⚖️ Tâhâ Suresi — Karşılaştırma

Mustafa Çavdar Şinasi Güneş
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114
20:1. Ayet
Şinasi Güneş
Yolunu şaşıranlara yol gösteren.
20:2. Ayet
Şinasi Güneş
Sana Kur'an'ı mutsuz olman için indirmedik.
20:3. Ayet
Mustafa Çavdar
Ancak Allah’a saygı duyan kimseye bir öğüt olsun diye indirdik.
Şinasi Güneş
Ancak, Allah'a derin saygı duyup rızasını kaybetme endişesi taşıyanlar için, bilgisini kullanmaya vesile olsun diye.
20:4. Ayet
Mustafa Çavdar
Yeri ve yüce gökleri yaratan tarafından indirilmedir bu. 2/97, 4/166, 11/13-14,
Şinasi Güneş
Yeryüzünü ve yüce gökleri oluşturan tarafından ardı ardına indirilmiştir.
20:5. Ayet
Mustafa Çavdar
O Rahman ki, bütün kâinatı egemenliği altına almıştır.
Şinasi Güneş
Rahman, en büyük egemenlik makamını düzenlemiştir [1].
20:6. Ayet
Mustafa Çavdar
Göklerde, yerde ve ikisinin arasında ve toprağın bağrında olan her şey O’nundur.
Şinasi Güneş
Göklerde ve yeryüzünde ve ikisinin arasındakiler O'nundur. Ve nemli toprağın altındakiler de.
20:7. Ayet
Mustafa Çavdar
Düşünceni açıkça söylesen de gizlesen de fark etmez zira O, gizliyi ve en gizliyi bilendir. 2/77, 3/167, 5/61, 9/105, 11/5, 1438
Şinasi Güneş
Sözü açıkça söylesen de, şüphesiz O, sır olanı da, gizli olanı da bilir.
20:8. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah, O kendisinden başka ilah olmayandır. En güzel isimler de
Şinasi Güneş
O'nun dışında bir ilah olmayan Allah'tır. En iyi isimler O'nundur [1].
20:9. Ayet
Mustafa Çavdar
Musa’nın yaşadıkları sana geldi mi? 27/7...13, 28/29...36
Şinasi Güneş
Musa'nın hadisi [1] sana geldi mi?
20:10. Ayet
Mustafa Çavdar
Hani O, bir ateş görmüştü de ailesine: – Siz burada bekleyin ben bir ateş gördüm belki oradan size bir kor getiririm veya ateşin etrafında bir yol gösterici bulurum, demişti. 27/7...14, 28/29...36
Şinasi Güneş
Bir ateş gördüğünde ahalisine: ''Şüphesiz ben bir ateş hissettim [1]. Size ondan aydınlatıcı bir parça bilgi, alıntı getiririm diye beklentide olun. Veya bu ateş üzerine doğruya götüren bir şey bulurum.'' dedi.
20:11. Ayet
Mustafa Çavdar
Nihayet ateşin yanına geldiğinde kendisine: Ey Musa! Diye seslenildi. 27/7...13, 28/29...36
Şinasi Güneş
Oraya yanaşınca: ''Ey Musa'' diye seslenildi.
20:12. Ayet
Mustafa Çavdar
– Benim ben, senin Rabbin. Çıkar ayakkabılarını! Çünkü şu an sen kutsal vadide, Tuva’dasın! 27/7...13, 28/29...36
Şinasi Güneş
Şüphesiz ki benim, senin Rabbin olan ben. Ayakkabılarını çıkar [1]. Sen tertemiz bir vadidesin [79:16][2].
20:13. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve ben seni seçtim şimdi vahyolunanı dinle! 7/144, 20/51, 19/51...58
Şinasi Güneş
''Ben seni hayırlı yaptım [beğendim]. Vahyedilenler için kulak ver.''
20:14. Ayet
Mustafa Çavdar
Evet ben Allah’ım, benden başka ilah yoktur. Öyleyse sadece bana kulluk et ve beni anmak için namaz kıl! 3/191...195, 7/205, 17/110-111, 76/25-26
Şinasi Güneş
''Şüphesiz ki ben Allah'ın ta kendisiyim. Benim dışımda ilah diye bir şey yoktur. Bana kulluk et ve zikrim [öğretim] için cehalet ve yoksullukla mücadeleyi ayağa kaldır [10:87].''
20:15. Ayet
Mustafa Çavdar
Hiç şüphe yok ki bu dünyanın sonu o saat mutlaka gelecektir. Herkes kazandığının karşılığını tastamam alsın diye neredeyse onu kendimden bile gizleyecektim.
Şinasi Güneş
Şüphesiz ki o saat gelicidir. Herkesin gayretinin karşılığını alması için onu neredeyse gizlemekteyim [1].
20:16. Ayet
Mustafa Çavdar
Dünyanın sonunun gelmesine inanmayıp boş arzu ve heveslerine uyan kişi sakın seni O’na inanmaktan alıkoymasın, aksi halde helak olursun. 27/71-72, 34/29-30, 36/48...52, 42/17-18, 53/27-28
Şinasi Güneş
Ona inanıp güvenmeyen ve hevasına uyan, seni ondan alıkoymasın. Yoksa yuvarlanıp gidersin.
20:17. Ayet
Mustafa Çavdar
– Sağ elindeki o şey nedir ey Musa? 7/117-160, 17/101, 20/18...21
Şinasi Güneş
''Sağ elindeki nedir ey Musa?''
20:18. Ayet
Mustafa Çavdar
Musa: – O benim asamdır, ona dayanırım ve onunla koyunlarıma yaprak silkelerim. Ayrıca onunla başka işler de yaparım. 7/117-160, 17/101, 20/17-19...21
Şinasi Güneş
''O benim asamdır [birikimimdir]. Üzerine yaslanırım ve onunla koyunlarıma yaprak silkelerim. Ve onda benim için başka ihtiyaçlarımı gideren şeyler de var.'' dedi.
20:19. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah: -Onu yere bırak ey Musa! Dedi. 7/117-160, 17/101, 20/17-18-20-21-21
Şinasi Güneş
''Bırak onu ey Musa!'' dedi.
20:20. Ayet
Mustafa Çavdar
Musa asasını yere bıraktı bir de ne görsün; o hızla kıvrılıp giden bir yılan oluvermiş.
Şinasi Güneş
Bıraktığında o, gayret gösteren, emek veren, hayat veren bir canlıydı [1].
20:21. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah: -Tut onu korkma! Biz onu ilk haline geri döndüreceğiz.
Şinasi Güneş
"Tutun ona [1] ve korkma [2]. Biz onu ilk yürüyüş yoluna döndüreceğiz [3]."
20:22. Ayet
Mustafa Çavdar
– Şimdi de elini koynuna sok, kusursuz bir şekilde bembeyaz olarak çıkacaktır işte sana başka bir mucize daha!
Şinasi Güneş
Diğer bir ayet olarak, gücünü kanadına ekle [1]. Kötülük olmadan, kusursuz [2] bir şekilde çık.
20:23. Ayet
Mustafa Çavdar
– Böylece sana bazı büyük mucizelerimizi göstermiş oluyoruz.
Şinasi Güneş
Sana ayetlerimizin en büyüklerinden göstermek için...[1].
20:24. Ayet
Mustafa Çavdar
– Şimdi sen Firavuna git, çünkü o iyice azdı.
Şinasi Güneş
Firavun'a git, şüphesiz o, bardağı taşırdı.
20:25. Ayet
Mustafa Çavdar
Musa: -Rabbim göğsüme genişlik ver, dedi. 26/13, 43/51-52,
Şinasi Güneş
"Rabbim, göğsümü genişlet" dedi…
20:26. Ayet
Mustafa Çavdar
– Kolaylaştır işimi!
Şinasi Güneş
"Ve işimi kolaylaştır."
20:27. Ayet
Mustafa Çavdar
– Çöz dilimdeki düğümü! 26/13, 43/51-52,
Şinasi Güneş
"Ve dilimden bağı çöz."
20:28. Ayet
Mustafa Çavdar
– Ki iyi anlasınlar sözümü! 7/104...106, 20/47...58, 26/16…31
Şinasi Güneş
"Sözümü kavrasınlar [1]."
20:29. Ayet
Mustafa Çavdar
– Bana ailemden birini yardımcı ver! 19/51...53, 21/48, 25/35, 37/114...122
Şinasi Güneş
"Ahalimden bana bir vezir [üstlenici, yardımcı 25:35] kıl."
20:30. Ayet
Mustafa Çavdar
– Kardeşim Harun’u. 19/51...53, 21/48, 25/35, 37/114...122
Şinasi Güneş
"Kardeşim Harun'u."
20:31. Ayet
Mustafa Çavdar
– Beni onunla destekle ve güçlendir. 19/51...53, 21/48, 25/35, 37/114...122
Şinasi Güneş
"Onunla gücümü daha da şiddetlendir.
20:32. Ayet
Mustafa Çavdar
– Onu görevimde bana ortak et. 19/51...53, 21/48, 25/35, 37/114...122
Şinasi Güneş
"Ve işimde onu da ortak et."
20:33. Ayet
Mustafa Çavdar
– Böylece seni daha çok yüceltelim. 10/88-89
Şinasi Güneş
"Ki verdiğin görevleri daha çok yerine getirelim."
20:34. Ayet
Mustafa Çavdar
– Ve seni daha çok analım. 10/88-89
Şinasi Güneş
"Öğretini daha çok hatırlatıp uygulayalım."
20:35. Ayet
Mustafa Çavdar
– Şüphesiz sen bizim her halimizi görmektesin. 26/10...19
Şinasi Güneş
"Şüphesiz sen, daima bizimlesin, hakkıyla görensin."
20:36. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah: Ey Musa tüm istediklerin sana verilmiştir, dedi. 10/88-89
Şinasi Güneş
"Şüphesiz istediğin sana verildi ey Musa" dedi.
20:37. Ayet
Mustafa Çavdar
Andolsun ki biz sana geçmişte bir ikramda daha bulunmuştuk. 28/3...6
Şinasi Güneş
"Şüphesiz seni başka sefer de memnun etmiştik."
20:38. Ayet
Mustafa Çavdar
Hani biz annene şöyle ilham etmiştik. 28/7...13
Şinasi Güneş
"Annene vahyettiğimizde ey Musa!"
20:39. Ayet
Mustafa Çavdar
Bebeği sandığın içine koy ve nehre bırak ki nehir onu kıyıya ulaştırsın böylece onu benim ve onun düşmanı alacaktır. Ey Musa katımdan sana bir sevecenlik bahşettim ki gözetimim altında yetişesin. 3/14, 28/7...13
Şinasi Güneş
"Onu sandığa koy. Onu da suya koy. Su da onu kıyıya bıraksın. Benim ve onun düşmanı onu alsın. Ve gözümün önünde yetiştirilmen için üzerine benden bir sevgi bıraktım.''
20:40. Ayet
Mustafa Çavdar
Hani kız kardeşin seni izleyerek gitmiş ve: – Onun bakıcılığını üstlenecek birini size göstereyim mi? demişti. Böylece, gözü aydın olsun ve üzülmesin diye seni annene tekrar kavuşturmuştuk. Derken büyüyünce bir adam öldürmüştün. Biz seni bu sıkıntıdan da kurtarmıştık ve seni pek çok sınavdan geçirerek yetiştirmiştik. Ardından Medyenlilerin arasında senelerce yaşadın. Nihayet takdirim gereği işte buradasın ey Musa! 28/7...27
Şinasi Güneş
Kız kardeşin yürürken: "Size onun sorumluluğunu üstlenecek birini göstereyim mi?" dediğinde, seni annene döndürdük ki, gözü aydın olsun ve hüzünlenmesin. Ve bir kişiyi etkisiz hale getirmiştin [öldürmüştün] ve seni gamdan kurtarmıştık. Ve seni türlü türlü saflaştırıcı sınavlardan geçirmiştik. Senelerce Medyen ahalisinin içinde kaldın. Şimdi koyduğumuz bir ölçü üzerine geldin ey Musa."
20:41. Ayet
Mustafa Çavdar
Seni kendim için seçip yetiştirdim. 27/7...14, 28/30...36
Şinasi Güneş
"Seni kendim için yetiştirdim."
20:42. Ayet
Mustafa Çavdar
– Şimdi sen ve kardeşin verdiğim ayetlerimle gidin ve sakın tebliğimi iletme hususunda gevşek davranmayın. 10/88-89
Şinasi Güneş
"Sen ve kardeşin ayetlerimle git. Ve öğretim / mesajlarım için gevşeklik göstermeyin [1]."
20:43. Ayet
Mustafa Çavdar
– Ve gidin Firavun’a, çünkü o iyice azdı. 79/15...26
Şinasi Güneş
"İkiniz Firavun'a gidin. Şüphesiz o, bardağı taşırdı [79:17]."
20:44. Ayet
Mustafa Çavdar
– Fakat ona yumuşak bir üslupla hitap edin, belki aklını başına alır yahut Allah’a saygı duyar. 3/159, 4/63-148,
Şinasi Güneş
"Öğretimi / mesajlarımı devamlı olarak dikkate alır veya derinden saygı ve endişe duyar diye [79:19] ona yumuşak söz söyleyin.''
20:45. Ayet
Mustafa Çavdar
Her ikisi de: – Rabbimiz, dediler. O’nun bize karşı aşırı davranmasından veya daha da azgınlaşmasından korkuyoruz.
Şinasi Güneş
''Rabbimiz, şüphesiz biz, bize karşı kusurlu davranmasından veya bardağı taşırmasından korkuyoruz.'' dediler.
20:46. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah: – Korkmayın, dedi. Çünkü ben daima sizinle beraberim sizi koruyup gözetirim.
Şinasi Güneş
''Korkmayın. Şüphesiz ben ikinizle beraberim. Kulak veririm ve görürüm [göz kulak olurum].''
20:47. Ayet
Mustafa Çavdar
– Haydi gidin ona ve deyin ki: Biz, Rabbinin gönderdiği elçileriyiz. İsrailoğullarını bizimle beraber Mısır’dan çıkmasına izin ver ve eziyet etme onlara. Andolsun ki biz sana Rabbinden bir ayet/belge ile geldik, Selam olsun benim yol göstericime uyanlara.
Şinasi Güneş
''Ona gidin: ''Biz Rabbinin iki elçisiyiz. İsrailoğullarını bizimle gönder ve onlara azap etme. Şüphesiz sana Rabbinden ayetlerle geldik. Esenlik yol göstericiye uyanların üzerinedir'' deyin.
20:48. Ayet
Mustafa Çavdar
– Hiç şüphen olmasın ki bize şöyle vahyedildi: Kesinlikle azap, gerçeği yalanlayan ve ondan yüz çevirenin üzerine olacaktır. 7/104...106, 26/16...31, 28/36...38, 40/28...46
Şinasi Güneş
''Şüphesiz bize, azabın, yalana sarılıp yüz çeviren / dikkate almayan kimsenin üzerine olduğu vahyedildi [6:49].''
20:49. Ayet
Mustafa Çavdar
Firavun: - Sizin Rabbiniz kim ey Musa? Dedi. 7/104...106, 26/16...31, 28/36...38, 40/28...46
20:50. Ayet
Mustafa Çavdar
Musa: - Bizim Rabbimiz/sahibimiz, her şeye yaratılış amacını veren ardından da ona uygun yolu gösterendir, dedi.
Şinasi Güneş
''Rabbimiz, her şeyin oluşturuluşunu veren, sonra yol gösterendir.'' dedi [1].
20:51. Ayet
Mustafa Çavdar
Firavun: - Peki, önceki milletlerin durumu ne olacak? Dedi. 18/49, 20/52, 45/29, 56/7...41,
Şinasi Güneş
''Önceki kuşakların durumu nedir?'' dedi.
20:52. Ayet
Mustafa Çavdar
Musa: - Onların ne olacağı ile ilgili bilgi Rabbimin katında bir kitaptadır, zira benim Rabbim asla yanılmaz ve asla unutmaz. Dedi. 18/49, 20/51, 45/29, 56/7...41,
Şinasi Güneş
''Onun ilmi Rabbimin katında kitaptadır. Rabbim şaşırmaz ve unutmaz [19:64].'' dedi.
20:53. Ayet
Mustafa Çavdar
O ki yeryüzünü sizin için bir yaşam yeri yaptı ve orada sizin için size imkânlar verdi, gökten su indirdi. Böylece biz bu yağmur suyu ile envai çeşit bitkilerden çifter çifter çıkardık. 2/21-22-29,
Şinasi Güneş
O, yeryüzünü size beşik kılan ve orada yollar açan ve gökten su indirendir. Onunla ayrı ayrı bitkilerden çiftler çıkarırız.
20:54. Ayet
Mustafa Çavdar
O nimetlerden hem siz yiyin hem de hayvanlarınızı otlatın. Şüphesiz bunda temiz akıl sahipleri için nice deliller vardır. 13/1...5, 16/5...13-72...81, 23/19-78,
Şinasi Güneş
Nasiplenin ve etinden ve sütünden yararlandığınız hayvanlarınız otlasın. Şüphesiz bunda, çirkinlikleri engelleyen akıl sahipleri için ayetler vardır.
20:55. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz sizi de o topraktan yarattık sizi yine oraya döndüreceğiz ve yine oradan sizi bir kez daha çıkaracağız. 7/25, 71/17-18
Şinasi Güneş
Sizi ondan oluşturduk ve sizi oraya döndürüyoruz. Tekrar başkasında sizi oradan çıkarırız.
20:56. Ayet
Mustafa Çavdar
Andolsun ki biz Firavun’a bütün ayetlerimizi göstermiştik fakat o yalana sarıldı ve yüz çevirdi. 7/104...126, 10/72...90
Şinasi Güneş
Şüphesiz ona ayetlerimizin hepsini gösterdik. O, yalana sarıldı ve kaçındı.
20:57. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve dedi ki: – Sen bu sihrinle bizi yurdumuzdan çıkarmaya mı geldin ey Musa? 7/104...126, 10/72...90
Şinasi Güneş
''Sen bize, bizi büyüleyici [etkili] bilginle yerimizden çıkarmak için mi geldin ey Musa?'' dedi.
20:58. Ayet
Mustafa Çavdar
Hiç şüphen olmasın ki bizde sana benzer bir sihirle karşılık vereceğiz. Haydi, şimdi herkese açık bir alanda ne senin ne de bizim cayamayacağımız bir buluşma zamanı belirle!
Şinasi Güneş
''Biz de sana benzer bir büyüleyici [etkili] bilgiyle gelelim. Senin ve bizim aramızda, ne senin ne de bizim ihtilaf etmeyeceğimiz şekilde bir sözleşme ve düz bir mekan belirle."
20:59. Ayet
Mustafa Çavdar
Musa da: – Buluşma zamanımız, şenlik günü bütün halkın toplandığı kuşluk vakti olsun, dedi.
Şinasi Güneş
''Sözleşmeniz ziynet [şenlik] günü, insanların toplandığı kuşluk vaktidir.'' dedi.
20:60. Ayet
Mustafa Çavdar
Bunun üzerine Firavun görüşmeyi sonlandırıp çekip gitti ve bütün planlarını hazırlayıp sözleşilen yere geldi. 26/10...67
Şinasi Güneş
Bunun üzerine Firavun uzaklaştı. Planını topladı [hazırladı], sonra yanaştı.
20:61. Ayet
Mustafa Çavdar
Musa onlara: – Yazıklar olsun size! Allah’a karşı yalan uydurmayın. Aksi halde korkunç bir azapla sizi yok ediverir. O’na iftira eden kesinlikle kaybetmeye mahkûmdur. 7/104...126, 10/72...90, 26/10...67
Şinasi Güneş
Musa onlara: ''Eyvah size! Yalanı Allah'a iftira atmayın. Yoksa azapla kökünüzü keser. Şüphesiz ki iftira atan başarısız olur.'' dedi.
20:62. Ayet
Mustafa Çavdar
Bunun üzerine sihirbazlar kendi aralarında durumlarını tartıştılar ve gizli gizli fısıldaştılar. 7/104...126, 10/72...90, 26/10...67
Şinasi Güneş
Toplantılarını gizleyip işlerini aralarında tartıştılar.
20:63. Ayet
Mustafa Çavdar
– Bu iki sihirbaz sihirleriyle sizi yurdunuzdan çıkarmak ve örnek yolunuzu ve hayat tarzınızı yok etmek istiyor, dediler. 7/104...126, 10/72...90, 26/10...67,
Şinasi Güneş
''Bu ikisi ancak büyüleyici [etkili] bilgileriyle sizi yerinizden çıkarmak isteyen iki büyüleyici [etkili] bilgindir. Sizin örnek tarikatınızı [yolunuzu] gidermek [yok etmek] istiyorlar.'' dediler.
20:64. Ayet
Mustafa Çavdar
– Bu sebeple sihirle ilgili bütün hünerlerinizi ortaya koyun ve bir düzen içinde gücünüzü gösterin, zira bugün üstün gelen zafer kazanmış olacaktır. 7/104...126, 10/72...90, 26/10...67,
Şinasi Güneş
''Planlarınızı toplayın. Sonra sırayla gelin. Şüphesiz bugün, üstün [galip] gelen başarıya ulaşmıştır."
20:65. Ayet
Mustafa Çavdar
Sihirbazlar: Ey Musa, dediler, hünerini önce sen mi göstereceksin yoksa ilk biz mi başlayalım. 7/104...126, 10/72...90, 26/10...67,
Şinasi Güneş
"Kim ortaya atsın? Sen mi ortaya atarsın yoksa ilk önce biz mi ey Musa?" dediler [7:115].
20:66. Ayet
Mustafa Çavdar
Musa: – Hayır dedi önce siz başlayın. O da ne! Onların ipleri yaptıkları sihir sebebiyle hızla hareket ediyormuş gibi göründü. 7/104...126, 10/72...90, 26/10...67,
Şinasi Güneş
"Bilakis siz atın" dedi. O zaman, onların birikimlerini, çer çöplerini, büyüleyici [etkili] bir şekilde sunmalarından, onun gözünde, gerçekten koşan, emek veren, gayret gösteren gibi göründü [gözünde büyüdü].
20:67. Ayet
Mustafa Çavdar
Bu yüzden Musa’nın içine bir korku düştü. 20/68-69
Şinasi Güneş
Musa, içinde korkuya kapıldı.
20:68. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz de: – Hiç korkma, çünkü üstün gelecek kesinlikle sen olacaksın, dedik.
Şinasi Güneş
"Korkma! Şüphesiz, daha üstün [galip] gelecek olan sensin." dedik.
20:69. Ayet
Mustafa Çavdar
Şimdi sağ elindeki asayı yere bırak, onların iplerini ve sopalarını yutacaktır. Yaptıkları, sihirbazların hilesinden başka bir şey değildir. Zira sihirbazlar asla başarıya ulaşamazlar. 7/104...126, 10/72...90, 26/10...67,
Şinasi Güneş
"Sağ elinde olanı ortaya at. Ürettikleri ne varsa yutsun. Şüphesiz onların ürettikleri büyüleyici [etkili] bir plandır [kurgudur]. Büyüleyicinin yanaştığı yer başarı kazanamaz."
20:70. Ayet
Mustafa Çavdar
Sonunda sihirbazlar secdeye kapanarak dediler ki: – Biz Musa ile Harun’un Rabbine/sahibine iman ettik. 26/45...51
Şinasi Güneş
Büyüleyici [etkili] bilginler hemen secdeye atıldılar. Ve: "Musa ve Harun'un Rabbine inanıp güvendik." dediler.
20:71. Ayet
Mustafa Çavdar
Firavun: – Ben size izin vermeden ona inandınız ha? Demek ki size sihri öğreten büyük ustanız o imiş. Ben de sizin haklarınızı elinizden alacağım ve hurma kütüklerinde sallandıracağım! O zaman göreceksiniz hangimizin azabı daha şiddetli ve daha kalıcı imiş! 7/104...145
Şinasi Güneş
"Size izin vermeden önce mi ona inanıp güvendiniz? O, size büyülemeyi [etkilemeyi] öğreten büyüğünüzdür. Kesinlikle ben de, ellerinizi ve ayaklarınızı işlerinizden kesip [1], sonra da hepinizi hurma tarlalarında ağır işlerde çalıştırırım. Hangimizin azabı daha şiddetli ve daha kalıcı öğrenirsiniz [2].
20:72. Ayet
Mustafa Çavdar
Sihirbazlar: – Biz seni, bize gösterilen bunca delile ve bizi yaratan Allah’a asla tercih etmeyeceğiz. