini kullanmaları için akıllarından çıkarmamaları gereken bir öğreti olsun.
7:3. Ayet
Mustafa Çavdar
Rabbinizden size indirilen Kuran’a uyun. Allah’tan başka bir takım evliyaya uymayın. Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz.
Şinasi Güneş
Rabbinizden size indirilene uyun! O'nun yanı sıra, yakınlara, yol göstericilere uymayın! Bu bilgileri ne kadar da az kullanıyorsunuz [1]!
7:4. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz nice uygarlıkları helak ettik. Kahredici azabımız, onlara gece ya da öğle vakti uyurlarken gelip çattı. 6/6- 47, 11/100- 101, 19/98, 24/58-59,
Şinasi Güneş
Kentlerden nicelerini yıkıma uğrattık. Oraya verdiğimiz sıkıntı, ya gündüz dinlenirlerken veya gece evlerindeyken geldi [10:50].
7:5. Ayet
Mustafa Çavdar
Azabımız onları yakaladığı vakit, feryatları: “Biz, gerçekten azabı hak eden zalimlerden olmuştuk” demekten başka bir şey olmadı. 6/4043- 47,
Şinasi Güneş
Onlara verdiğimiz sıkıntı geldiğinde çağrıları: ''Şüphesiz biz zalimlerdenmişiz'' demelerinden başka bir şey olmadı.
7:6. Ayet
Mustafa Çavdar
Andolsun ki kendilerine elçi gönderilenleri sorgulayacağız, gönderilen elçileri de sorgulayacağız. 37/22...24, 39/30- 31,
Şinasi Güneş
Kendilerine elçi gönderilenlere de, gönderilen elçilere de sorarız [1].
7:7. Ayet
Mustafa Çavdar
Sonra da onlara, her şeyi bilgi ve belge ile açıklayacağız. Zaten biz habersiz değildik ki. 18/49, 50/17- 18, 54/52- 53,
Şinasi Güneş
Onlara bilgiyle anlatırız, uzakta olanlardan değiliz [1].
7:8. Ayet
Mustafa Çavdar
İşte o gün tartı değerlendirme kesinlikle gerçekleşecektir. İyilikleri ağır gelenler, işte bunlar, kurtulmuş olanlardır. 21/47, 23/102, 101/6- 7
Şinasi Güneş
O gün tartı haktır [21:47, 101:6…8]. Kimin tartısı ağır gelirse, umduğuna kavuşacak olanlar onlardır.
7:9. Ayet
Mustafa Çavdar
İyilikleri hafif gelenler ise, işte onlar da ayetlerimize karşı haksızlık etmekle kendilerini ziyana uğratan zalimlerdir. 23/103, 101/8- 9
Şinasi Güneş
Kimin tartısı hafif gelirse, onlar ayetlerimize yanlış yapmalarından dolayı kendilerini kayba uğratanlardır [23:103, 101:8].
7:10. Ayet
Mustafa Çavdar
Sizi yeryüzüne yerleştirdik. Burada sizin geçiminizi sağlayacak bir ortam hazırladık. Bu nimetlerin hakkını ne kadar da az verip şükrediyorsunuz! 2/21- 22, 10/31. 16/53...56,
Şinasi Güneş
Şüphesiz size yeryüzünde imkan verdik. Orada size geçimlikler kıldık. Karşılığını ne kadar az veriyorsunuz [22:41].
7:11. Ayet
Mustafa Çavdar
Doğrusu sizi biz yarattık sonra sizi biçimlendirdik, sonrada meleklere, ‘Âdem’e secde edin/emrine amade olun’ dedik, İblis hariç, o secde edenlerden olmadı. 40/64, 87/2, 95/4, 22/30, 17/61, 18/50, 20, 116,
Şinasi Güneş
Sizi oluşturduk, sonra size şekil verdik, sonra meleklere [doğal güçlere] Adem için secde edin [1] dedik. Hemen secde ettiler. Ancak iblis secde edenlerden olmadı.
7:12. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah: – Sana emrettiğimde, secde etmekten seni alıkoyan nedir? Dedi. İblis: – Ben, ondan üstünüm. Zira beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın, dedi. 38/74…76
Şinasi Güneş
Dedi ki: ''Sana emrettiğimde secde etmekten seni men eden nedir?'' Dedi ki: ''Ben ondan hayırlıyım. Beni ateşten [enerjiden] oluşturdun ve onu çamurdan oluşturdun.''
7:13. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah: – O bulunduğun makamdan hemen defol, orada büyüklük taslamak senin haddine değildir. Hemen çık git. Çünkü sen aşağılık birisin! 15/34- 35,
Şinasi Güneş
Dedi ki: ''Hemen oradan alçal! Sana orada büyüklenmek olamaz. Çık! Şüphesiz sen küçülenlerdensin.''
7:14. Ayet
Mustafa Çavdar
İblis: – Yeniden diriliş gününe kadar bana süre ver, dedi. 38/79- 80
Şinasi Güneş
Dedi ki: ''Harekete geçirilecekleri [diriltilecekleri] güne kadar beni gözet [süre ver].''
7:15. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah: – Sen zaten süre verilenlerdensin! Dedi. 38/79- 80
Şinasi Güneş
Dedi ki: ''Şüphesiz sen gözetilenlerdensin [süre verilenlerdensin].''
7:16. Ayet
Mustafa Çavdar
İblis: – Senin beni saptırmana karşılık, yemin olsun ki ben de senin dosdoğru yolunun üzerinde oturup pusu kuracağım.
Şinasi Güneş
Dedi ki: ''Beni sapkınlığın aşırısına sürüklemenle, şüphesiz ben de onlar için senin dosdoğru yoluna otururum.''
7:17. Ayet
Mustafa Çavdar
Sonra onlara, önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından yaklaşacağım. Sen de onların çoğunu şükreder bulamayacaksın, dedi. 34/20- 21
Şinasi Güneş
''Sonra, şüphesiz onların önlerinden ve arkalarından, sağlarından ve sollarından [her bir taraftan] yanaşırım. Ve onların çoğunu verdiğin nimetlerin karşılığını verici bulamazsın.''
7:18. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah da: Çık git huzurumdan! Andolsun ki ben de cehennemi seninle ve senin peşinden gelenlerle dolduracağım. 2/208, 17/63, 36/60, 62,
Şinasi Güneş
Dedi ki: ''Yerilmiş ve itilmiş / dışlanmış olarak oradan çık! Şüphesiz onlardan kim sana uyarsa, şüphesiz sizin hepinizden cehennemi doldururum.''
7:19. Ayet
Mustafa Çavdar
– Allah buyurdu ki; Ey Âdem, sen ve eşin bu dünya bahçesine yerleşin. Her ikiniz de dilediğiniz yerden yiyin ve sakın belirlenmiş olan kötülüğe/günaha yaklaşmayın. Aksi halde kendinize yazık eden zalimlerden olursunuz.
Şinasi Güneş
''Ve ey Adem! Sen ve eşin bahçeyi mesken edinin [1]. Gerekli gördüğünüz yerden nasiplenin. Bu şecereye [çekişmenin kaynağı olan dallı budaklı şeylere] yaklaşmayın, yoksa yanlış yapanlardan olursunuz [2:35].''
7:20. Ayet
Mustafa Çavdar
Şeytan, Allah’ın yaklaşmayın dediği kötülüğü/günahı işlemeleri için eğer bunu yaparsanız birer melek/melik veya burada kalıcı olanlardan olursunuz diye vesvese verdi. 2/35, 20/117- 118, 20/120- 121
Şinasi Güneş
Bunun üzerine şeytan, ikisinden gizli olan kötülüklerinden göstermek için onlara vesvese verdi. Ve dedi ki: ''Rabbiniz ikinizi bu şecereden ancak, güçlü ve kalıcı olursunuz diye engelledi.'' dedi.
7:21. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve her ikisine de yemin ederek; Ben sizin, iyiliğiniz için öğüt veriyorum dedi.
Şinasi Güneş
Ve ikisine: ''Şüphesiz ben ikinize nasihat ediciyim'' diye kanıt gösterdi.
7:22. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve onları aldattı böylece onlar yasaklandıkları kötülüğü/günahı işlediler ve yaptıklarının farkına varınca Rableri onlara: “Şeytan sizin apaçık düşmanınızdır dememiş miydim?” diye seslendi.
Şinasi Güneş
Bunun üzerine ikisini aldatışla sürükledi. İkisi şecereyi [çekişmenin kaynağı olan şeyleri] tadınca, ikisine kötülüklerini gösterdi [1] ve bahçenin varakından [2] üst üste kendilerine biriktirmeye başladılar. Ve Rableri ikisine: ''Ben ikinizi bu şecereden engellemedim mi? Ve şeytan ikinizin apaçık düşmanıdır dedim''. diye seslendi.
7:23. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve her ikisi de şöyle yalvardılar: ‘Rabbimiz biz kendimize zalimlik ederek yazık ettik, eğer bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen kesinlikle hüsrana uğrayanlardan oluruz.’
Şinasi Güneş
İkisi dedi ki: ''Rabbimiz, biz kendimize yanlış yaptık. Sen bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen, şüphesiz biz kayba uğrayanlardan oluruz.''
7:24. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah buyurdu ki: – Birbirinize düşman olarak o bahçeden çıkın. Yeryüzünde belirli bir süreye kadar yerleşip yaşamak ve geçimlik sizi bekliyor.
Şinasi Güneş
''Bir kısmınız bir kısmınız için düşman olarak alçalın [1]! Sizin için bir süreye kadar yeryüzünde konaklama ve yararlanma vardır'' dedi [2:36].
7:25. Ayet
Mustafa Çavdar
Orada yaşayacak, orada ölecek ve oradan çıkarılacaksınız.
Şinasi Güneş
''Orada yaşar ve orada ölür ve oradan çıkarılırsınız'' dedi.
7:26. Ayet
Mustafa Çavdar
- Ey Âdemoğulları, örtünmeniz için elbise, sizin için daha hayırlı olan bolluk bereket için takva elbisesini indirdik ki işte o Allah’ın ayetlerindendir. Umulur ki öğüt alırsınız7/31,
Şinasi Güneş
Ey ademoğulları! Şüphesiz size, kötülüklerinizi örten ve sizi süsleyen elbise indirdik. Ve vahyin sınırlarına uyup korunma elbisesi, işte bu hayırlıdır. İşte bu, bilgilerini devamlı olarak kullanıp akıllarını başlarına alsınlar diye Allah'ın ayetlerindendir.
7:27. Ayet
Mustafa Çavdar
- Ey Âdemoğulları, şeytan atalarınızı aldatıp belirlenmiş yasağı/günahı işleterek, yaşadıkları bahçeden çıkartılmasına neden olduğu gibi sizi de aldatmasın. Çünkü o ve kabilesi sizin onları göremeyeceğiniz yerden görürler. Şeytanlar inanmayanların evliyaları/dostlarıdırlar. 7/30, 9/26, 16/98- 99- 100,
Şinasi Güneş
Ey ademoğulları! Şeytan sizi de; ikisinin kötülüklerini göstermek için elbiselerini üzerlerinden ayırarak anne babanızı bahçeden çıkardığı gibi sizi de ateşe atmasın [1]. Şüphesiz o ve kabilesi, sizin onları görmediğiniz yerden görürler. Şüphesiz biz, şeytanları inanıp güvenmeyenlerin yakınları, yol göstericileri, müttefikleri kıldık.
7:28. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlar çirkin bir iş yaptıklarında – Biz atalarımızı böyle yaparken bulduk, bunu bize Allah emretti, derler. De ki: – Allah, çirkin işleri emretmez. Yoksa siz bilip bilmeden Allah adına mı konuşuyorsunuz? 2/170, 31/21, 43/22- 23, 6/148, 16/35- 62,
Şinasi Güneş
Ve onlar, bir aşırılık yaptıklarında: ''Atalarımızı onun üzerinde bulduk. Ve onu bize Allah emretti'' derler [1]. De ki! Şüphesiz Allah, aşırılığı emretmez. Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?
7:29. Ayet
Mustafa Çavdar
De ki: – Benim Rabbim sadece doğru olanın yapılmasını emretmiştir. Her secde mahalline girdiğinizde bütün varlığınızla O’na yönelin ve dini O’na has kılarak yürekten dua ile O’na yalvarın. Nasıl ki sizi ilk O yarattıysa sonunda yine O’na döneceksiniz.
Şinasi Güneş
De ki! "Rabbim hakkaniyetli olmayı emretti." Her mescidin yanında yüzlerinizi doğrultun ve dinini O'na halis kılanlar olarak O'na davet edin. Sizi başlattığı gibi dönücüsünüz.
7:30. Ayet
Mustafa Çavdar
İnsanların bir bölümü doğru yolu buldu, bir bölümüne ise sapıklık kaçınılmaz oldu; çünkü onlar, Allah’tan önce şeytanları evliya yani veliler olarak benimsediler de kendilerini hala doğru yolda zannediyorlar. 4/119, 16/63, 43/36-37,
Şinasi Güneş
Bir kesimine yol gösterdi, bir kesiminin de üzerlerine sapıklık hak oldu. Şüphesiz onlar, Allah'ın yanı sıra şeytanları [1] yakınlar, yol göstericiler, müttefikler edindiler. Ve onlar, kendilerini de doğru yolda hesap ediyorlar [43:36-37-38].
7:31. Ayet
Mustafa Çavdar
- Ey Âdemoğulları, her secde mahalline girişinizde güzel elbisenizi giyin; yiyin, için ama israf etmeyin. Zira Allah, israf edenleri sevmez. 4/6, 6/141, 17/26- 27
Şinasi Güneş
Ey ademoğulları! Her mescidin yanında ziynetlerinizi alın. Nasiplenin için [keyfinize bakın] ve ölçüsüz davranmayın. Şüphesiz O, ölçüsüz davrananları sevmez.
7:32. Ayet
Mustafa Çavdar
De ki: – Allah’ın kulları için çıkardığı ziyneti, helal ve temiz rızıkları haram kılmak kimin haddine? De ki: – Onlar, bu dünya hayatında iman edenler ve herkes içindir. Kıyamet gününde ise yalnız inananların istifadesine sunulacaktır. İşte biz kavrama yeteneği olan bir toplum için ayetlerimizi böyle açıklıyoruz. 2/126, 7/50, 16/116, 42/36, 7/27-28,
Şinasi Güneş
De ki! Kulları için çıkardığı Allah'ın ziynetini ve rızıktan temiz olanlarını kim haram etti [1]! De ki! O, dünya hayatında inanıp güvenenler içindir. Kıyamet gününde de onlara halistir [7:50]. Bilinçli bir halk için ayetleri işte böyle ayrı ayrı açıklıyoruz.
7:33. Ayet
Mustafa Çavdar
De ki: Benim Rabbim ancak gizli ve açık işlenen bütün çirkinlikleri/ahlaksızlığı, günahın her türünü, haksız yere saldırganlığı/azgınlığı, hakkında
Şinasi Güneş
De ki! Şüphesiz Rabbim, hayasızlıkların açık ve gizli olanından ve zarara yol açanı ve haksız yere baş kaldırmayı ve hakkında yetki indirmediğini Allah'a ortak koşmanızı ve Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haram kılmıştır [1].
7:34. Ayet
Mustafa Çavdar
Her toplumun bir vadesi vardır. Vadeleri geldiğinde; o süre ne bir saat ertelenir ne de öne alınır.
Şinasi Güneş
Ve her topluluk için bir ecel vardır. Ecelleri geldiğinde ne bir saat ertelenir, ne de öne alınır [1].
7:35. Ayet
Mustafa Çavdar
- Ey Âdemoğulları, aranızdan size ayetlerimizi beyan eden/ileten elçiler geldiği zaman, kim korunur ve davranışlarını düzeltirse; artık bunlar için ne korku ne de üzüntü olacaktır.
Şinasi Güneş
Ey ademoğulları! Sizden ayetlerimi anlatan elçiler geldiğinde, kim vahyin sınırlarına uyup korunur, kendini düzeltirse, onların üzerine korku yoktur ve onlar hüzünlenmezler [6:48].
7:36. Ayet
Mustafa Çavdar
Ayetlerimiz karşısında yalana sarılan ve onları küçümseyenler var ya işte onlar ateş halkıdır ve orada kalıcıdırlar. 6/93, 7/40- 147,
Şinasi Güneş
Ayetlerimiz hakkında yalana sarılanlar ve ondan büyüklenenler var ya, onlar ateşin arkadaşlarıdır. Orada kalıcıdırlar.
7:37. Ayet
Mustafa Çavdar
Kendi uydurduğunu Allah’a isnat ederek iftira eden ve ayetlerimiz karşısında yalana sarılarak yanlışta ısrar edenden daha zalim kim vardır? Onların kitaptan/yasadan nasipleri kendilerine ulaşacaktır. İşte o zaman elçilerimiz onların canlarını almaya gelince: – Nerede Allah ile aranıza koyup dua ile yalvarıp yakardıklarınız? Diye soracaklar. Onlar da: – Bizi yüz üstü bırakıp uzaklaştılar, diyerek kâfir oldukları hakkında kendi aleyhlerine şahitlik etmiş olacaklar. 6/93, 10/17, 11/18- 19, 29/69, 4/97, 8/50, 23/99…101,
Şinasi Güneş
Yalanı Allah'a iftira atan kimseden veya ayetleri hakkında yalana sarılandan daha yanlışta olan kimdir? Onlara yasadan [ölüm yasasından] nasipleri ulaşacaktır. Ta ki elçilerimiz geldiklerinde vefat ettirirken: "Allah'ın yanı sıra çağırdıklarınız nerede" derler. "Onlar bizden kayboldular" derler. Ve kendileri aleyhlerinde gerçekleri örtenler olduklarına şahitlik ederler.
7:38. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve Allah diyecek ki; – Sizden önce gelip geçmiş cin ve insan toplumları içerisinde ateşe girin! Ateşe giren her toplum diğer yandaş topluluğa lanet edecek. Sonunda tüm topluluklar cehenneme dolunca, sonraki kuşaklar, öncekiler için: – Rabbimiz, bizi yoldan saptıranlar işte bunlar, onlara ateşten azabı iki kat ver! Derler. Allah: Zaten herkese iki kat azap vardır, fakat bunun farkında değilsiniz, der. 28/62. 64, 37/25.39, 38/55...61
Şinasi Güneş
Dedi ki: ''Sizden önce gelip geçen, tanıdığınızdan, tanımadığınızdan olan toplulukların da içinde olduğu ateşe siz de girin!'' Her topluluk girdiğinde kardeşine [yoldaşına] lanet eder. Orada ardı ardına toplandıklarında sonrakiler öncekiler için: ''Rabbimiz, bizi bunlar saptırdı. Onlara ateşten kat kat azap ver [33:68, 38:61]'' derler. Dedi ki: ''Hepsi için kat kattır. Lakin bilmiyorsunuz.''
7:39. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve öncekiler de, sonraki kuşaklara: – Küfürde sizin, bizden bir farkınız yoktur, öyleyse siz de kazanmış olduklarınıza karşılık azabı tadın! Derler. 28/62...66, 34/31...33, 40/47...50
Şinasi Güneş
Ve öncekiler sonrakiler için dedi ki: ''Sizin üzerimize bir fazlalığınız yoktu. Kazandıklarınızdan dolayı azabı tadın.''
7:40. Ayet
Şinasi Güneş
Ayetlerimiz hakkında yalana sarılanlar ve ondan büyüklenenlere göğün kapıları açılmaz. Onlar, deve iğne deliğinden geçene kadar cennete giremezler. Suçta ileri gidenlere işte böyle karşılık veririz [30:12].
7:41. Ayet
Şinasi Güneş
Onlara cehennemden döşek ve üzerlerinde örtü vardır. Biz, yanlış yapanlara işte böyle karşılık veririz.
7:42. Ayet
Şinasi Güneş
Ve inanıp güvenerek düzeltici işler yapanlar, -ki biz, kişiyi kapasitesi dışında mükellef kılmayız [1]onlar cennet arkadaşlarıdır. Onlar orada kalıcıdırlar [2:82].
7:43. Ayet
Şinasi Güneş
Göğüslerindeki çekememezlikten ne varsa çekip alırız [15:47]. Altlarından nehirler akar. Ve derler ki: ''Her işini kusursuz yapmak, bize bu yolu gösteren Allah'a aittir. Şayet Allah yol göstermeseydi biz yolu bulamazdık. Şüphesiz Rabbimizin elçileri gerçekle gelmişler.'' Ve onlara seslenilir: ''İşte yaptıklarınızdan dolayı varisi olunduğunuz cennet budur.''
7:44. Ayet
Şinasi Güneş
Ve cennet arkadaşları ateş arkadaşlarına seslenir: ''Şüphesiz biz, Rabbimizin vaadini gerçek bulduk. Siz Rabbinizin vaadini gerçek buldunuz mu?'' ''Evet'' derler [1]. Aralarında bir duyurucu duyurur: ''Allah'ın dışlaması zalimlerin üzerinedir.''
7:45. Ayet
Şinasi Güneş
Onlar ki, Allah'ın yolundan alıkoyarlar ve onda eğrilik ararlar. Ve onlar, ahiret hakkında da gerçekleri örtenlerdir..
7:46. Ayet
Şinasi Güneş
Aralarında bir perde vardır. Arif [1] kişiler hepsini simalarıyla tanırlar. Henüz ona girmemiş, girmeyi uman cennetin arkadaşlarına seslenirler: ''Selam size!''
7:47. Ayet
Şinasi Güneş
Bakışlarını ateş arkadaşlarına doğru çevirdiklerinde derler ki: ''Rabbimiz, bizi yanlış yapanlar halkıyla birlikte kılma.''
7:48. Ayet
Mustafa Çavdar
Araf’taki o kişiler simalarından kim olduklarını tanıdıkları kişilere seslenirler: – Bakın o birikimleriniz/mal, mülk ve kibirlenmeniz size hiçbir fayda sağlamadı. 6/116, 34/35, 72/24, 9211
Şinasi Güneş
Arif arkadaşlardan kişiler, simalarından tanıdıklarına seslenir ve derler ki: ''Büyüklenmekte olduklarınız ve çokluğunuz sizden bir şey gidermedi.''
7:49. Ayet
Mustafa Çavdar
Hani bir zamanlar “Allah bunlara rahmetini ulaştırmaz” diye var gücünüzle yemin ettiğiniz kişiler bunlar mıydı? Derler. – Şöyle seslenilir: - Girin cennete artık size ne bir korku vardır ne de bir hüzün. 38/62-63, 221/101…103, 27/89, 43/68…73, 50/31...35
Şinasi Güneş
''Allah'ın rahmetinin ulaşmayacağına dair kasem ettikleriniz [kesin emin olduklarınız] bunlar mı? Girin cennete. Size [1] korku yoktur ve siz hüzünlenmezsiniz.''
7:50. Ayet
Mustafa Çavdar
Cehennem halkı, cennet halkına: – Üzerimize biraz su dökün veya Allah’ın size verdiği rızıklardan bize gönderin diye seslenirler. Cennet halkı da onlara: – Allah, kâfirlere ikisini de haram kılmıştır! Derler.
Şinasi Güneş
Ateş arkadaşları, cennet arkadaşlarına, sudan veya Allah'ın rızıklandırdıklarından kendilerine de akıtmaları için seslenirler. Derler ki: ''Allah onları gerçekleri örtenlere haram kılmıştır [7:32].''
7:51. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlar ki dinlerini hafife alıp oyun ve eğlence edinmişler ve dünya hayatının cazibesi onları aldatmıştır. Nasıl bu günlerine kavuşacaklarını unuttular ve bile bile ayetlerimize inanmadılarsa biz de onları bu gün unutulmaya terk edeceğiz. 47/36, 57/20, 20/124...127,
Şinasi Güneş
Onlar ki; dinlerini oyun ve oyalanma edindiler ve dünya hayatı onları aldattı [1]. Bugüne ulaşmayı unuttukları ve ayetlerimizi reddettikleri gibi bugün de onları unuturuz.''
7:52. Ayet
Mustafa Çavdar
Çünkü biz onlara, inanıp güvenen mümin bir toplum için, doğru yol rehberi ve rahmet olan ve bilgi ile açıkladığımız bir kitap getirmiştik. 10/57, 12/111, 16/64- 89, 30/55- 56,
Şinasi Güneş
Onlara bir ilim üzere [4:166, 11:14] ayrı ayrı açıkladığımız [1], inanıp güvenenler halkı için bir yol gösterici ve bir rahmet olan bir kitap getirdik.
7:53. Ayet
Mustafa Çavdar
Yoksa onlar sonucunun ortaya çıkmasını mı bekliyorlar? Onun neticesinin ortaya çıktığı gün, daha önce onu unutmuş olanlar: – Doğrusu Rabbimizin elçileri bize hakkı getirmişlerdi. Şimdi, bize şefaat edecek bir şefaatçi veya yaptıklarımızın dışında iyi işler yapmamız için geriye döndürülmemize imkân var mı? Derler. Onlar, kendilerini ziyana sürüklemiş ve uydurdukları şeyler de onları yüzüstü bırakıp kaybolmuşlardır. 6/27-28, 7/43, 39/71, 67/8-9, 223/99…101, 32/12, 42/44, 32/166- 167, 26/92...102, 40/17...40
Şinasi Güneş
Onun yorumunun gerçekleşmesinden başka bir şey gözlemiyorlar mı? Onun yorumunun gerçekleştiği gün, öncesinde onu unutanlar der ki: ''Rabbimizin elçileri gerçeği getirmişler. Şefaatçilerden bize şefaat edecek var mı? Veya döndürülsek de yapmış olduklarımızdan başkasını yapsak?'' Şüphesiz kendilerini kayba uğrattılar ve attıkları iftiralar onlardan kaybolup gitti [6:94].
7:54. Ayet
Mustafa Çavdar
Şüphesiz Rabbiniz, gökleri ve yeri altı aşamada yaratmış, sonra yarattığı her şeyi emrine boyun eğdirip hükümranlığını kurmuştur. O’dur, sürekli kendisini takip eden gündüzü geceyle örten, güneşi, ayı ve yıldızları da emrine amade kılan. Dikkat edin, yaratma, idare ve emir yalnızca Allah’a aittir. Âlemlerin Rabbi olan Allah ne yüce bir bereket kaynağıdır. 32/4, 41/9...12, 57/4, 2/189, 6/96, 10/67, 17/12, 36/37...40,
Şinasi Güneş
Şüphesiz Rabbiniz Allah, gökleri ve yeryüzünü altı aşamada oluşturan, sonra en büyük egemenlik makamını düzenleyen, geceyi, devamlı takip eden gündüze örten, güneşi ve ayı ve yıldızları emriyle buyruğu altına alandır. Dikkat edin! Oluşturmak ve işleri yürütmek O'nundur. Alemlerin Rabbi olan Allah bereketin kaynağıdır [1][2].
7:55. Ayet
Mustafa Çavdar
Rabbinize alçak gönüllü, içten ve gizlice dua edin. Zira o, sınırı
Şinasi Güneş
Rabbinize tevazu üstüne tevazu göstererek ve gizli açık dua edin [1]. Şüphesiz O, saldırganlık yapanları sevmez.
