Mealler › Karşılaştırma › Zümer
⚖️ Zümer Suresi — Karşılaştırma
Mustafa Çavdar
Şinasi Güneş
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
39:1. Ayet
Mustafa Çavdar
Bu kitap, her şeye gücü yeten ve her hükmü doğru olan Allah katından indirilmiştir.
Şinasi Güneş
Kitabın indirilişi, adaleti sağlayan en doğru hükümleri vermede üstün olan Allah tarafındandır.
39:2. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz, bu kitabı Kuran’ı sana hak olarak bir amaç için indirdik. Öyleyse, dini yaşamını O’na has kılarak Allah’a kulluk et!
Şinasi Güneş
Şüphesiz biz sana kitabı, dini O’na halis kılarak Allah'a kulluk et diye gerçek bir amaçla indirdik [1].
39:3. Ayet
Mustafa Çavdar
İyi bilin ki saf ve katışıksız din Allah’a aittir. Allah’dan başka birtakım evliya/otoriteler edinenler: – Biz onlara, başka bir maksatla değil sadece bizi Allah’a yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz derler. Allah, onların aralarında tartıştıkları konularda hükmünü verecektir. Zira Allah, hiç bir yalancı nankör kâfiri yoluna kabul etmez. 2/166-167, 14/21-22,
Şinasi Güneş
İyi bilin ki, halis din Allah'ındır [1]. O'nun yanı sıra yakınlar, yol göstericiler edinenler: ''Onlara, bizi Allah'a yaklaştırması için yakınlık vesilesi olmaları dışında kulluk etmiyoruz [diyorlar][2].'' Şüphesiz Allah, aralarında ihtilafa düştükleri konularda hükmünü verir. Şüphesiz Allah, yalancı nankör kimseye yol göstermez.
39:4. Ayet
Mustafa Çavdar
Eğer Allah, kendine çocuk edinmek isteseydi bunu yarattıklarından dilediğini seçerek yapardı. Hâşâ! O bundan münezzehtir. Zira O, Allah tektir ve yegâne otorite sahibidir. 4/171, 18/4-5
Şinasi Güneş
Allah evlat edinmek [1] isteseydi, oluşturduğundan gerekli gördüğünü seçkin kılardı. O, bundan münezzehtir. O, tek ezici güce sahip olan Allah'tır.
39:5. Ayet
Mustafa Çavdar
Çünkü O, gökleri ve yeri belli bir amaç için yaratmıştır. Geceyi gündüzün üstüne gündüzü de gecenin üstüne bürüyüp örten O’dur. Her biri kendi yörüngesinde yüzüp giden güneşi ve ayı sizin istifadenize sunan da O’dur. İyi bilin ki O’dur mutlak üstün ve yüce olan, çokça ve sürekli bağışlayan. 2/21-22,
Şinasi Güneş
Gökleri ve yeryüzünü gerçek bir amaçla oluşturdu. Geceyi gündüzün üzerine sarar, gündüzü de gecenin üzerine sarar. Güneşi ve ayı buyruğu altına aldı. Hepsi adı belirlenmiş bir ecel için [1] akmaktadır. İyi bilin ki, O, üstündür, çok bağışlayandır.
39:6. Ayet
Mustafa Çavdar
O, sizi tek bir özden yaratmıştır. Sonra da aynı özden eşini meydana getirmiştir ve size dört türden çiftler olmak üzere sekiz hayvan lütfetmiştir. Sizi de analarınızın karnında, üç karanlık içinde aşama aşama geliştirerek yaratmaktadır. İşte, sizin Rabbiniz/sahibiniz böyle bir Allah’tır. Mutlak hükümranlık O’nundur zira O’ndan başka ilah yoktur öyleyse nasıl haktan uzaklaşıyorsunuz?
Şinasi Güneş
Sizi tek bir candan oluşturdu. Sonra ondan [1] çiftini kıldı. Size etinden ve sütünden yararlanılan hayvanlardan sekiz çift ikram etti. Annelerinizin karnında sizi oluşturuluşun ardından bir oluşturuluşla üç karanlık içinde oluşturuyor. Rabbiniz Allah işte budur. Mülk O'nundur. O'nun dışında bir ilah yoktur. Nasıl da çevriliyorsunuz?
39:7. Ayet
Mustafa Çavdar
Eğer nankörlük ederseniz, bilin ki Allah’ın size ihtiyacı yoktur. Ama O, kullarının nankörlüğünden razı olmaz. Eğer şükrederseniz, Allah sizin
Şinasi Güneş
Eğer gerçekleri örterseniz, Allah'ın size ihtiyacı yoktur. Kullarının gerçekleri örtmesinden de razı olmaz. Nimetlerinin karşılığını verirseniz ona razı olur [4:147]. Üstlenen başkasının yükünü üstlenmez [1]. Sonra dönüşünüz Rabbinizedir. Yapmakta olduğunuz şeylerin haberlerini size verir. Şüphesiz O, göğüslerde olanı bilir.
39:8. Ayet
Mustafa Çavdar
Nankör insanın başına bir sıkıntı geldiğinde, Rabbine yönelerek dua eder. Sonra da Rabbi kendi lütfundan onun başındaki sıkıntıyı giderince daha önce ona yalvarıp yakardığını unutur da Allah’a denk ortaklar edinir, üstelik başkalarını da Allah’ın yolundan saptırır. De ki: – Kâfirliğinle biraz daha safa sür bakalım, hiç şüphen olmasın ki sen cehennem ateşini boylayacaksın!
Şinasi Güneş
İnsana bir zarar temas edince, tamamen O'na yönelerek / bağlı kalarak dua eder. Sonra kendinden bir nimet verdiğinde, önceden O'na dua etmekte olduğu şeyi unutur ve O'nun yolundan saptırmak için Allah'a eşler kılar. De ki! ''Gerçekleri örtmenle biraz yararlan. Şüphesiz sen ateşin arkadaşlarındansın [1].''
39:9. Ayet
Mustafa Çavdar
Yoksa böyle biri ile geceleri kâh secdeye kapanarak kâh kıyamda durarak ibadetle meşgul olan, ahiret endişesi taşıyan ve Rabbinin rahmetini ümit eden kimse bir olur mu? Hiç bu bilince sahip olanlarla olmayanlar bir olur mu? Ne var ki bunu ancak temiz akıl sahipleri düşünebilirler.
Şinasi Güneş
Bu kimse, gecenin bölümlerinde gönülden boyun eğen, ayakta ve boyun eğme halinde ahirete hazırlık yapan ve Rabbinin rahmetini bekleyen kimse gibi midir? De ki! ''Bilinçli olanla bilinçsiz olan bir midir [1]?'' Ancak kapı gibi sağlam duruşlular bu bilgileri devamlı olarak kullanır.
39:10. Ayet
Mustafa Çavdar
De ki: Ey inanıp güvenen kullarım! Rabbinize karşı gelmekten sakının! Bu dünyada iyi ve güzel davrananlara güzel bir gelecek vardır. Allah’ın arzı/ yeryüzü geniştir. Unutmayın ki zorluk ve sıkıntılara sabredenlere mükâfatları hadsiz hesapsız bir şekilde verilecektir.
Şinasi Güneş
De ki! ''Ey inanıp güvenen kullar, Rabbinizin sınırlarına uyup korunun. İyileştirenlere bu dünyada iyilik vardır. Allah'ın arzı geniştir [1]. Şüphesiz direnenlere karşılıkları hesapsız olarak tastamam verilir.''
39:11. Ayet
Mustafa Çavdar
De ki: – Ben, dini yaşamımı Allah’a has kılarak yalnızca Allah’a kulluk etmekle emrolundum.
Şinasi Güneş
De ki! ''Şüphesiz ben, dini O'na halis kılarak Allah'a kulluk etmemi emrolundum [1].''
39:12. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve ben Müslümanların öncüsü olmakla emrolundum.
Şinasi Güneş
''Ve Müslimlerin ilki [1] olmam için emrolundum.''
39:13. Ayet
Mustafa Çavdar
De ki; -Eğer ben Rabbime/sahibime isyan edersem o dehşetli günün azabına çarptırılmaktan korkarım. 10/15-16
Şinasi Güneş
De ki! ''Eğer Rabbime asi olursam, ben, dehşetli bir günün azabından korkarım [1].''
39:14. Ayet
Mustafa Çavdar
– Onun için ben dini yaşamımı Allah’a has kılarak Allah’a kulluk ederim! De.
Şinasi Güneş
De ki! ''Ben, dinimi O'na halis kılarak Allah'a kulluk ederim.''
39:15. Ayet
Mustafa Çavdar
Siz de, bu halinizle Allah’tan başka istediğinize kulluk edin! De ki: – Gerçekten hüsrana uğrayacaklar, kıyamet günü hem kendilerini hem de ailelerini hüsrana sürükleyecek olanlardır. İşte göz göre göre hüsrana uğramak budur!
Şinasi Güneş
O'nun yanı sıra gerekli gördüğünüze kulluk edin. Şüphesiz kayba uğrayanlar, kıyamet günü kendini ve ahalisini kayba uğratanlardır. İyi bilin ki, açıkça kayıp işte budur [42:45].
39:16. Ayet
Mustafa Çavdar
Böyle kimseler hem üstlerinden hem altlarından kat kat ateş tabakaları ile azap olunacaklar. Allah, kullarını işte böyle bir azapla korkutmaktadır. Öyleyse ey kullarım bana karşı gelmekten sakının! 43/74...81, 40/47...50
Şinasi Güneş
Onların altlarından ve üstlerinden ateşten gölgeler vardır. Allah'ın kullarını onunla korkuttuğu işte budur. Ey kullarım! Vahyin sınırlarına uyup korunun.
39:17. Ayet
Mustafa Çavdar
Müjdeler olsun tağut yani şer odaklarına kulluk etmekten uzak duran ve sadece Allah’a yönelenlere! Bu kullarımı müjdele ki.
Şinasi Güneş
Tağut'a [1] kulluk etmekten uzak duran ve tamamen Allah'a yönelenlere / bağlı kalanlara müjde vardır. Kullarımı müjdele.
39:18. Ayet
Mustafa Çavdar
Bunlar, her türlü sözü dinleyip sonra en güzeline uyarlar. İşte Allah’ın gösterdiği doğru yola uyan kimseler bunlardır. İşte gerçek ve temiz akıl sahipleri bunlardır. 23/1...12
Şinasi Güneş
Söze kulak verip onun en iyisine [39:23-55] uyanlar, işte onlar Allah'ın yol gösterdikleridir [1]. İşte, sağlam duruşlu akıl sahipleri onlardır.
39:19. Ayet
Mustafa Çavdar
Şimdi bununla hakkında azap hükmü kesinleşmiş kimse bir olur mu? Bu durumda cehennemin ortasına düşmüş birini sen mi kurtaracaksın?
Şinasi Güneş
Bu kimseler, üzerine azap hükmü gerçekleşmiş kimse [39:71] gibi midir? Ateşin içinde olan kimseyi sen mi kurtaracaksın [1]?
39:20. Ayet
Mustafa Çavdar
Oysa Rablerine karşı gelmekten sakınanlara tabanından ırmakların çağladığı üst üste bina edilmiş köşkler vardır. Bu, Allah’ın bir vaadidir. Allah ise vaadinden asla dönmez. 3/194, 39/73-74
Şinasi Güneş
Fakat, Rablerinin sınırlarına uyup korunanlara, üst üste bina edilmiş odalar, altından akan nehirler vardır. Allah'ın vaadidir. Allah vaadini değiştirmez.
39:21. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah’ın gökten su indirip, onu yeraltındaki su kaynaklarına sızdırdığını, sonra da onunla rengârenk ekinler bitkiler bitirdiğini görmüyor musun? Sonra da bu bitkiler kurur ve sen onların sapsarı bir hale geldiğini görürsün. Sonunda Allah onları çerçöp haline getirir. İşte bunda temiz akıl sahipleri için alınacak bir ibret mutlaka vardır. 6/99, 13/3-4
Şinasi Güneş
Allah'ın gökten indirdiği suya dikkat etmedin mi? Onu yeryüzünde gözelere soktu. Sonra onunla renkleri çeşit çeşit zirai ürünler çıkarıyor [1]. Sonra solar, onu sararmış görürsün. Sonra onu bir çöp kılar [2]. Şüphesiz bunda, sağlam duruşlular için hatırlatıcı bilgi / öğreti vardır.
39:22. Ayet
Mustafa Çavdar
Şimdi Rabbinden gelen bir nur Kuran üzere olan böylece kalbini Allah’ın dini İslam’a açan kimse ile kalbi Allah’ın zikri Kuran’a karşı kaskatı olan kimse bir olur mu? Yazıklar olsun kalpleri katılaşmış olanlara ki onlar apaçık bir sapkınlık içindeler.
Şinasi Güneş
Allah'ın zikrinden kalpleri katılaşanlar, Allah'ın göğsünü İslam için genişlettiği [6:125] ve Rabbinden bir nur [24:35] üzerinde olan kimse gibi midir? Allah'ın zikrinden kalpleri katılaşanlara eyvah [57:16]! İşte onlar, açıkça bir sapıklığın içerisindedirler.
39:23. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah, hadislerin en güzelini, kendi içinde tutarlı birbirine benzeyen ikişerli sistemde bir kitap/Kuran olarak indirmiştir. Rabblerine derin bir saygı duyanların ayetleri karşısında tenleri ürperir, ardından Allah’ın sonsuz rahmetini anınca da kalpleri ve tenleri yatışıp huzur bulur. İşte bu, Allah’ın hidayeti/rehberidir ki dileyen kimse bu hadis ile doğru yola ulaşır. Allah, kimin de sapkınlığını onaylamışsa artık ona doğru yolu gösterecek kimse yoktur.
Şinasi Güneş
Allah, hadisin en iyisini [39:18-55] ikişerli [1] benzeşen [2] bir kitap olarak indirdi. Rablerine derin saygı duyup rızasını kaybetme endişesi taşıyanların ondan ciltleri ürperir. Sonra ciltleri ve kalpleri Allah'ın zikrine / öğretisine karşı yumuşar. İşte bu, Allah'ın yol göstermesidir. Gereğini yapana onunla yol gösterir. Allah, kimi sapıklıkta bırakırsa da, ona bir yol gösterici yoktur [3].
39:24. Ayet
Mustafa Çavdar
Kıyamet günü, yüzünü kötü azaptan koruyan kimse mi; “Kazanmış olduklarınızın azabını tadın!” denilen yanlışta ısrar eden zalimler mi? 23/99...108,
Şinasi Güneş
Allah'ın sapıklıkta bıraktıkları, kıyamet günündeki, azabın kötüsüne karşı yüzünü koruyan kimse gibi midir? Yanlış yapanlara: ''Kazandığınız şeyleri tadın.'' denir.
39:25. Ayet
Mustafa Çavdar
Zaten onlardan öncekiler de yalana sarılmışlardı ama hiç akıllarına gelmeyen, beklemedikleri bir yerden azap onlara gelivermişti.
Şinasi Güneş
Onlardan öncekiler de yalana sarıldı. Azap onlara şuurunda olmadıkları yerden geldi.
39:26. Ayet
Mustafa Çavdar
Böylece Allah, onlara dünya hayatında rezilliği tattırmış, ahiretteki azapları ise şüphesiz çok daha büyük olacaktır. Keşke bu gerçeği bilselerdi. 13/34, 43/46...54
Şinasi Güneş
Allah, onlara dünya hayatında rezilliği tattırdı. Ahiret azabı ise kesinlikle daha büyüktür. Bilincinde olsalardı.
39:27. Ayet
Mustafa Çavdar
Andolsun ki biz, düşünüp öğüt alsınlar diye bu Kuran’da insanlar için, her türlü misali verdik.
Şinasi Güneş
Şüphesiz bu Kur'an'da insanlar için, bilgilerini devamlı kullansınlar diye her türlü örnekten vurgular yaptık [1].
39:28. Ayet
Mustafa Çavdar
Üstelik bunu, Allah’a karşı gelmekten korunsunlar diye Arapça okunup iletilen, çelişkili ve dolambaçlı ifadeler içermeyen bir Kuran olarak indirdik.
Şinasi Güneş
Vahyin sınırlarına uyup korunsunlar diye, eğriliği / pürüzü olmayan açık / anlaşılır bir hitaptır.
39:29. Ayet
Mustafa Çavdar
Şimdi Allah size, birbiriyle geçinemeyen birçok ortağa bağlı olan bir adam ile yalnız Allah’a teslim olmuş bir adamı örnek olarak veriyor. Şimdi bu ikisinin durumu aynı mıdır? Allah’a övgüler olsun ki hayır, fakat onların çoğu bu gerçeği bilmezler.
Şinasi Güneş
Allah, ortakları olup birbiriyle çekişen kişiyi ve bir adama bağlı olan kişiyi örnek olarak vurguladı. Örnek olarak ikisi aynı olur mu? Her işini kusursuz yapmak Allah'a aittir. Bilakis, onların çoğu bu bilinçte değildirler [16:75].
39:30. Ayet
Mustafa Çavdar
Sen de öleceksin, onlar da ölecekler. 3/185, 21/34-35
Şinasi Güneş
Şüphesiz sen ölümlüsün, onlar da ölümlüdür [1].
39:31. Ayet
Mustafa Çavdar
Sonra siz kıyamet günü Rabbinizin huzurunda davalaşacaksınız. 34/31...33,
Şinasi Güneş
Şüphesiz siz, kıyamet günü Rabbinizin katında hasımlık edeceksiniz / davalaşacaksınız.
39:32. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah hakkında yalan söyleyen ve kendisine gelen Kuran karşısında yalana sarılandan daha kâfir biri olabilir mi? Bu kâfirler için cehennemde yer mi yok?
Şinasi Güneş
Allah'a yalan söyleyen ve doğruluk kendisine geldiğinde onun hakkında yalana sarılan kimseden daha yanlışta kim olabilir? Gerçekleri örtenler için cehennemde kalacak yer mi yok [29:68, 39:60]?
39:33. Ayet
Mustafa Çavdar
Bu Kuran’ı ve onu getireni tasdik edenlere gelince işte bunlar Allah’a karşı gelmekten sakınanlardır.
Şinasi Güneş
Doğrulukla gelip onu doğrulayanlar, işte onlar, vahyin sınırlarına uyup korunanlardır.
39:34. Ayet
Mustafa Çavdar
Bunlar için Rabbleri katında istedikleri her şey vardır. Bu, iyi davrananların ödülüdür. 43/67...73
Şinasi Güneş
Onlara Rableri katında gerekli gördükleri vardır. İşte bu, iyileştirenlerin karşılığıdır.
39:35. Ayet
Mustafa Çavdar
Şöyle ki Allah, onların yaptıklarının en kötülerini örtüp bağışlayacak ve onları yaptıklarının en iyisine göre mükâfatlandıracaktır. 25/70-71,
Şinasi Güneş
İşte bu, Allah'ın, amellerinin en kötülerini onlardan örtmesi ve en iyisiyle ücretlerinin karşılığını vermesi içindir.
39:36. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah kuluna yetmez mi ki, onlar seni Allah’tan başka bir takım kişilerle korkutmaya çalışıyorlar. Allah kimin sapkınlığını onaylarsa artık onu doğru yola iletecek yoktur.
Şinasi Güneş
Allah kuluna yetmez mi? O'nun yanı sıra olanlarla seni korkutuyorlar. Allah kimi sapıklıkta bırakırsa, ona bir yol gösterici yoktur.
39:37. Ayet
Mustafa Çavdar
Ama kim de Allah’ın rehberi Kuran’a uymuşsa onu da saptıracak bir güç yoktur. Allah gücüne karşı konulamayan ve hak edene de gerekli cezayı veren değil midir?
Şinasi Güneş
Allah kime yol gösterirse, onu saptıracak yoktur. Allah, üstün olan, suçun tam karşılığı olan cezayı verme ilkesine sahip olan değil midir?
39:38. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlara: – Gökleri ve yeri yaratan kimdir? Diye soracak olsan; – Hiç tereddütsüz “Allah’tır” diye cevap verecekler, de ki: – Peki, söyler misiniz Allah bana bir sıkıntı vermek istese sizin Allah ile aranıza koyup dua ile yalvarıp yakardıklarınız o sıkıntıyı giderebilirler mi? Yahut Allah bana bir lütuf/ikramda bulunacak olsa onlar buna engel olabilirler mi? De ki: – Allah bana yeter. Birine dayanıp güvenmek isteyenler yalnızca Allah’a bağlanıp güvensinler. 3/160, 23/84...89,
Şinasi Güneş
Eğer onlara: ''Gökleri ve yeryüzünü kim oluşturdu?'' diye sorsan, kesinlikle ''Allah.'' derler. De ki! ''Allah'ın yanı sıra çağırdıklarınıza dikkat ettiniz mi? Allah bana bir darlık dilerse, onlar o darlığı kaldırabilirler mi? Veya bana bir rahmet dilerse, onlar rahmetini tutabilirler mi?'' De ki! ''Allah bana yeter!'' Güvenip dayananlar, O'na güvenip dayansınlar.
39:39. Ayet
Mustafa Çavdar
De ki: – Siz kendinize yakışanı yapın, ben de kendime yakışanı yapacağım, Yakında anlayacaksınız.
Şinasi Güneş
De ki! ''Ey halkım, bulunduğunuz yerde yapacağınızı yapın, ben de yapıyorum. İleride bileceksiniz.''
39:40. Ayet
Mustafa Çavdar
Dünyada alçaltıcı bir azabın, ahirette de kalıcı bir azabın kimin başına çökeceğini. 43/46...54
Şinasi Güneş
Onu rezil eden azabın kime gelmekte olduğunu ve kalıcı bir azabın kimin üzerine inmekte olduğunu ileride bileceksiniz [11:39].
39:41. Ayet
Mustafa Çavdar
Hiç şüphe yok ki insanlara hakkı göstermek amacıyla bu kitabı sana biz indirdik. Bundan böyle kim bu Kuran’ı rehber edinirse bu kendi lehinedir. Kim de Kuran’ın gösterdiği yoldan saparsa bu da ancak kendi aleyhinedir. Zira sen onların vekili yani savunucusu değilsin.
Şinasi Güneş
Şüphesiz sana kitabı, insanlar için gerçek bir amaçla indirdik. Kim doğru yolu görürse kendisi içindir. Ve kim saparsa da kendi aleyhine sapar [1]. Sen onların üzerine savunucu / dayanak değilsin.
39:42. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah, kişiyi ölümü anında vefat ettirir bilincini alır henüz ölmemiş olanları da uykusunda vefat ettirir. Ölümüne karar verilmiş olanların bilincini alıkoyar diğerlerini ise ölümü gelinceye kadar salıverir. İşte bunda, derinlemesine düşünebilen bir toplum için alınacak nice ibretler vardır. 6/60-61
Şinasi Güneş
Allah canları, ölümü sırasında ve ölmeyenlerin de uykularında vefat ettirir. Ölümü üzerine gerçekleştirdiğini tutar, diğerini adı belirlenmiş ecele [6:2] kadar gönderir [6:60]. Şüphesiz bunda, devamlı düşünen bir halk için ayetler vardır.
39:43. Ayet
Mustafa Çavdar
Yoksa onlar Allah ile aralarına birilerini koyup birtakım şefaatçiler mi ediniyorlar? De ki: – Peki, onlar hiç bir şeye sahip değiller ve akılları hiç bir şeye ermiyor ise?
Şinasi Güneş
Yoksa Allah'ın yanı sıra şefaatçiler mi edindiler? Akıllarını kullanmıyor ve bir şeye sahip olamıyor olsalar da mı?
39:44. Ayet
Mustafa Çavdar
De ki: – İyi bilin ki şefaat tamamıyla ve sadece Allah’a aittir, zira göklerin ve yerin hükümranlığı Allah’a aittir. Sonunda hepiniz hesap vermek üzere Allah’a döndürüleceksiniz. 2/254-255
Şinasi Güneş
De ki! ''Şefaatin tamamı Allah'a aittir. Göklerin ve yeryüzünün hükümranlığı O'nundur. Sonra O'na döndürülürsünüz.''
39:45. Ayet
Mustafa Çavdar
Ne zaman Allah tek başına anılsa ahirete inanmayanların kalpleri tiksinti ve nefretle çarpar. Allah’tan başkalarının adı geçince hemen neşelenirler. 17/45-46
Şinasi Güneş
Allah tek olarak anıldığında, ahirete inanıp güvenmeyenlerin kalpleri tiksinti duyar. O'nun yanı sıra olanlar anıldığında ise, onların yüzleri güler [mutlu olurlar][1].
39:46. Ayet
Mustafa Çavdar
De ki: Ey göklerin ve yerin eşsiz yaratıcısı, gizli ve aşikâr her şeyi bilen Allah’ım, ayrılığa düştükleri konularda kullarının arasında hüküm verecek olan sadece sensin!
Şinasi Güneş
De ki! ''Allah göklerin ve yeryüzünün yazılımını yükleyen / kodlayan / yaratılışın yasalarını koyandır. Görüneni, bilineni, sezileni ve görünmeyeni, bilinmeyeni, sezilmeyeni bilir. İhtilafta oldukları şeyler konusunda sen kullarının arasında hükmünü verirsin.''
39:47. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah tek anıldığında tiksinenler, yeryüzünün tüm hazinelerine, hatta bunun bir misline daha sahip olsalardı kıyamet gününde o korkunç azaptan kurtulmak için fidye olarak verirlerdi. Çünkü onların hiç hesaba katmadıkları şeyler Allah tarafından karşılarına çıkarılacak.
Şinasi Güneş
Eğer gerçekten yeryüzünde olanların hepsi ve onunla birlikte bir o kadarı yanlış yapanların olsa, kıyamet günü azabın kötüsünden dolayı kesinlikle onu fidye verirlerdi / feda ederlerdi [1]. Hesaba katmadıkları şeyler, Allah tarafından onlara ortaya kondu [2].
39:48. Ayet
Mustafa Çavdar
Onların dünyadayken kazandıkları kötülükler gözlerinin önüne serilecek vaktiyle hafife aldıkları azap kendilerini çepeçevre kuşatacaktır. 24/24, 36/65, 41/21-22
Şinasi Güneş
Kazandıkları kötülükler onlara ortaya kondu. Alay etmekte oldukları şey onları kuşattı [40:83, 45:33].
39:49. Ayet
Mustafa Çavdar
Ne zaman insanın başına bir sıkıntı gelse hemen bize dua eder. Sonra ona katımızdan bir nimet bahşedince, bu bana kendi bilgim ve yeteneğim sayesinde verildi der. Hâlbuki bu bir imtihandır. Fakat onların çoğu bu gerçeği bilmez. 7/189-190, 16/53-54,
Şinasi Güneş
İnsana bir darlık temas edince bize dua etti. Sonra ona bizden bir nimet verdiğimizde [1]: ''Şüphesiz o bana bir ilimle verildi.'' dedi [2]. Bilakis o sınavdır. Lakin onların çoğu bu bilinçte değildirler.
39:50. Ayet
Mustafa Çavdar
Doğrusu onlardan öncekiler de aynen böyle söylemişlerdi. Fakat kazandıkları mal ve servetler onlara hiçbir fayda sağlamamıştı. 28/76…78,
Şinasi Güneş
Şüphesiz onlardan öncekiler de onu demişti. Kazanmakta oldukları şeyler onlardan bir şey gidermedi.
39:51. Ayet
Mustafa Çavdar
Sonunda işlemiş oldukları günahların cezası başlarına gelmişti. Aynı şekilde şunlardan yanlışta ısrar eden zalimlerinde işledikleri kötülüklerinin cezası başlarına gelecektir ve onlar bizim cezalandırmamızdan asla kaçıp kurtulamayacaklardır. 35/37, 40/47...50,
Şinasi Güneş
Kazandıkları şeylerin kötülükleri onlara isabet etti. İşte bunlardan yanlış yapanlara da, kazandıkları şeylerin kötülükleri isabet edecektir. Ve onlar, aciz bırakamazlar.
39:52. Ayet
Mustafa Çavdar
Şimdi onlar Allah’ın dileyip çalışana rızkı yayıp ve bir ölçüye göre verdiğini bilmiyorlar mı? İşte bunda inanan bir toplum için alınacak nice dersler vardır.
Şinasi Güneş
Onlar bilmediler mi ki, gerçekten Allah, gereğini yapan kimse için rızkı açar / bollaştırır veya ölçülü verir. Şüphesiz bunda, inanıp güvenen bir halk için bir ayet vardır.
39:53. Ayet
Mustafa Çavdar
De ki: Ey kötülük işleyerek kendilerini harcayıp yazık eden Allah’ın kulları, sakın Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Çünkü Allah, bütün günahları bağışlar. Zira O, eşsiz bir bağışlayıcı ve sonsuz rahmet kaynağıdır.
Şinasi Güneş
De ki! ''Ey kendilerinin aleyhine ölçüyü kaçıran kullarım [1]! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Şüphesiz Allah, suçların tamamını bağışlar. Şüphesiz O, bağışlayıp merhamet edendir [2].
39:54. Ayet
Mustafa Çavdar
Şimdi azap ölüm gelip sizi bulmadan önce Rabbinize yönelin ve O’na yürekten teslim olun aksi halde hiç kimseden yardım göremezsiniz. 2/37...39, 4/17-18
Şinasi Güneş
Tamamen Rabbinize yönelin / bağlanın ve azabın size gelmesinden önce O'na teslim olun [1]. Sonra yardım olunmazsınız.
39:55. Ayet
Mustafa Çavdar
Evet bu azap hiç farkında olmadığınız bir anda ansızın başınıza gelmeden önce Rabbinizden size indirilenin en güzeli olan Kuran’a uyun.
Şinasi Güneş
Siz şuurunda değilken, azabın size ansızın gelmesinden önce Rabbinizden size indirilen en iyisine [39:18-23] uyun.
39:56. Ayet
Mustafa Çavdar
Ki sonunda şunu demek zorunda kalmayasınız: – Eyvah Allah’a karşı işlediğim kusurlardan ve gerçeklerle alay edenlerden olduğum için yazıklar olsun bana.
Şinasi Güneş
Kişinin: ''Allah'ın yanında işlediğim kusurdan ve küçümseyenlerden olduğumdan dolayı yazık bana.'' demesi [1],
39:57. Ayet
Mustafa Çavdar
Yahut “Keşke Allah zorla da olsa beni doğru yola iletseydi de bende ona karşı gelmekten sakınanlardan olsaydım”.
Şinasi Güneş
Veya: ''Eğer gerçekten Allah bana yol gösterseydi, kesinlikle vahyin sınırlarına uyup korunanlardan olurdum.'' demesi [1],
39:58. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve yahut azabı görünce “Keşke bana bir kere daha dünyaya dönme fırsatı verilse de ben de iyi ve güzel işler yapanlardan olsam. 6/26-27,
Şinasi Güneş
Azabı gördüğü zaman: ''Eğer gerçekten benim için bir kez daha [dünyaya dönüş] olsa da iyileştirenlerden olsam.'' demesi [1],
39:59. Ayet
Mustafa Çavdar
– Hayır, tam aksine, vaktiyle ayetlerim sana gelmişti de sen onlar karşısında yalana sarılmış, büyüklük taslamış ve kâfirlerden olmuştun. 39/71, 67/6...12
Şinasi Güneş
Elbette sana ayetlerim gelmişti de, onun hakkında yalana sarılmış ve büyüklenmiş ve gerçekleri örtenlerden olmuştun [1].
39:60. Ayet
Mustafa Çavdar
Kıyamet günü, Allah hakkında yalan söyleyenlerin yüzlerinin kapkara kesildiğini görürsün. Böbürlenip büyüklenenler için cehennemde yer mi yok?
Şinasi Güneş
Kıyamet günü Allah'a karşı yalan söyleyenlerin yüzlerini kararmış görürsün. Büyüklenenler için cehennemde kalacak yer mi yok [29:68, 39:32]?
39:61. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah, günahlardan sakınanları başarıları sebebiyle kurtaracaktır. Onlara kesinlikle azap dokunmayacak ve onlar üzüntü de çekmeyecekler. 53/39...42,
Şinasi Güneş
Allah, vahyin sınırlarına uyup korunanları, hak ettikleri kazançlardan dolayı kurtarır. Onlara kötülük temas etmez ve onlar hüzünlenmezler.
39:62. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah, her şeyin yaratıcısıdır her şeyin vekili ve tek otoritedir.
Şinasi Güneş
Allah her şeyi oluşturandır [6:102, 40:62]. Ve O, her şeye dayanaktır.
39:63. Ayet
Mustafa Çavdar
Göklerin ve yerin kontrolü Allah’a aittir. Allah’ın ayetlerine inanmayan kâfirler var ya işte tümden kaybedecek onlardır. 10/44-45
Şinasi Güneş
Göklerin ve yeryüzünün kilitleri O'nundur. Allah'ın ayetlerini örtenler var ya, işte onlar kayba uğrayanlardır.
39:64. Ayet
Mustafa Çavdar
De ki: Ey cahiller topluluğu siz benim Allah’tan başkasına kulluk etmemi mi emrediyorsunuz? 40/41...44
Şinasi Güneş
De ki! ''Ey cahiller, bana Allah'tan başkasına kulluk etmemi mi emrediyorsunuz?''
39:65. Ayet
Mustafa Çavdar
Oysa sana ve senden öncekilere şöyle vahyedilmişti: – Eğer Allah’a ortak edinip şirk koşacak olursan iyi bil ki yaptığın bütün ameller boşa gider ve kesinlikle kaybedenlerden olursun.
Şinasi Güneş
Şüphesiz sana ve senden öncekilerine de vahyedildi. Eğer ortak koşarsan, kesinlikle amelin hiç olur ve kesinlikle kayba uğrayanlardan olursun [1].
39:66. Ayet
Mustafa Çavdar
Öyleyse, sen sadece Allah’a kulluk et ve daima ona şükredenlerden ol!
Şinasi Güneş
Bilakis, Allah'a kulluk et ve nimetlerinin karşılığını verenlerden ol [1].
39:67. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlar Allah’ın kudret ve yüceliğini hakkıyla tanıyıp kavrayamadılar. Oysa kıyamet gününde bütün yeryüzü onun kudret elinde olacak ve bütün kâinat onun kudret eliyle bir rulo gibi dürülmüş olacaktır. Allah onların ortak edinip şirk koştuklarından münezzeh ve yücedir.
Şinasi Güneş
Allah'ı gerçek ölçüsüyle ölçmediler [6:91, 22:74]. Kıyamet günü yeryüzünün tamamı O'nun avucundadır. Ve gökler sağ eliyle / gücüyle dürülmüştür. O, onların ortak koştuklarından münezzehtir, yüceler yücesidir.
39:68. Ayet
Mustafa Çavdar
O gün Sur’a üflenmiş, Allah’ın diledikleri dışında yerde ve göklerde kim varsa hepsi düşüp ölmüştür. Sonra ikinci sura üflendiğinde bir de bakmışsın ki hepsi ayağa kalkmış yargılanmayı bekliyorlar.
Şinasi Güneş
Ve sura üflendi. Allah'ın gerekli gördüğü kimse dışında, göklerde ve yeryüzünde olan kimseler dehşete düştü / aklı gitti. Sonra ona bir daha üflendiğinde, onlar ayaklanarak gözlemlemeye başlarlar.
39:69. Ayet
Mustafa Çavdar
İşte o gün yer Rabbinin nuru ile aydınlanmış ve herkesin amel defteri önüne konmuş olacak. Nebiler ve şahitler huzura getirilecek herkes hakkında adaletle hükmedilecek ve hiç kimse haksızlığa uğratılmayacak.
Şinasi Güneş
Yer Rabbinin nuruyla aydınlanır. Kitap konur, nebiler ve şahitler getirilir [1] ve aralarında hak ile hüküm gerçekleştirilir ve onlara yanlış yapılmaz.
39:70. Ayet
Mustafa Çavdar
Zira herkese, tüm yaptıklarının karşılığı eksiksiz verilecek. Çünkü Allah, onların neler yapıp ettiğini çok iyi bilmektedir.
Şinasi Güneş
Herkes ne işlemişse tastamam karşılığı verilir. O, yaptığınız şeyleri daha iyi bilir.
39:71. Ayet
Mustafa Çavdar
O gün gerçekleri örtbas eden kâfirler gruplar halinde cehenneme sevk edilirler. Nihayet oraya varınca cehennemin kapıları açılır ve oranın görevlileri onlara: – Size aranızdan Rabbinizin ayetlerini okuyup ileten ve sizi bu dehşetli günle karşılaşacağınıza dair uyaran elçiler gelmedi mi? diye soracaklar, onlar da: – Evet, geldi, diyecekler. Fakat artık bu kâfirler için azap hükmü çoktan kesinleşmiş olacak. 2/119, 67/6...12,
Şinasi Güneş
Gerçekleri örtenler zümre zümre cehenneme sevk edildi. Oraya geldiklerinde kapıları açıldı [1]. Ve bekçileri onlara: "Size Rabbinizin ayetlerini okuyup aydınlatan ve bu gününüze karşılaşacağınız konusunda sizi uyaran, sizden elçiler gelmedi mi [2]?" dedi. "Elbette." dediler. Fakat gerçekleri örtenlerin üzerine takdir edilen azap hükmü gerçekleşti [3].
39:72. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlara denilir ki: – Haydi, içinde kalmak üzere girin cehennem kapılarından! Küstahça böbürlenenler için ne berbat bir yerdir orası!
Şinasi Güneş
"Orada kalıcılar olmak üzere cehennemin kapılarından [15:44, 40:76] girin." denildi. Büyüklenenlerin kaldığı yer ne sıkıntılıdır [16:29, 40:76].
39:73. Ayet
Mustafa Çavdar
Rablerine karşı gelmekten korunanlar da grup grup cennete sevk edilirler. Nihayet kapıları zaten açık olan cennete vardıklarında oranın görevlileri onlara;
Şinasi Güneş
Rablerinin sınırlarına uyup korunanlar zümre zümre cennete sevk edildi [1]. Oraya geldiklerinde kapıları açıldı ve bekçileri onlara: "Esenlik üzerinizedir [15:46, 50:34]. Tertemizsiniz. Kalıcılar olarak oraya girin." dedi.
39:74. Ayet
Şinasi Güneş
"Her işini kusursuz yapmak, bize vaadini doğrulayan [7:44, 19:61] ve bizi bu yere varis kılan Allah'a aittir. Cennetten gerekli gördüğümüz yere yerleşebiliyoruz. Çalışanların karşılığı ne güzeldir [3:136, 29:58]." dediler.
39:75. Ayet
Şinasi Güneş
Ve görevli güçleri, her işini kusursuz yapmasıyla, Rablerinin verdiği görev doğrultusunda hareket ederek Allah'ın egemenlik alanının / evrenin etrafından çevirenler olarak görürsün. Aralarında hakikatle hüküm gerçekleştirildi ve: "Her işini kusursuz yapmak Allah'a aittir." denildi.