7:56. Ayet
Mustafa Çavdar
Ülkede dirlik ve düzenlik tesis edildikten sonra, bozgunculuk yapmayın. Allah’tan korkarak ve rahmetini de ümit ederek O’na dua edin. Zira Allah’ın rahmeti iyi kimselere pek yakındır.
Şinasi Güneş
Yeryüzünde düzen sağlandıktan sonra bozgunculuk yapmayın. Ona korku ve umutla dua edin [1]. Allah'ın rahmeti iyileştirenlere yakındır.
7:57. Ayet
Mustafa Çavdar
Rahmetinin önünde rüzgârları müjdeci olarak gönderen Allah’tır. Rüzgâr, ağır ağır yağmur yüklü bulutları bir araya topladığında biz, onu ölü bir toprağa yönlendirir bu yolla su indiririz ve onunla her türlü ürünün yeşerip boy vermesini sağlarız. İşte ölüleri de böyle dirilteceğiz. Belki düşünüp, ibret alırsınız. 25/48, 30/48, 35/9, 22/5, 29/63, 30/19- 50,
Şinasi Güneş
Bilgilerinizi kullanın diye; rahmetinin önünde rüzgarları müjdeci olarak gönderen O'dur. Bulutlar ağırlığı yüklenince onu ölü belde için sürer, onunla su indirir, onunla her türden ürünler çıkarırız [1]. Ölüleri de işte böyle çıkartırız [2].
7:58. Ayet
Mustafa Çavdar
Rabbinin izniyle bereketli ve verimli toprağın bitkisi çok güzel olur, çorak topraktan ise hiçbir şey bitmez, bitse de işe yaramayan şeyler biter. Nimetlerin değerini bilen bir toplum için biz ayetlerimizi işte böyle detaylı bir şekilde ortaya koyuyoruz. 2/265, 16/114, 14/7, 6/105- 114- 126
Şinasi Güneş
Temiz beldenin bitkisi, Rabbinin koyduğu kurallar çerçevesinde çıkar. Kötü olandan ise, yararsız bitkiden başka bir şey çıkmaz. Nimetlerin karşılığını verenler halkı için ayetleri evire çevire açıklıyoruz.
7:59. Ayet
Mustafa Çavdar
Doğrusu biz Nuh’u kendi toplumuna elçi olarak gönderdik. O da dedi ki: – Ey kavmim, Allah’a kulluk edin, zira sizin O’ndan başka bir ilahınız yoktur. Şüphesiz ki ben sizin korkunç bir günün azabına uğramanızdan korkarım. 11/...49,71.
Şinasi Güneş
Şüphesiz Nuh'u halkına gönderdik. Dedi ki: ''Ey halkım! Allah'a kulluk edin, size O'ndan başka ilah yoktur. Şüphesiz ben, aleyhinize dehşetli bir günün azabından korkuyorum.
7:60. Ayet
Mustafa Çavdar
Toplumun ileri gelen seçkinleri: – Biz seni apaçık bir sapıklık içinde görüyoruz/saçmalayıp duruyorsun, dediler.
Şinasi Güneş
Halkından ileri gelenler dedi ki: ''Şüphesiz biz seni açıkça bir sapıklığın içinde görüyoruz.''
7:61. Ayet
Mustafa Çavdar
Nuh: – Ey kavmim, ben sapıtmış falan değilim, aksine ben âlemlerin Rabbi Allah tarafından gönderilmiş bir elçiyim.
Şinasi Güneş
Dedi ki: ''Ey halkım! Bende bir sapıklık yok. Lakin ben alemlerin Rabbinin elçisiyim.''
7:62. Ayet
Mustafa Çavdar
Size, Rabbimin mesajlarını iletiyor ve size öğüt veriyorum. Ben, Allah’tan gelen (vahiy) sayesinde sizin bilmediğiniz şeyleri biliyorum.
Şinasi Güneş
''Size Rabbimin gönderdiklerini tebliğ ediyorum ve size nasihat ediyorum. Allah'tan sizin bilmediklerinizi biliyorum.''
7:63. Ayet
Mustafa Çavdar
Sizi uyarmak, sorumlu davranmanızı hatırlatmak ve böylece rahmete nail olmanız için içinizden bir kimse vasıtasıyla Rabbinizden size bir öğüt ve hatırlatma gelmesine şaşıyor musunuz? Dedi.
Şinasi Güneş
''Sizi uyarması ve vahyin sınırlarına uyup korunarak merhamet olunmanız için sizden bir adama Rabbinizden, kullanmanız için aklınızdan çıkarmamanız gereken bir öğreti gelmesine mi hayret ettiniz?''
7:64. Ayet
Mustafa Çavdar
Sonunda onu yalanladılar. Biz de onu ve onunla beraber gemide bulunanları boğulmaktan kurtardık. Ayetlerimiz karşısında yalana sarı 124
Şinasi Güneş
Onu yalancı saydılar. Biz de onu ve beraberindekileri gemide kurtardık ve ayetlerimiz hakkında yalana sarılanları boğduk. Şüphesiz onlar kör bir halktılar.
7:65. Ayet
Mustafa Çavdar
Âd kavmine de, soydaşları Hud’u gönderdik. Hud, onlara: – Ey kavmim! Sadece Allah’a kulluk edin, zira sizin O’ndan başka bir ilahınız yoktur. O’na karşı gelmekten sakınmayacak mısınız? Dedi.
Şinasi Güneş
Ve Ad'a kardeşleri Hud'u. Dedi ki: ''Ey halkım! Allah'a kulluk edin. Size O'ndan başka ilah yoktur. Vahyin sınırlarına uyup korunmaz mısınız?''
7:66. Ayet
Mustafa Çavdar
Toplumunun önde gelen kâfirleri: – Biz, senin beyinsiz birisi olduğunu görüyoruz. Ayrıca biz senin yalancılardan olduğuna inanıyoruz, dediler. 23/39- 40
Şinasi Güneş
Halkından gerçekleri örten ileri gelenler dedi ki: ''Şüphesiz biz sende bir aklı ermezlik görüyoruz. Ve şüphesiz biz senin yalancılardan olduğuna kanaat getiriyoruz.''
7:67. Ayet
Mustafa Çavdar
- Ey kavmim! Dedi. Ben beyinsiz değilim, ben, yalnızca âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir elçiyim!
Şinasi Güneş
Dedi ki: ''Ey halkım! Bende bir aklı ermezlik yoktur. Lakin ben alemlerin Rabbinin elçisiyim.''
7:68. Ayet
Mustafa Çavdar
- Size Rabbimin mesajlarını iletiyorum. Ben, sizin için güvenilir bir nasihatçiyim.
Şinasi Güneş
''Size Rabbimin gönderdiklerini tebliğ ediyorum. Ve ben size güvenilir bir nasihat ediciyim.''
7:69. Ayet
Mustafa Çavdar
Aranızdan biri vasıtasıyla sizi uyarmak için Rabbinizden bir uyarı gelmesine şaşıyor musunuz? O’nun, sizi Nuh kavminden sonra bu uygarlığa varis yaptığını ve yaratılış bakımından sizi onlardan daha güçlü yaptığını hatırlayın. Allah’ın size bahşettiği nimetlerini düşünün ki kurtuluşa eresiniz.
Şinasi Güneş
''Sizi uyarmak için sizden bir adama Rabbinizden zikir gelmesine mi hayret ettiniz? ''Hatırlayın ki, Nuh halkından sonra sizi onların yerine geçirmişti. Oluşturuluşta boy pos, güçte sizi arttırdı. Allah'ın nimetlerini aklınızdan çıkarmayın ki başarıya ulaşasınız.''
7:70. Ayet
Mustafa Çavdar
- Ve onlar: Sen bize bir tek Allah’a kulluk etmemizi dolayısıyla atalarımızın kulluk ettiği şeyleri terk etmemizi söylemek için mi geldin? Öyleyse bize vaat ettiğin o azabı getir eğer doğru sözlü isen, dediler.
Şinasi Güneş
Dediler ki: ''Sen, O'nu birleyerek yalnız Allah'a kulluk etmemiz ve atalarımızın kulluk ettiklerini bırakmamız için mi geldin [14:10, 46:22]? Şayet doğru söyleyenlerden isen bize vaat ettiğin şeyi getir.''
7:71. Ayet
Mustafa Çavdar
Hud: Size zaten Rabbinizden bir ahlaki kokuşmuşluk ve gazap gelmiş durumda. Şimdi siz, Allah’ın, hakkında hiç bilgi ve belge indirmediği sizin ve atalarınızın kutsal isimler vererek yücelttiği bir takım isimler hakkında benimle tartışıyor musunuz? Öyleyse bekleyin, ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim! Dedi.
Şinasi Güneş
Dedi ki: ''Şüphesiz Rabbinizden ahlaki kokuşmuşluk ve hoşnutsuzluk zaten üzerinize düşmüştür. Sizin ve atalarınızın isimlendirdiği o isimler [12:40, 53:23] hakkında mı benimle ileri geri konuşuyorsunuz? Allah onlar hakkında bir yetki indirmedi. Gözleyin. Şüphesiz ben de sizinle birlikte gözleyenlerdenim.''
7:72. Ayet
Mustafa Çavdar
Nihayet katımızdan bir rahmet olarak onu ve onunla beraber olanları kurtardık. Ayetlerimiz karşısında yalana sarılanların kökünü kazıdık, zaten onlar mümin değillerdi.
Şinasi Güneş
Bizden bir rahmet olarak onu ve beraberindekileri kurtardık. İnanıp güvenmeyen ve ayetlerimiz hakkında yalana sarılanların arkasını [kökünü] kestik.''
7:73. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve Semud kavmine de içlerinden biri olan Salih’i gönderdik, dedi ki: – Ey kavmim, yalnız Allah’a kulluk edin. Zira sizin O’ndan başka bir ilahınız yoktur. Doğrusu Rabbinizden apaçık bir belge gelmiştir. İşte bu, Al 7. A’RÂF SURESİ lah’ın devesi, sizin için bir ayettir/mucizedir. Bırakın onu Allah’ın arazisinde otlasın, sakın ona bir zarar vermeyin. Yoksa sizi acıklı bir azap yakalar.
Şinasi Güneş
Ve Semud'a kardeşleri Salih'i. Dedi ki: ''Ey halkım! Allah'a kulluk edin. Size O'ndan başka ilah yoktur. Size Rabbinizden apaçık kanıtlar geldi. Bu ''Allah'ın dişi devesi.'' Size ayettir. Bırakın onu Allah'ın yerinde nasiplensin. Ona kötülükle dokunmayın. Yoksa sizi elim bir azap tutar.''
7:74. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah’ın sizi Ad kavminden sonra onların varisleri yaptığını, ovalarında köşkler inşa edip, dağlarını da yontarak evler yaptığınız bu topraklara yerleştirdiğini bir hatırlayın. Allah’ın nimetlerini düşünün de yeryüzünde bozgunculuk yaparak taşkınlık etmeyin! 25/38- 39,
Şinasi Güneş
''Ad'dan sonra sizi onların yerine geçirdiğini hatırlayın. Sizi yeryüzünde yerleştirdi. Ovalarında saraylar ve dağları yontup evler ediniyorsunuz. Allah'ın nimetlerini aklınızdan çıkarmayın. Ve yeryüzünde bozguncular olarak kargaşa çıkarmayın.''
7:75. Ayet
Mustafa Çavdar
Kavminin büyüklük taslayanlarından ileri gelenleri, zayıflar arasından iman edenlere dediler ki: – Siz Salih’in gerçekten Rabbi tarafından gönderilmiş bir elçi olduğuna inanıyor musunuz? Onlar: – Elbette biz ona ve onunla birlikte gönderilen vahye iman edip mümin olmuş kimseleriz, dediler.
Şinasi Güneş
Halkından ileri gelenlerden büyüklenenler, zayıf düşürülmüşlerden iman edenlere dedi ki: ''Salih'in gerçekten Rabbi tarafından gönderildiğini biliyor musunuz?'' Dediler ki: ''Şüphesiz biz onunla gönderilene inanıp güveniyoruz.''
7:76. Ayet
Mustafa Çavdar
Büyüklük taslayanlar ise: – Biz de sizin iman ettiklerinize inanmıyoruz, dediler.
Şinasi Güneş
Büyüklenenler dedi ki: ''Şüphesiz biz sizin inanıp güvendiğinize küfrediyoruz [34:34, 43:24].''
7:77. Ayet
Mustafa Çavdar
Nihayet o deveyi hunharca öldürdüler. Böylece Rablerinin emrine başkaldırdılar ve: – Ey Salih, eğer gerçekten Allah’ın elçisi isen bizi korkutup durduğun o azabı getir! Dediler.
Şinasi Güneş
Dişi devenin [kamunun gelir kaynaklarının] ayağını kestiler. Rablerinin emrinin dışına çıktılar. Dediler ki: ''Ey Salih! Şayet sen gönderilenlerden isen, bize vaat ettiğin şeyi getir.''
7:78. Ayet
Mustafa Çavdar
Bunun üzerine şiddetli bir sarsıntı onları ansızın yakalayıverdi ve yurtlarında diz üstü çöke kaldılar.
Şinasi Güneş
Onları sarsıntı yakaladı. Yurtlarında dizüstü çöküp kaldılar.
7:79. Ayet
Mustafa Çavdar
Salih ise, onları arkalarında bırakırken şöyle söylendi: – Ey kavmim, andolsun ki ben size Rabbimin mesajını tebliğ etmiştim ve size öğüt vermiştim. Ne var ki siz öğüt verenleri hiç sevmiyorsunuz.
Şinasi Güneş
Onlardan uzaklaşırken dedi ki: ''Ey halkım! Size Rabbimin gönderdiklerini tebliğ ettim ve size nasihat ettim. Lakin siz nasihat edenleri sevmiyorsunuz.''
7:80. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve Lût da kavmine demişti ki: – Sizden önce geçmiş toplumlardan hiç kimsenin yapmadığı ahlaksızlığı mı yapıyorsunuz? 26/165- 166, 27/54- 55,
Şinasi Güneş
Ve Lut halkına: “Sizden önce alemlerden hiç kimsede olmayan bir aşırılığa mı yanaşıyorsunuz“ dedi [29:28].
7:81. Ayet
Mustafa Çavdar
- Yani siz, kadınları bırakıp da şehvetle erkeklere yanaşıyorsunuz. Meğer siz, alçaklık sınırlarını aşan bir toplummuşsunuz!
Şinasi Güneş
“Şüphesiz siz, kadınlardan önce tutkuyla erkeklere yanaşıyorsunuz [27:55, 29:29]? Bilakis siz, hakkaniyetsiz davranan bir halksınız.”
7:82. Ayet
Mustafa Çavdar
Kavminin cevabı da; – Çıkarın onları memleketinizden, besbelli bunlar tertemiz insanlarmış! Demekten başka bir şey olmadı.
Şinasi Güneş
Halkının cevabı: ''Onları kentinizden çıkarın. Şüphesiz onlar çok çok temizlenen insanlarmış.'' demekten başka bir şey olmadı.
7:83. Ayet
Mustafa Çavdar
Bunun ardından onu ve ailesini kurtardık; yalnız hanımı geride kalıp helak içinde kalanlardan oldu. 51/35- 36
Şinasi Güneş
Onu ve kadını dışında ahalisini kurtardık. O, geride kalanlardan oldu.
7:84. Ayet
Mustafa Çavdar
Onların üzerine azap yağmuru yağdırdık. İşte bak, günaha gömülenlerin sonu nice olurmuş. 51/33- 34
Şinasi Güneş
Onların üzerine bir yağış [1] yağdırdık. Suçta ileri gidenlerin akıbeti nasıl oldu bir gözlemle.
7:85. Ayet
Mustafa Çavdar
Medyen halkına da soydaşları Şuayb’i gönderdik. Dedi ki: – Ey kavmim, yalnızca Allah’a kulluk edin. Zira sizin O’ndan başka bir ilahınız yoktur. Şüphesiz size Rabbinizden apaçık belge gelmiştir. Bundan böyle alım satımlarda ölçü ve tartıyı tam yapın, insanların mallarından (çalıp- çırparak) haklarını yemeyin. Ortalık düzelmişken yeryüzünü fesada vermeyin. Eğer inanırsanız bu, sizin için daha hayırlıdır.
Şinasi Güneş
Ve Medyen’e kardeşleri Şuayb. Dedi ki: “Ey halkım! Allah’a kulluk edin. Size O’ndan başka ilah yoktur. Şüphesiz Rabbinizden apaçık kanıt geldi. Ölçüyü ve tartıyı tam ifa edin. İnsanların eşyalarını eksiltmeyin [1]. Düzen kurulduktan sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. Şayet inanıp güveniyorsanız sizin için hayırlı olan budur.”
7:86. Ayet
Mustafa Çavdar
Bir de, köşe başlarında pusu kurup türlü tehditler ile inananları Allah’ın yolundan döndürmeye ve O’nun yolunu eğri büğrü göstermeye çalışmayın. Siz azınlık iken O’nun sizi çoğalttığını hatırlayın. Bozguncuların sonunun ne olduğuna da bakıp ibret alın! 9/34, 11/18- 19,
Şinasi Güneş
”Ve ona iman edeni, vaat ederek, Allah’ın yolundan döndürerek ve onda eğrilik arayarak her türlü yola oturmayın. Hatırlayın. Siz azdınız, sizi çoğalttı. Bozguncuların akıbeti nasıl oldu bir gözlemleyin.”
7:87. Ayet
Mustafa Çavdar
Mademki bana gönderilen mesaja içinizden bir grup inanıyor, bir grup da inanmıyor, öyleyse Allah aranızda hükmünü verinceye kadar sabredin. Zira O hüküm verenlerin en hayırlısıdır.
Şinasi Güneş
”Sizden bir taife onunla gönderildiğim şeye inanıp güvendi, bir taife de inanıp güvenmediyse, Allah aramızda hüküm verene kadar direnin. Ve O, hüküm verenlerin hayırlısıdır.”
7:88. Ayet
Mustafa Çavdar
Kavminden büyüklük taslayanlarının ileri gelenleri dediler ki: - Ey Şuayb! Ya seni ve seninle birlikte iman edenleri ülkemizden sürüp çıkarırız, ya da bizim inanç sistemimize geri dönersiniz! Şuayb: - Biz bunu istemesek de mi? dedi ve devam etti: 11/87, 26/185...187
Şinasi Güneş
Halkından ileri gelenlerden büyüklenenler dedi ki: “Ey Şuayb! Seni ve seninle birlikte inanıp güvenenleri kentimizden çıkarırız veya inanç sistemimize [hayat tarzımıza] dönersiniz [14:13].” Dedi ki : “Biz kabul etmesek de mi?”
7:89. Ayet
Mustafa Çavdar
- Allah bizi, ondan kurtardıktan sonra sizin dininize dönecek olursak, o zaman Allah’a iftira etmiş oluruz. Rabbimiz Allah dilemedikçe sizin inancınıza dönmemiz mümkün değildir, zira Rabbimiz ilmiyle her şeyi kuşatmıştır. Biz, yalnızca Allah’a dayandık. Rabbimiz! Bizim ile kavmimiz arasındaki engelleri kaldır, zira sen gönülleri fethedenlerin en hayırlısısın!
Şinasi Güneş
''Şüphesiz, Allah bizi ondan kurtardıktan sonra sizin inanç sisteminize [hayat tarzınıza] dönersek, yalanı Allah’a iftira atmış oluruz. Rabbimiz Allah gerekli görmedikçe ona dönmemiz olacak şey değildir. Rabbimizin ilmi her şeyi kuşatmıştır. Biz O’na güvenip dayandık. Rabbimiz, aramızı ve halkımızla aramızı gerçekle aç [gerçeği ortaya çıkar 34:26]. Sen açanların hayırlısısın.''
7:90. Ayet
Mustafa Çavdar
Toplumundan ileri gelen kâfirleri dediler ki: – Eğer siz Şuayb’e uyarsanız işte o zaman tamamen kaybedersiniz!
Şinasi Güneş
Ve halkından ileri gelen gerçekleri örtenler dedi ki : “Şayet Şuayb’a uyarsanız şüphesiz o zaman kayba uğrarsınız.”
7:91. Ayet
Mustafa Çavdar
Derken dehşetli bir sarsıntı onları ansızın yakalayıverdi ve bulundukları yere öylece cansız yığılıp kaldılar. 26/188... 190
Şinasi Güneş
Onları bir sarsıntı tuttu, yurtlarında dizüstü çöküp kaldılar.
7:92. Ayet
Mustafa Çavdar
Şuayb’i yalancılıkla suçlayanlar sanki orada hiç yaşamamışlardı.
Şinasi Güneş
Şuayb’ı yalancı sayanlar, sanki orada zenginlik sürmemiş gibiydiler. Şuayb’ı yalancı sayanlar kayba uğrayanlardan oldular.
7:93. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve (Şuayb) onları ardına bırakıp giderken dedi ki: - Ey kavmim ben size Rabbimin mesajlarını tebliğ etmiş ve size öğüt vermiştim. Şimdi ben kâfir bir toplumun akıbetine nasıl üzüleyim. 11/91...95
Şinasi Güneş
Onlardan uzaklaşırken dedi ki: “Ey halkım! Şüphesiz Rabbimin gönderdiklerini size tebliğ ettim ve size nasihat ettim. Gerçekleri örten bir halka nasıl üzüleyim.
7:94. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz, hangi topluma bir nebiyi elçi olarak göndermişsek, Allah’a gönülden yalvarmaları için onları kıtlık ve yoklukla mutlaka imtihan etmişizdir.
Şinasi Güneş
Biz bir kente Nebi gönderdiysek ancak; ahalisini sıkıntılarla ve darlıkla tuttuk ki, tevazu üstüne tevazu göstersinler [1].
7:95. Ayet
Mustafa Çavdar
Daha sonra bu yokluk ve kıtlığı bolluk ve bereketliliğe dönüştürmüşüzdür. Onlar da bu nimetlere şükretmek yerine, ‘Atalarımız da bizim gibi yokluk ve bolluk günleri görmüşler’ diyerek şımardılar. Biz de onları hiç beklemedikleri bir anda yakalayıp cezalandırdık. 16/52...54, 30/33...36
Şinasi Güneş
Sonra kötülüğün yerini iyiliğe değiştirdik, ta ki çoğaldılar [17:6] ve ibret almadan dediler ki: ''Şüphesiz atalarımıza da darlık, ve sevinç dokunmuştu.'' Bunun üzerine ansızın ve onlar farkında değillerken tutuverdik.
7:96. Ayet
Mustafa Çavdar
Oysa bu ülkelerin halkları iman edip, sorumlu davransalardı, biz de onlara göklerin ve yerin bereket kapılarını ardına kadar açardık. Fakat yalana sarıldılar. Biz de onları kazandıkları günahlar sebebiyle cezalandırdık.
Şinasi Güneş
O kentlerin taraftarları [1] inanıp güvenseler ve vahyin sınırlarına uyup korunsalar, şüphesiz üzerlerine gökten ve yerden bereketi açardık. Lakin yalana sarıldılar. Biz de onları, kazanmış oldukları şeylerden dolayı tutuverdik.
7:97. Ayet
Mustafa Çavdar
Şimdi o ülkelerin halkı, geceleyin uyurken azabımızın kendilerine ansızın gelip çatmayacağından emin midirler?
Şinasi Güneş
O kentlerin ahalisi, evlerinde uyurlarken sıkıntı vermemizin gelmesinden güvende mi oldular?
7:98. Ayet
Mustafa Çavdar
Ya da o ülkelerin halkı gündüzün eğlenirken azabımızın kendilerine ansızın gelip çatmayacağından emin midirler? 7/4-5,
Şinasi Güneş
O kentlerin ahalisi, kuşluk vakti ve eğlenirlerken sıkıntı vermemizin gelmesinden güvende mi oldular?
7:99. Ayet
Mustafa Çavdar
Yani onların Allah’ın azabından yana bir güvenceleri mi var? Allah’ın cezalandırmasından hüsrana uğramış bir toplumdan başkası emin olamaz. 4/49, 53/31-32, 54/43...47
Şinasi Güneş
Allah'ın stratejisinden karşı güvendeler mi? Kayba uğrayan halktan başkası Allah'ın stratejisinden kendini güvende görmez [1].
7:100. Ayet
Mustafa Çavdar
Şimdi oranın halkından sonra, o topraklarda hayat sürenler şunu anlamadılar mı? Eğer istersek önceki nesiller gibi kalplerini hakikate kapatan ve hakkı duymak istemeyenleri de günahlarından dolayı cezalandırırız.14/44- 45,
Şinasi Güneş
Yıkıma uğrayan ahalisinden sonra, yeryüzüne varis olanlar, ibret alıp doğru yolda olmaları gerekmez miydi? Şayet gerekli görürsek, suçlarını onlara isabet ettirir, kalplerinin üzerine damgayı basarız ve onlar işitmezler.
7:101. Ayet
Mustafa Çavdar
İşte bunlar sana haberlerini anlattığımız toplumlardır. Onlara elçilerimiz apaçık belgelerle gelmişlerdi de daha önce yalan dediklerine bir daha iman etmeye yanaşmadılar. İşte Allah’ın uyarılarına kalplerini kapatan bu kâfirlerdir.
Şinasi Güneş
İşte o kentlerin önemli haberlerinden sana anlatıyoruz. Şüphesiz elçileri apaçık kanıtlarla gelmişlerdi. Fakat öncesinde yalanladıkları şeye inanıp güvenmediler. Allah, gerçekleri örtenlerin kalplerinin üzerini işte böyle damgalar [10:74].
7:102. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz onların çoğunu ahitlerinde/sözlerinde durur bulmadık. Aksine onların çoğunu yoldan çıkmış fasıklar olarak bulduk. 5/49, 7/135, 61/2- 3
Şinasi Güneş
Onların çoğu için sözünde durmaktan yana bir şey bulmadık. Onların çoğunu ancak yoldan çıkmışlar olarak bulduk.
7:103. Ayet
Mustafa Çavdar
Onların ardından Musa’yı, ayetlerimizle Firavun’a ve onun önde gelen adamlarına gönderdik. Fakat ayetlerimize haksızlık ettiler. Yanlışta ısrar eden bozguncu zalimlerin sonunun nasıl olduğuna bir bak! 11/96- 97,
Şinasi Güneş
Sonra onların ardından Musa’yı Firavun ve ileri gelenlerine görevlendirdik. Onlar ona yanlış yaptılar. Bozguncuların akıbeti nasıl oldu bir gözlemle.
7:104. Ayet
Mustafa Çavdar
Musa şöyle dedi: – Ey Firavun, ben âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş elçiyim! 20/42...47, 26/21, 61/5, 73/15- 16
Şinasi Güneş
Ve Musa dedi ki: “Şüphesiz ben alemlerin Rabbinden bir elçiyim [43:46].”
7:105. Ayet
Mustafa Çavdar
Gerçek şudur ki: Ben Allah hakkında doğru olandan başka bir şey söylemiyorum. Size Rabbinizden apaçık bir belgeyle/mucizeyle geldim. İsrailoğullarını benimle beraber gönder. 7/101, 10/75...78, 45/16- 17
Şinasi Güneş
“Hakikat olan, Allah hakkında gerçekten başka bir şey söylemememdir. Size Rabbinizden apaçık bir kanıtla geldim. İsrailoğullarını benimle gönder.''
7:106. Ayet
Mustafa Çavdar
– (Firavun) Eğer bir belge/mucize ile geldiysen ve eğer doğru söylüyorsan haydi getir onu ortaya koy dedi. 20/47...69, 26/30- 31
Şinasi Güneş
Dedi ki: “Eğer ayetle geldiysen ve eğer doğru söyleyenlerden isen getir onu.”
7:107. Ayet
Mustafa Çavdar
Bunun üzerine Musa asasını yere bıraktı. O anda ne görsünler! Asa apaçık bir yılan oluvermiş! 26/30...33
Şinasi Güneş
Birikimini [1] ortaya koyduğunda o açıkça silip süpürdü [26:32].
7:108. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve elini koynundan çıkardı, o anda o seyredenlere bembeyaz bir el oldu!
Şinasi Güneş
Ve gücünü çekip çıkardığında o, gözlemleyenler için kusursuzdu [1].
7:109. Ayet
Mustafa Çavdar
Firavunun kavminden ileri gelenler: – Belli ki bu işini iyi bilen bir sihirbaz, dediler.
Şinasi Güneş
Firavunun halkından ileri gelenler dedi ki: “Şüphesiz bu, büyüleyici / etkili bir bilgindir.”
7:110. Ayet
Mustafa Çavdar
Tüm amacı sizi yerinizden yurdunuzdan etmek. O halde ne öneriyorsunuz?
Şinasi Güneş
”Sizi yerinizden çıkarmak istiyor. Ne emredersiniz [1]?”
7:111. Ayet
Mustafa Çavdar
– Onu ve kardeşini alıkoy, şehirlere adamlarını gönder.
Şinasi Güneş
Dediler ki: ''Onu ve kardeşini beklet ve şehirlere toplayıcılar gönder.''
7:112. Ayet
Mustafa Çavdar
– Tüm usta sihirbazları toplayıp sana getirsinler, dediler.
Şinasi Güneş
''Bütün büyüleyici / etkili bilginleri sana getirsinler.''
7:113. Ayet
Mustafa Çavdar
Sihirbazlar Firavun’a gelerek dediler ki: – Eğer biz galip gelirsek bize ödül vardır, değil mi? 26/40- 41
Şinasi Güneş
Büyüleyiciler /etkili bilginler Firavuna geldiğinde dediler ki: ''Şayet biz galip gelenlerden olursak, şüphesiz bize bir ödül olacaktır.''
7:114. Ayet
Mustafa Çavdar
– Evet, elbette siz benim yanımda yüksek bir mevkide olacaksınız, dedi.
Şinasi Güneş
''Evet'' dedi. ''Ve şüphesiz siz yakınlaştırılanlardan olursunuz.''
7:115. Ayet
Mustafa Çavdar
Sihirbazlar: – Ey Musa, önce sen mi atacaksın yoksa biz mi atalım, dediler.
Şinasi Güneş
Dediler ki: ''Ey Musa, sen mi ortaya atarsın, yoksa biz mi ortaya atanlardan olalım?''
7:116. Ayet
Mustafa Çavdar
O da: – Siz atın! Dedi ve attılar. Attıkları zaman insanların gözlerini boyadılar ve onları korkuttular sonuçta büyük bir sihir gösterisi yaptılar.
Şinasi Güneş
''Siz atın'' dedi. Attıklarında insanların gözlerini büyülediler. Onları kaygılandırdılar. Ve çok muazzam bir büyüleyicilik getirdiler.
7:117. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz de Musa’ya ‘Elindeki asayı at!’ diye vahyettik o da ne! Onların
Şinasi Güneş
Ve Musa'ya, birikimini ortaya atmasını vahyettik. O zaman onların afaki uydurmalarını yutmaya başladı.
7:118. Ayet
Mustafa Çavdar
Böylece hak karşısında. Onların uydurduklarının batıl olduğu ortaya çıktı. 8/18- 30,
Şinasi Güneş
Hak ortaya çıktı ve onların yapmakta oldukları batıl oldu.
7:119. Ayet
Mustafa Çavdar
Orada yenildiler ve küçük düştüler. 3/12- 13,
Şinasi Güneş
Orada yenildiler ve küçük düşerek döndüler.
7:120. Ayet
Mustafa Çavdar
Sihirbazlar orada hemen secdeye kapandılar ve
Şinasi Güneş
Ve büyüleyici bilginler secdeye atıldılar.
7:121. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz âlemlerin Rabbine iman ettik dediler,
Şinasi Güneş
''Biz alemlerin Rabbine inanıp güvendik'' dediler.
7:122. Ayet
Mustafa Çavdar
Musa ve Harun’un Rabbine.
Şinasi Güneş
''Musa ve Harun'un Rabbine''.
7:123. Ayet
Mustafa Çavdar
Firavun: - Demek siz benden izin almadan O’na iman ettiniz öyle mi? Şüphesiz ki bu, halkı buradan sürüp çıkarmak için kurguladığınız bir tuzaktır. Yakında bunun cezasını göreceksiniz.
Şinasi Güneş
Firavun dedi ki: ''Ben izin vermeden önce mi inanıp güvendiniz? Şüphesiz bu, ahalisini oradan çıkarmak için şehirde uyguladığınız bir stratejidir. Yakında bileceksiniz.''
7:124. Ayet
Mustafa Çavdar
Andolsun ki ben de sizin bütün haklarınızı elinizden alacağım ve sizi yoksul bırakacağım diye tehdit etti.
Şinasi Güneş
Şüphesiz ben de ellerinizi ve ayaklarınızı işlerinizden kesip sonra da hepinize en sert şekilde davranırım [1].
7:125. Ayet
Mustafa Çavdar
–Sihirbazlar: –(Hiç dert değil) Biz zaten Rabbimize döneceğiz.
Şinasi Güneş
''Şüphesiz biz, Rabbimize dönücüyüz'' dediler.
7:126. Ayet
Mustafa Çavdar
Sen, Rabbimizin ayetleri bize geldiği zaman ona iman ettiğimiz için, evet yalnızca bunun için bizden intikam alıyorsun. ‘Rabbimiz üzerimize sabır yağdır ve bizi Müslüman olarak vefat ettir’ dediler. 2/132, 3/102173- 187- 193,
Şinasi Güneş
''Ve senin bizden intikam alman ancak; bize gelen Rabbimizin ayetlerine inanıp güvenmemizdendir [1]. Rabbimiz, üzerimize sabır boşalt ve bizi Müslimler [2] olarak vefat ettir.''
7:127. Ayet
Mustafa Çavdar
Firavun kavminden ileri gelenler: – Musa’yı ve toplumunu kendi haline bırakıp, ülkede bozgunculuk yapmalarına seni ve senin ilahlarını terk etmelerine göz mü yumacaksın? Dediler. Firavun: – Biz onların erkek çocuklarını öldürtüp, kadınlarını/kızlarını da sağ bırakırız. Biz onlara her şeyi yapabilecek konumdayız, dedi.
Şinasi Güneş
Ve Firavunun halkından ileri gelenler dedi ki: ''Musa ve halkını yeryüzünde bozgunculuk yapmaları seni ve ilahlarını bırakması için mi bırakıyorsun?'' Dedi ki: ''Çocuklarını etkisizleştirip kadınlarını hayasızlaştırırım [1]. Şüphesiz biz, onların üzerine eziciyiz.''
7:128. Ayet
Mustafa Çavdar
Musa da kavmine şöyle dedi: – Allah’tan yardım isteyin ve sabredin. Şüphesiz yeryüzü Allah’ındır ve O kullarından dilediğini oraya varis kılar. Mutlu son Allah’a karşı sorumlu davrananlarındır.
Şinasi Güneş
Musa halkına dedi ki: ''Direnin ve Allah'tan yardım dileyin [2:45-153]. Şüphesiz yeryüzü Allah'ındır. Gerekeni yapanı varis kılar. Akıbet vahyin sınırlarına uyup korunanlarındır.''
7:129. Ayet
Mustafa Çavdar
Kavmi ise: – Sen bize gelmeden önce de biz işkence ve baskı görüyorduk sen geldikten sonra da işkence ve baskı görüyoruz, dediler. Musa da:
Şinasi Güneş
''Sen bize rastlamadan önce de, bize geldikten sonra da bize eziyet edildi." dediler. Dedi ki: "Umulur ki Rabbiniz düşmanlarınızı yıkıma uğratır ve sizi yeryüzünde onların yerine geçirir de nasıl davranacağınızı gözlemler [10:14]." dedi.
7:130. Ayet
Mustafa Çavdar
Andolsun ki biz Firavun hanedanını, belki akıllanırlar diye yıllarca kıtlık ve kuraklıkla cezalandırdık.
Şinasi Güneş
Şüphesiz Firavun ve ailesini, akıllarını başlarına alsınlar diye yıllarca ürünlerden kısmayla tuttuk.
7:131. Ayet
Mustafa Çavdar
Ama onlar bolluk ve refaha ulaştıklarında ‘Bu bizim en doğal hakkımızdı’ derler, sıkıntı ve darlığa düştüklerinde ise Musa’yı ve onunla birlikte olanları uğursuzlukla suçlarlardı. Oysa onların uğursuzluk saydıkları Allah katından bir yasadır. Fakat bu gerçeği onların çoğu bilmiyorlar.
Şinasi Güneş
Onlara bir iyilik geldiğinde ''Bu bizdendir.'' dediler. Ve onlara kötülük isabet ettiğinde de, Musa ve beraberindekilerin uğursuzluk getirdiğine bağladılar. Dikkat edin! Uğursuzlukları Allah katındandır. Lakin onların çoğu bilmiyorlar.
7:132. Ayet
Mustafa Çavdar
–(Musa’ya) Bizi sihrinle etkilemek için her ne ayet getirirsen getir biz yine de sana inanmayacağız, dediler.
Şinasi Güneş
Ve dediler ki: ''Onunla bizi büyülemek için, ondaki ayetten ne kadar getirsen de, biz sana inanıp güvenecek değiliz.''
7:133. Ayet
Mustafa Çavdar
Bunun üzerine biz de onlara, tufanı, çekirgeyi, küçük keneyi, kurbağaları ve kanı apaçık mesajlar olarak musallat ettik. Buna rağmen onlar yine de büyüklendiler. Onlar zaten günaha dalmış bir toplum idi.
Şinasi Güneş
Bunun üzerine, üzerlerine ayrı ayrı ayetler olarak tufan, çekirge, haşere, kurbağa ve kan gönderdik [1]. Büyüklendiler ve suçta ileri gidenler halkı oldular.
7:134. Ayet
Mustafa Çavdar
Ne zaman bu azap başlarına gelse şöyle derlerdi: - Ey Musa Rabbinin seninle olan ahdinin hatırına Rabbine yalvar, eğer bizden bu azabı kaldırırsa kesinlikle sana inanacağız ve kesinlikle İsrailoğullarını seninle beraber salıvereceğiz. 2/61, 43/46….52
Şinasi Güneş
Üzerilerine azaba neden olan afetler geldiğinde dediler ki: ''Ey Musa! Sana verilen söze binaen bizim için Rabbine dua et. Bu azaba neden olan afetleri bizden kaldırırsan sana inanırız ve şüphesiz İsrailoğullarını seninle birlikte göndeririz.''
7:135. Ayet
Mustafa Çavdar
Ama ne zaman verdikleri sözü yerine getirecek kadar bir süre onlardan azabı kaldırsak her seferinde onlar verdikleri sözü hemen bozuyorlardı.
Şinasi Güneş
Azaba neden olan afetleri belirli bir süreye ulaşıp onlardan kaldırınca sözlerinden döndüler [43:49-50].
7:136. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz de onlara bunun acısını tattırdık ve onları, ayetlerimizi yalanladıkları ve onlara karşı umursamaz davrandıkları için denizde boğduk.
Şinasi Güneş
Onlardan intikam aldık [suçlarına karşılık gelen cezayı verip adaleti sağladık]. Ayetlerimiz hakkında yalana sarılmaları ve ondan gafil olmalarından dolayı onları suda boğduk.
7:137. Ayet
Mustafa Çavdar
Vaktiyle horlanmış ve ezilmiş olan toplumu bereketli kıldığımız o ülkelerin doğusundan batısına kadar tamamına hâkim kıldık ve İsrailoğullarının göstermiş olduğu dirençten dolayı Rabbinin verdiği o güzel vaat böylece yerine gelmiş oldu. Firavun ve hanedanın gururlandığı sarayları bağları ve binaları yerle bir ederek tarihe gömdük. 44/25...33
Şinasi Güneş
Kendileri zayıf düşürülmekte olan halkı, bereketlendirdiğimiz o yerin doğularına ve batılarına mirasçı yaptık. Dirençli olmalarından dolayı Rabbinin İsrailoğulları üzerine takdir ettiği iyi hüküm tamamlandı. Firavun ve halkının üretmekte ve yükseltmekte oldukları yapıları yerle bir ettik [28:5-6].
7:138. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve biz İsrailoğullarını sağ salim denizden karşıya geçirmiştik. Orada bir takım kutsadıklarına tapan insanlarla karşılaştılar ve: – Ey Musa bize de bunlarınki gibi ilah yapsana, dediler. Musa da onlara: – Siz gerçekten çok cahil bir toplumsunuz! Dedi.
Şinasi Güneş
Ve İsrailoğullarını bol sudan geçirdik. Kendilerine özgü putlara kendilerini adayan bir halka rastladılar. Dediler ki: ''Ey Musa! Onların ilahları gibi bize de bir ilah kıl.'' Dedi ki: ''Siz gerçekten cahillik eden kendini bilmez bir halksınız.''
7:139. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlar içinde bulundukları yanlış inançlarından dolayı eninde sonunda helak olacaklardır. O yaptıkları şeyler batıldır.
Şinasi Güneş
''Şüphesiz onların içerisinde olduğu şey [inanç] yıkılıcıdır ve yapmakta oldukları da batıldır.''
7:140. Ayet
Mustafa Çavdar
O sizi bütün toplumlardan farklı kılmış iken ben size Allah’tan başka bir ilah mı arayayım? Dedi.
Şinasi Güneş
''O sizi alemler üzerine fazlalıklı kıldığı halde, size Allah'tan başka ilah mı arayayım'' dedi [1].
7:141. Ayet
Mustafa Çavdar
Hani, size işkencenin en kötüsünü çektiren, erkek çocuklarınızı öldürüp, kadınlarınızı sağ bırakan Firavun hanedanından kurtarmıştık. İşte bunda Rabbiniz tarafından büyük bir imtihan vardı.
Şinasi Güneş
Sizi, azabın en kötüsünü reva gören Firavun ailesinden kurtardığımızda, çocuklarınızı etkisizleştirip, kadınlarınızı hayasızlaştırıyorlardı [1]. Bunda sizin için, Rabbinizden çok önemli, kalitenizi ortaya çıkaran bir sınav vardı.
7:142. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz Musa ile otuz geceliğine sözleşmiştik ve ona on gece daha ekledik böylece Rabbinin belirlediği süre kırk geceye tamamlanmış oldu. Musa kardeşi Harun’a: – Halkımın içinde benim görevimi sen üstlen ve düzeni sağla sakın fitne ve fesat çıkaranların yoluna uyma! Dedi.
Şinasi Güneş
Ve Musa'ya 30 geceliğine vade verdik ve onu 10 geceye tamamladık. Böylece Rabbinin belirlediği vakit 40 geceye tamamlandı [2:51]. Ve Musa kardeşi Harun'a dedi ki: ''Halkın içinde benim yerime geç. Ve ıslah et ve bozguncuların yoluna uyma.''
7:143. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve Musa tayin ettiğimiz vakitte belirlediğimiz yere gelince, Rabbi onunla konuştu. Musa dedi ki: – Rabbim, bana kendini göster de sana bakayım! Rabbi: – Beni asla göremeyeceksin fakat şu dağa bak; eğer o dağ yerinde durursa o zaman sen de beni görürsün, dedi. Rabbi dağa tecelli edince onu yerle bir etti ve Musa bayılarak yere yığıldı, ayıldığında dedi ki: – Seni tenzih ederim/senin şanın çok yücedir, bu isteğimden tövbe ettim ve (senin görülemeyeceğine) iman edip mümin olanların ilki benim.
Şinasi Güneş
Musa belirlediğimiz vakit için geldiğinde Rabbi ona kelam etti [hükümlerini takdir etti]. Dedi ki: ''Rabbim, göster de seni gözlemleyeyim.'' Dedi ki: ''Sen beni asla göremezsin. Lakin dağı gözlemle. Mekanına tam oturursa [1] beni göreceksin. Rabbi dağ için tecelli edince [2] onu yerle bir kıldı [3]. Musa, dehşete düşercesine / aklı gidercesine derinden etkilendi. Kendine gelince: ''Seni noksanlıklardan tenzih ederim, Sana yöneldim. Ve ben inanıp güvenenlerin ilkiyim.'' dedi.
7:144. Ayet
Mustafa Çavdar
– Allah da Musa’ya şöyle buyurdu: Ey Musa, sana risalet (mesajımı iletme görevi) vererek ve seninle konuşarak insanlar arasından seni seçip onurlandırdım, öyleyse sen de sana vahyettiklerime sımsıkı sarıl ve şükredenlerden ol! 5/67, 20/13- 41
Şinasi Güneş
Dedi ki: ''Ey Musa! Gönderdiklerimle ve kelamımla seni insanlar üzerinde seçkin kıldım. Sana verdiğimi tut ve karşılığını verenlerden ol.''
7:145. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz ona levhalarda her türden öğüdü yazdık ve her şeyi detaylı şekilde kaydettik. Ve Musa’ya şöyle vahyettik. “Bu ilahi hükümlere sımsıkı sarıl, halkına da en güzel şekilde bu hükümlere uymalarını söyle!” Ben, yakında size yoldan çıkan fasıkların yurtlarını göstereceğim.
Şinasi Güneş
Ve ona verdiğimiz levhalarda her şeyden öğüt, her şey için ayrı ayrı açıklama yazdık. ''Onu kuvvetle tut. Halkına da emret, onu en iyi şekilde tutsunlar. Size yakında yoldan çıkmışların yurdunu göstereceğim.''
7:146. Ayet
Mustafa Çavdar
Haksız yere yeryüzünde büyüklük taslayanlar ayetlerimden uzak dururlar Onlar her türlü ayeti görseler bile ona inanmazlar, doğru yolu görüp bilseler bile onu yol edinmezler ama taşkınlık yolunu gördüklerinde ise hemen onu yol edinirler. İşte bu, onların ayetlerimiz karşısında yalana sarılmaları ve ayetlerimize karşı duyarsız olmalarındandır. 10/101, 17/45, 27/14, 39/59- 60,
Şinasi Güneş
Yeryüzünde haksız yere büyüklenenleri ayetlerimden döndüreceğim. Her ayeti görseler de ona inanıp güvenmezler. Olgunluk yolunu görseler onu yol edinmezler. Aşırı sapkınlık yolunu görseler onu yol edinirler. Bu, ayetlerimiz hakkında yalana sarılmaları ve ondan gafil olmalarındandır.
7:147. Ayet
Mustafa Çavdar
Ayetlerimiz karşısında yalana sarılan ve ahiret buluşmasını hesaba katmayanların iyilik namına yaptıkları her şey boşa gitmiştir. Onlar yaptıklarından başkasıyla mı karşılık bekliyorlar? 27/90, 45/34- 35, 47/1- 28, 18/103…106
Şinasi Güneş
Ayetlerimiz ve ahirete kavuşma hakkında yalana sarılanların amelleri hiç olmuştur. Yaptıklarından başkasıyla mı karşılık görürler?
7:148. Ayet
Mustafa Çavdar
Musa’nın halkı, onun (Sina dağına) gidişinden sonra süs eşyalarından böğürebilen bir buzağı yapıp ona taptılar. Onun kendileriyle konuşmadığını ve onlara bir yol göstermediğini görmüyorlar mıydı? Ama yine de ona bağlandılar ve zalimlerden oldular. 2/51- 93,
Şinasi Güneş
Musa'dan sonra halkı, takılardan aldatıcı sesi olan buzağı cesedi [1] edindi. Görmüyorlar mı ki o, onlara kelam edemiyor ve yol gösteremiyor? Onu edindiler ve yanlış yapanlardan oldular.
7:149. Ayet
Mustafa Çavdar
Ne zaman ki pişmanlıktan elleri kolları dökülüp saptıklarını anladıklarında ‘Rabbimiz eğer bize merhamet etmezsen ve bizi bağışlamazsan büsbütün kaybedenlerden oluruz’ dediler.
Şinasi Güneş
Ellerinin içine düşüp de sapmış olduklarının farkına varınca: "Eğer Rabbimiz bize merhamet etmez, bizi bağışlamazsa, o zaman kayba uğrayanlardan oluruz" dediler [2:64].
7:150. Ayet
Mustafa Çavdar
Musa kavmine öfkeli ve üzgün bir halde dönünce: – Benim ardımdan ne kötü işler yaptınız böyle! Rabbinizin emrini çiğnemede bu kadar mı acele ettiniz? Dedi. Kızgınlıkla levhaları yere attı ve kardeşinin yakasından tutarak kendisine doğru çekti. Harun: – Ey anamın oğlu, toplum beni etkisiz hale getirdi, az kalsın beni öldürüyorlardı. Şimdi beni düşmanlar karşısında küçük düşürüp onları halimize güldürme ve beni bu zalimlerle bir tutma! Dedi.
Şinasi Güneş
Musa halkına hoşnutsuzluk ve üzüntüyle döndüğünde: ''Benden sonra ardımdan ne sıkıntılı şeyler yaptınız. Rabbinizin emrine mi acele ettiniz?''dedi. Ve levhaları yere bıraktı ve kardeşinin başını tutarak kendine çekti. [Harun]: ''Ey annemin oğlu! Şüphesiz bu halk beni zayıf düşürdü. Neredeyse beni öldürmeye yeltendiler. Bana düşmanları sevindiren bir şey yapma. Beni zalimler halkıyla birlikte kılma.'' dedi [20:86].
7:151. Ayet
Mustafa Çavdar
Rabbim, beni ve kardeşimi bağışla ve bizi merhametinle kuşat. Çünkü sen merhametlilerin en merhametlisisin! 2/64- 143,
Şinasi Güneş
Dedi ki: ''Rabbim, beni ve kardeşimi bağışla ve bizi rahmetine dahil et. Sen merhametlilerin en merhametlisisin.''
7:152. Ayet
Mustafa Çavdar
Buzağıyı ilah edinenlere gelince onlar yakında Rablerinden bir gazaba uğrayacaklar ve dünya hayatında da zillete mahkûm olacak 7. A’RÂF SURESİ lar. Zira biz (Allah’a) iftira edenleri böyle cezalandırırız.
Şinasi Güneş
Buzağıyı [dünya hayatının ziynetlerini] edinenlere [dünyevileşenlere], dünya hayatında Rablerinden hoşnutsuzluk ve zillet ulaşacaktır. Ve iftira atanlara işte böyle karşılık veririz.
7:153. Ayet
Mustafa Çavdar
Ama kötülükleri işleyen sonra ardından tövbe edip yanlışından dönen ve iman edenler, şüphesiz ki Rabbin de bundan sonra eşsiz bir bağışlayıcıdır ve çok merhamet edendir.
Şinasi Güneş
Ve kötülük yapıp sonra onun ardından hatasından kesin dönüş yapıp Allah'a itaate yönelenler ve inanıp güvenenler var ya; Şüphesiz onun ardından Rabbin bağışlayandır, merhamet edendir.
7:154. Ayet
Mustafa Çavdar
Musa sakinleşip öfkesi yatışınca levhaları aldı. Levhaların içinde Rabbinden korkup çekinenler için yol gösterici ve rahmet olan öğretiler vardı.
Şinasi Güneş
Musa'dan hoşnutsuzluk dinince levhaları aldı. Nüshasında, kaygılarının merkezinde Rableri olanlara bir yol gösterici ve bir rahmet vardı.
7:155. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve Musa bizim belirlediğimiz yer ve zamanda halkından yetmiş kişiyi seçip getirdi. Onları şiddetli bir sarsıntı tutunca: – Rabbim, eğer dileseydin beni ve onları daha önce helak ederdin. İçimizdeki beyinsizlerin yaptıklarından dolayı bizi helak mi edeceksin? Bu senin imtihanından başka bir şey değildir. Sen, onunla dileyeni sapıklıkta bırakır ve dileyene de doğru yolunu gösterirsin. Sen bizim velimizsin/ koruyucumuzsun. Bizi bağışla, bize merhamet et! Zira sen bağışlayanların en hayırlısısın! 10/108- 109, 16/64- 89,
Şinasi Güneş
Musa, belirlediğimiz vakit için halkına 70 adam seçti. Onları sarsıntı [sosyal deprem] tutunca dedi ki: ''Rabbim, eğer gerekli görseydin onları da beni de öncesinde yıkıma uğratırdın. İçimizdeki aklı ermezler yüzünden bizi yıkıma mı uğratacaksın? O ancak senin sınavındır. Onunla gereğini yapanı saptırır, gereğini yapana yol gösterirsin. Yakınımız, yol göstericimiz, müttefikimiz sensin. Bizi bağışla, bize merhamet et. Ve sen bağışlayanların hayırlısısın.''
7:156. Ayet
Mustafa Çavdar
Bize bu dünyada ve ahirette iyilik yaz; biz pişmanlık içinde sana yöneldik. Allah da buyurdu ki: – Hak eden kimseyi cezalandırabilirim, ama rahmetim her şeyi kuşatmıştır, rahmetimi sorumlu davrananlara, zekâtı verenlere ve ayetlerimize inanıp güvenen müminlere yazacağım. 2/201, 3/53- 181,
Şinasi Güneş
''Bize bu dünya hayatında iyilik yaz. Ve ahirette de. Biz sana yöneldik.'' Dedi ki: ''Azabımı kime gerekli görürsem isabet ettiririm. Rahmetim ise her şeyi kuşatmıştır [29:21]. Onu da, vahyin sınırlarına uyup korunanlara, arınmanın bedelini yerine getirenlere ve ayetlerime inanıp güvenenlere yazacağım.
7:157. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlar ki, ellerindeki Tevrat ve İncil’de tanıtılmış bulacakları ümmi nebi olan elçiye tabi olan kimselerdir. O (elçi) onlara iyi ve güzel, kötü ve çirkin olanı bildirir ve onlara temiz ve yararlı şeyleri helal; pis ve zararlı olanları da haram kılan Allah’ın emirlerini haber verir, onları zorlayan ve ağır gelen hükümleri ve yükümlülükleri kaldırır, kendilerine yasaklananların kaldırıldığını görürler. Ona inanıp güvenen, ona saygı gösteren, ona yardım eden ve ona indirilen o nur olan Kuran’a uyanlar işte bunlar kurtuluşa erenlerdir.2/286, 4/162, 5/65- 66,
Şinasi Güneş
Onlar ki, yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılmış bulunan [61:6] ümmi bir Nebi olan Resul'e uyarlar. Onlara, herkesçe kabul edilen ortak iyi olanları emreder, herkesçe kabul edilen ortak kötülerden engeller, onlara temiz olanı helal, pis olanı haram kılar [5:4], onlardan ısr'ı [2:286, 3:81] ve üzerlerinde olan zincirleri kaldırır. Ona inanıp güvenen, onu kuvvetlendiren [48:9], ona yardım eden ve onunla birlikte inen nura uyanlar [64:8]. Başarıya ulaşacak olanlar onlardır.
7:158. Ayet
Mustafa Çavdar
De ki: – Ey insanlar, Ben, göklerin ve yerin egemenliğinin yalnızca kendisine ait olduğu, kendisinden başka ilah olmayan, hayatı ve ölümü yaratan
Şinasi Güneş
De ki: "Ey insanlar! Ben, göklerin ve yeryüzünün egemenliği O'nun olan Allah'ın hepinize gönderdiği elçisiyim. O, hayat verir ve öldürür, O'nun dışında bir ilah yoktur. Allah'a ve Allah'ın kelimelerine [takdir ettiği hükümlere] inanıp güvenen ümmi bir nebi olan O'nun elçisine inanıp güvenin ve ona uyun ki doğru yolda olasınız.
7:159. Ayet
Mustafa Çavdar
Musa’nın kavminden hakkı gösteren ve o hakla adaleti gözeten bir topluluk vardı. 3/21, 4/58- 135,
Şinasi Güneş
Musa'nın halkından, hakikatle yol gösteren ve onunla adaletli davranan bir topluluk vardır.
7:160. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz onları on iki kabileye ayırmıştık. Toplumu Musa’dan su istediğinde ona “Asan ile kayaya vur” diye vahyetmiştik. Oradan on iki pınar fışkırmış ve her kabile hangi pınardan su içeceğini bilmişti. Ayrıca biz onları çölde bulut ile gölgelendirmiş ve onlara men ve selva/kudret helvası ve bıldırcın eti ikram etmiştik de size verdiğimiz rızıkların temiz ve güzel olanlarından yiyin! Demiştik. Hâlbuki onlar bize kötülük etmiyorlar sadece kendilerine zulmediyorlardı. 2/57- 60- 168,
Şinasi Güneş
Onları torunları olan on iki önderli topluluğa ayırdık. Halkı ondan su isteyince Musa'ya, "Birikimini taşta kullan" diye vahyettik. Ondan on iki kaynak oluştu. Her halk içeceği yeri bildi [2:60]. Üzerlerine bulutları gölge yaptık. Onlara kudret helvası ve bıldırcın / bal ikram ettik. Sizi rızıklandırdığımız temiz şeylerden nasiplenin. Onlar bize yanlış yapmadılar. Lakin kendilerine yanlış yaptılar [2:57, 20:80].
7:161. Ayet
Mustafa Çavdar
Hani bir zamanlar onlara: – Şu beldeye yerleşin ve oradaki nimetlerden istediğiniz gibi istifade edin ve ‘Bizi bağışla’ diye tevazu ile kapıdan girin ki biz de sizin günahlarınızı bağışlayalım, iyi davrananları daha fazla ödüllendiririz denilmişti.
Şinasi Güneş
Onlara: "Bu kenti mesken edinin ve gerekli gördüğünüz yerden nasiplenin ve hatalıyız deyin ve kapılarından secde ederek [kentin kurallarına uyarak, kargaşa çıkarmadan] girin ki [2:58] hatalarınızı bağışlayalım, iyileştirenlere arttıracağız dediğimizde…
7:162. Ayet
Mustafa Çavdar
Fakat onlardan emri dinlemeyen zalimler, sözü kendilerine söylenenden başkası ile değiştirdiler. Biz de üzerlerine gökten azap yağdırdık. 2/59, 5/13...16,
Şinasi Güneş
Onlardan yanlış yapanlar, onlara söylenen sözü başkasıyla değiştirdiler [2:59-211, 14:28]. Yanlış yapmalarından dolayı üzerlerine gökten afet gönderdik.
7:163. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlara deniz kıyısındaki kasaba halkının başına gelenleri sor! Hani avlanma yasağı olan Cumartesi günü balıklar kıyıya akın ediyorlar diğer günlerde ise görünmüyorlardı. Böylece o beldenin halkı tamah edip Cumartesi yasağını çiğniyordu işte biz de onları yoldan sapmalarından dolayı böyle sınıyorduk.
Şinasi Güneş
Onlara deniz kıyısındaki kentten sor. Sebt için haddi aşıyorlardı [1]. Sebt günü doyumsuzlukları / bunalımları akın akın geliyor, sebt yapmadıkları gün gelmiyordu. Yoldan çıkmış olmalarından dolayı onları işte böyle sınıyorduk.
7:164. Ayet
Mustafa Çavdar
İçlerinden bir grup: – Allah’ın helak edeceği ve şiddetli bir ceza ile cezalandıracağı topluma ne diye öğüt verip duruyorsunuz? Demişti. Uyaranlar da ‘Rabbimizin huzurunda ona sunacağımız bir mazeretimiz olsun, belki de öğüt alıp sakınırlar’ dediler.
Şinasi Güneş
Onlardan önderli bir topluluk: "Allah'ın yıkıma veya şiddetli bir azaba uğratıcı olduğu halka niçin öğüt veriyorsunuz?" dediğinde: "Rabbinize mazeret olsun ve vahyin sınırlarına uyup korunsunlar diye." dediler.
7:165. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve onlar kendilerine yapılan öğüt ve uyarıları umursamayınca biz de kötülüğe engel olmaya çalışanları kurtardık ve yasağı çiğneyen
Şinasi Güneş
Hatırlatıldıkları şeyi unuttuklarında, kötülüğü engelleyenleri kurtardık, yanlış yapanları da, yoldan çıkmalarından dolayı sıkıntılı bir azapla tutuverdik.
7:166. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve haddi aşıp kendilerine yasaklananları çiğnediklerinde biz de onlara “Alçak maymunlar olun! Dedik.
Şinasi Güneş
Engellendikleri şeyden sınırı aşmalarından dolayı onlara, "Sinik maymunlar olun." dedik [2:65, 5:60].
7:167. Ayet
Mustafa Çavdar
Rabbin, kıyamet gününe kadar onlara büyük acılar çektirecek kişileri ortaya çıkaracağını bildirmişti. Zira senin Rabbin hem hesabı çok hızlı görendir hem de çok merhametli ve çok bağışlayandır.
Şinasi Güneş
Hani Rabbin, kıyamet gününe kadar üzerlerine kötü azabı reva gören kimseleri göndereceğini duyurmuştu [17:4…8]. Şüphesiz Rabbin, suçun karşılığında cezasını çabuk verendir. Ve şüphesiz O, bağışlayan, merhamet edendir.
7:168. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz İsrailoğullarını paramparça ederek gruplar halinde yeryüzüne dağıttık. Gerçi onlardan erdemli ve dürüst olanlar da vardır, böyle olmayanlar da. Onları belki dönerler diye bolluk ve sıkıntılarla sınadık.
Şinasi Güneş
Onları yeryüzünde topluluklara ayırdık. Onlardan düzeltenler de vardı, onlardan buna yakın olanlar da vardı. Onları, dönsünler diye iyiliklerle ve kötülüklerle kalitelerini ortaya çıkaran sınavlara tabi tuttuk.
7:169. Ayet
Mustafa Çavdar
Onların ardından, onları izleyen ve kitaba varis olan bir nesil geldi. Bu dünyanın geçici malını alıyor, nasıl olsa bağışlanacağız diyerek ayaklarına gelen benzer fırsatlara da hemen koyuluyorlardı. Hâlbuki o kitaptan aldıkları ders ile Allah hakkında haktan başka bir şey söylemeyeceklerine dair kendilerinden sağlam bir misak/söz alınmamış mıydı? Oysa sorumlu davrananlar için ahiret yurdu daha iyidir. Aklınızı kullanmıyor musunuz?
Şinasi Güneş
Onlardan sonra gelip, onların yerine geçen ve kitaba varis olanlar [19:59], bağışlanacağız diye daha aşağı olanı arzu edip tuttular. Arzu ettiklerinin benzeri gelince onu tutuyorlardı. Onlara, Allah hakkında haktan başka bir şey söylemeyeceklerine dair kitabın teminatı alınmadı mı? Ve içinden ders alıyorlardı. Ahiret yurdu, vahyin sınırlarına uyup korunanlar için hayırlıdır. Akıl etmiyor musunuz?
7:170. Ayet
Mustafa Çavdar
Bu Kitaba sımsıkı sarılanlar ve namazlarını dosdoğru kılanlara gelince, biz böyle ıslah edicilerin mükâfatını asla zayi etmeyiz.
Şinasi Güneş
Ve kitaba tutunup cehalet ve yoksullukla mücadeleyi ayakta tutanlar var ya, şüphesiz biz, düzeltici olanların karşılığını zayi etmeyiz [9:120, 18:30].
7:171. Ayet
Mustafa Çavdar
Dağı onların üzerine sanki bir gölgelik gibi kaldırmıştık. Öyle ki dağın başlarına düşeceğini zannettiler. Ve onlara “Size verdiğimiz vahye kuvvetle sarılın. Onun içindekileri aklınızda tutun ki sorumlu davranasınız.” dedik. 2/63, 4/174- 175,
Şinasi Güneş
Hani, üzerlerinde gölge gibi olan ve onların başlarına geleceğini sandıkları dağı [dağ gibi sorunları] kaldırmıştık. ''Size verdiğimizi kuvvetle tutun ve içerisindekini aklınızdan çıkarmayın ki korunabilesiniz [2:63].''
7:172. Ayet
Mustafa Çavdar
Rabbin, Âdemoğullarının sırtlarından soylarını çıkardığında yani buluğ çağına gelince, onları kendilerine şahit tuttu ve dedi ki: – Ben, sizin Rabbiniz/sahibiniz değil miyim? Onlar: – Evet, sen bizim Rabbimizsin/sahibimizsin dediler. Kıyamet günü, “Bizim bundan haberimiz yoktu” dersiniz diye biz de şahit olduk. 4/163...165, 39/71, 67/8...11
Şinasi Güneş
Hani Rabbin, ademoğlundan, sırtlarından soylarını alırken kendileri üzerine şahit tutmuştu: “Rabbiniz değil miyim?” “Elbette. Şahidiz dediler.” Kıyamet gününde, şüphesiz biz bundan gafildik demeyesiniz.
7:173. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve bir de: - Atalarımız daha önceden şirk koşmuşlar. Biz de onlardan sonra gelen bir nesiliz. Şimdi batılı hayat tarzına dönüştürmüş
Şinasi Güneş
Veya: “Şüphesiz öncesinde atalarımız şirk koşmuş ve biz de onlardan sonra gelen nesiliz, batıla dalanların yaptıkları yüzünden bizi yıkıma mı uğratacaksın?” demeyesiniz.
7:174. Ayet
Mustafa Çavdar
Belki öğüt alıp dönersiniz diye ayetleri işte böyle etraflıca açıklıyoruz. 3/103, 6/105- 126,
Şinasi Güneş
Dönsünler diye ayetleri işte böyle ayrı ayrı açıklıyoruz.
7:175. Ayet
Mustafa Çavdar
Kendisine ayetlerimizi verdiğimiz halde ondan sıyrılıp şeytanın oyuncağı olan büsbütün sapıtıp azgınlardan olup çıkan kimsenin haberini de ilet. 14/22, 34/20, 47/24- 25
Şinasi Güneş
Ve onlara şu önemli haberi vererek aydınlat: Ona ayetlerimizi vermiştik de ondan ayrılmış, şeytan da onu kendine uydurmuş, sapkınlığın aşırısına sürüklenenlerden olmuştu.
7:176. Ayet
Mustafa Çavdar
Eğer isteseydik onu ayetlerimizle yüceltirdik. Fakat o dünyaya sarıldı heveslerine uydu ve hırsına mağlup oldu. İşte böylesinin durumu üstüne varsan da kendi haline bıraksan da hırlayıp dilini sarkıtan köpeğin durumuna benzer. Ayetlerimiz karşısında yalana sarılan toplumun durumu işte böyledir. Öyleyse sen bu kıssaları anlat, belki düşünüp öğüt alırlar. 7/36, 10/7, 25/43, 45/23- 34- 35
Şinasi Güneş
Şayet gerekli görseydik onu onunla [ayetlerimizle] yükseltirdik. Lakin o, yere saplanıp kaldı ve hevasına uydu. Onun örneği köpeğin örneği gibidir. Üzerine varsan da dilini sarkıtıp solur veya onu terk etsen de dilini sarkıtıp solur. Ayetlerimiz hakkında yalana sarılan halkın örneği budur. Bu kıssayı anlat ki iyice düşünsünler.
7:177. Ayet
Mustafa Çavdar
Ne berbattır, ayetlerimiz karşısında yalana sarılan ve böylece kendilerine zulmedip yazık eden toplumun örneği! 6/21, 7/36- 182,
Şinasi Güneş
Ayetlerimiz hakkında yalana sarılan ve kendilerine yanlış yapan halkın örneği ne kötüdür.
7:178. Ayet
Mustafa Çavdar
Kim Allah’ın rehberi Kuran’a uymuş ise işte o doğru yolu bulmuştur ve Kim de sapıklığı tercih etmiş ise işte onlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir. 4/115, 6/126- 153,
Şinasi Güneş
Kime Allah yol göstermişse, doğru yolda olan odur. Kimi sapıklıkta bırakmışsa da, onlar kayba uğrayanlardır.
7:179. Ayet
Mustafa Çavdar
Andolsun ki, kalpleri olup da gerçeği anlamayan, gözleri olup da gerçeği görmeyen ve kulağı olup da gerçeği duymayan insan ve cinlerden çoğu cehennemi hak etmişlerdir. İşte onlar hayvanlar gibidir, hayır onlardan daha aşağıdırlar, çünkü onlar gerçeklerden habersizdirler.
Şinasi Güneş
Şüphesiz tanıdık ve tanımadıklarınızdan çoğunu cehennem için ürettik. Onların kalpleri vardır onunla kavramazlar, gözleri vardır onunla hakikati göremezler, kulakları vardır onunla hakikate kulak vermezler. Onlar, etinden ve sütünden yararlanılan hayvanlar gibidirler, bilakis daha aşağı. Gaflette olanlar onlardır.
7:180. Ayet
Mustafa Çavdar
En güzel isimler Allah’ındır. O’na o isimleri ile dua edin. O’nun isimleri konusunda sapanları bırakın. Nasıl olsa onlar zamanı geldiğinde yaptıklarının cezasını görecekler.
Şinasi Güneş
En iyi isimler O'nundur [17:110, 20:8, 59:24], O'nu, onunla çağırın. O'nun isimleri hakkında eğriliğe sapanları bırakın. Yaptıklarıyla karşılık göreceklerdir.
7:181. Ayet
Mustafa Çavdar
Yarattığımız insanlardan kimileri de vardır ki hak olan Kuran’a yöneltirler ve bununla adaleti gerçekleştirirler. 3/21, 4/58- 135,
Şinasi Güneş
Oluşturduklarımızdan bir topluluk vardır ki [1], hakikatle yol gösterir ve onunla adaletli davranırlar.
7:182. Ayet
Mustafa Çavdar
Ayetlerimiz karşısında yalana sarılanları ise onları bilmedikleri bir yerden yavaş yavaş bitişe ve helake sürükleyeceğiz. 7/36- 177,
Şinasi Güneş
Ve ayetlerimiz hakkında yalana sarılanları, bilmedikleri yerden derece derece azaba yaklaştıracağız [68:44].
7:183. Ayet
Mustafa Çavdar
Ama onlara mühlet veriyorum, fakat vakti geldiğinde cezalandırmam çok çetin olacak. 16/61, 18/58- 59,
Şinasi Güneş
Onlara süre veriyorum. Şüphesiz benim planım dayanıklıdır [68:45].
7:184. Ayet
Mustafa Çavdar
Şimdi onlar arkadaşları (Muhammed’de) delilikten bir eser olmadığını hiç düşünmüyorlar mı? O ancak açıkça bir uyarıcıdır.
Şinasi Güneş
Arkadaşlarında cinnet halinden bir şey olmadığını düşünmüyorlar mı? O, apaçık bir uyarıcının dışında bir şey değildir [34:46].
7:185. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlar göklerin ve yerin yönetim sistemine ve Allah’ın yaratmasındaki özelliklere ve ecellerinin yaklaşmış olabilme ihtimaline bakmıyorlar mı? Artık bu haberden sonra daha hangi hadise inanacaklar?
Şinasi Güneş
Göklerin ve yeryüzünün egemenliği ve Allah’ın oluşturmuş olduğu her bir şeyi ve belki de belirlenen sonlarının yaklaşmış olabileceğini gözlemlemiyorlar mı [17:99, 39:5, 46:3]? Ondan sonra hangi hadise inanıp güveniyorlar [45:6, 77:50]?
7:186. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah kimin sapıklığını onaylamışsa onu doğru yola getirecek yoktur. O, onları azgınlıkları içerisinde debelenmeye terk eder.
Şinasi Güneş
Allah, kimi sapıklıkta bırakırsa, ona yol gösterici yoktur. Onları tuğyanlarında [bardağı taşırmalarında] bocalar halde bırakır.
7:187. Ayet
Mustafa Çavdar
Sana bu dünyanın sonu, o saat ne zaman geleceğini soruyorlar. De ki: – Onun bilgisi sadece Rabbimin katındadır. Onun vaktini O’ndan başkası açıklayamaz. O göklerde ve yerde çok ağır bir olaydır ve o size ansızın gelecektir, Sanki sen onun bilgisini elde etmen mümkünmüş gibi sana soruyorlar. De ki: – Onun bilgisi sadece Allah’a mahsustur. Ama insanların çoğu bu gerçeği bilmez.
Şinasi Güneş
Sana, ''Onun demir atması ne zamandır?'' diye saatten soruyorlar [33:63, 79:42-43]. De ki: ''Şüphesiz onun ilmi Rabbimin katındadır [31:34, 43:85].'' Onun vaktini O'ndan başkası tecelli ettiremez. O, göklerde ve yeryüzünde olana ağırlığı çökmüştür. Size ansızın gelir. Sanki sen ondan çok iyi haberdarmışsın gibi sana soruyorlar. De ki: ''Şüphesiz onun ilmi Allah katındadır. Fakat insanların çoğu bilmiyorlar.''
7:188. Ayet
Mustafa Çavdar
De ki: – Allah dilemedikçe benim kendim için bir fayda sağlamaya ve başıma gelecek belayı def etmeye gücüm yetmez. Eğer ben, bilmiş olsaydım, kendi hayrıma ne varsa temin ederdim de bana hiçbir sıkıntı dokunmazdı. Oysa ben inanmak isteyen bir toplum için sadece uyarıcı ve müjdeciyim. 6/50- 51, 25/56, 33/45, 35/24, 48, 8
Şinasi Güneş
De ki: ''Allah'ın gerekli görmesi dışında kendime yarara veya zarara malik değilim. Şayet görünmeyeni, bilinmeyeni, sezilmeyeni bilseydim [6:50] hayırdan çoğaltırdım. Ve bana kötülük de dokunmazdı. Ben, inanıp güvenen bir halk için uyarıcı ve müjdecinin dışında bir şey değilim.''
7:189. Ayet
Mustafa Çavdar
O, sizi tek bir özden/candan yarattı, onun teskin olup huzur bulması için aynı özden/candan eşini var etti. Erkek eşine sarılınca kadın hafif bir yük yüklendi ve o yükü belirli bir süre taşıdı nihayet yükü ağırlaşınca her ikisi de Allah’a ‘Eğer bize sağlıklı bir evlat verirsen kesinlikle şükredenlerden olacağız’ diye dua ettiler.
Şinasi Güneş
O sizi tek bir nefisten [candan 4:1, 6:98, 39:6] oluşturdu. Kendisiyle sukünet bulsun diye ondan çiftini kıldı. Onu sarıp örtünce o hafif bir yük yüklenip onunla gidip geldi. Eşi ağırlaşınca, ikisi Rableri olan Allah'a: "Bize salihlerden verirsen biz de karşılığını verenlerden oluruz" diye dua etti.
7:190. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah da onlara sağlıklı bir evlat verince o çocuğun dünyaya gelmesinde, başka varlık ve kişileri pay sahibi yaptılar. Oysa Allah onların şirk koştukları şeylerden çok yücedir. 42/49- 50
Şinasi Güneş
O ikisine bir salih verince, verileni O'na ortaklar kıldılar. Allah ortak koştuklarından yücedir [1].
7:191. Ayet
Mustafa Çavdar
Yoksa onlar kendileri yaratılmış olup, hiçbir şey yaratamayanları şirk koşarak Allah’a ortak mı ediyorlar? 16/20, 25/3, 31/11, 46/4.6
Şinasi Güneş
Kendileri oluşturulmuş olan ve hiçbir şey oluşturmayanı mı ortak koşuyorlar?
7:192. Ayet
Mustafa Çavdar
Oysa onlar kendilerine bile yardım edemezler. Kaldı ki onlara yardım etsinler. 7/197, 19/81, 36/74- 75
Şinasi Güneş
Onlara yardım etmeye güçleri yetmez, kendilerine bile yardım edemezler.
7:193. Ayet
Mustafa Çavdar
Onları doğru yola çağırsanız da size uymazlar. Onlara yalvarsanız da sessiz kalsanız da sizin için bir şey değişmez. 35/13- 14, 46/4- 5- 6
Şinasi Güneş
Onları doğru yola davet etseniz size uymazlar. Onları davet etseniz de, sussanız da size karşı aynıdır.
7:194. Ayet
Mustafa Çavdar
Şüphesiz ki Allah ile aranıza koyup yardıma çağırdıklarınız sizin gibi kullardır, eğer onların size yardım edeceğine dair iddianızda doğruysanız haydi çağırın da cevap versinler! 40/42- 43
Şinasi Güneş
Allah'ın yanı sıra çağırdıklarınız sizin gibi kullardır. Şayet doğru söyleyenlerden iseniz, çağırın da size cevap versinler.
7:195. Ayet
Mustafa Çavdar
Onların yürüyebilecek ayakları mı, yoksa tutacakları elleri mi, yoksa görebilecek gözleri mi var, yoksa işitebilecek kulakları mı var? De ki: – Ortak koştuklarınızı yardıma çağırın sonra bana tuzaklarınızı kurun da bana hiç fırsat tanımayın.
Şinasi Güneş
Onların onunla yürüdükleri ayakları mı var? Yoksa, onların onunla yakaladıkları elleri mi var? Yoksa, onların onunla gördükleri gözleri mi var? Yoksa onların onunla işittikleri kulakları mı var? De ki! "Çağırın ortaklarınızı! Sonra da gözetmeksizin bana plan yapın!"
7:196. Ayet
Mustafa Çavdar
–Benim velim ve yardımcım bu kitabı/Kuran’ı indiren Allah’tır. Zira o iyi kullarını korumaya devam eder. 2/257, 42/9, 45,
Şinasi Güneş
Şüphesiz "Benim velim [yakınım, yol göstericim, müttefikim] kitabı indiren Allah'tır. Ve O, düzeltici olanlara velilik eder."
7:197. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah ile aranıza koyup dua ile yalvarıp yakardıklarınızın size yardım etmeye güçleri yetmez. Çünkü onlar kendilerine bile yardım edemezler.
Şinasi Güneş
"O'nun yanı sıra çağırdıklarınız, size yardım etmeye güçleri yetmez. Ve kendilerine de yardım edemezler."
7:198. Ayet
Mustafa Çavdar
Onları doğru yola çağırsanız da sizin çağrınızı işitmezler. Onları sana bakar görürsün fakat onlar göremezler. 2/170- 171, 7/195, 31/7, 45/7- 8
Şinasi Güneş
Onları doğru yola davet etseniz kulak vermezler. Onların, seni gözlemlediklerini görürsün de onlar doğruyu göremezler [1].
7:199. Ayet
Mustafa Çavdar
Sen hoş görülü davran iyi ve güzel olanı tavsiye et ve kendini bilmezlere aldırış etme!
Şinasi Güneş
Artanı al [2:219]. Örfle [77:1] emret. Cahillere kendini bilmezlere aldırma.
7:200. Ayet
Mustafa Çavdar
Şayet şeytan seni kışkırtıp kötü düşünce ve davranışa sürükleyecek olursa hemen Allah’a sığın. Zira O her şeyi işiten ve her şeyi bilendir. 16/98...100, 18/27, 23/97- 98,
Şinasi Güneş
Ve şeytandan bir dürtü gelip seni dürttüğünde hemen Allah'a sığın [16:98, 23:97, 41:36]. Şüphesiz O, işiten'dir, bilen'dir.
7:201. Ayet
Mustafa Çavdar
Sorumluluk bilincini kuşananlar şeytani bir kışkırtmaya maruz kaldıklarında hemen gerçeği düşünür ve basiretli davranırlar. 12/23, 23/97- 98
Şinasi Güneş
Vahyin sınırlarına uyup korunanlar, şeytandan bir tayfa [esinti] onlara temas ettiğinde [vahiy] bilgilerini kullanır, hakikati görürler [50:8].
7:202. Ayet
Mustafa Çavdar
Zira onların haktan uzaklaştıran şeytan kardeşleri onları azgınlığa sürüklemekten asla geri durmazlar. 2/168- 169, 24/21, 35/6, 38/82- 83
Şinasi Güneş
Ve onların [şeytanların] kardeşleri, onları sapkınlığın aşırısının içine çekerler, sonra da yanlarından ayrılmazlar.
7:203. Ayet
Mustafa Çavdar
Sen onlara istedikleri bir ayet getirmediğin zaman: – Onu kendin uyduruverseydin ya! Derler. De ki: – Ben, ancak Rabbimden bana vahyedilene uyarım, işte bu Kuran Rabbinizden bir bilinç kaynağı ve iman eden bir toplum için doğru yol kılavuzu ve rahmettir. 6/50- 51, 10/15- 16,
Şinasi Güneş
Ve onlara bir ayet getirmediğin zaman "Sen derleyip toparlasan ya" derler. De ki! "Şüphesiz ben, ancak Rabbimden bana ne vahyedildi ise ona uyarım. Bu, Rabbinizden gözünüzü açacak göstergeler ve inanıp güvenen bir halk için bir yol gösterici ve bir rahmettir."
7:204. Ayet
Mustafa Çavdar
Öyleyse Kuran okunduğu zaman buna kulak verip dinleyin ve
Şinasi Güneş
Ve Kur'an okununca ona kulak verin ve susun ki rahmet olunasınız [6:155].
7:205. Ayet
Şinasi Güneş
Rabbini benliğinde tevazu üstüne tevazu göstererek, gizlice ve açıktan olmayan sözden, sabah ve akşam [devamlı] hatırla [mesajlarını aklından çıkarma] ve gaflete düşenlerden olma.
7:206. Ayet
Şinasi Güneş
Rabbinin katında olanlar Rabbe yakın olanlar [21:19] O'na kulluktan büyüklenmezler, O'nun yaratış amacına göre hareket ederler ve otoritesine boyun eğerler [41:38].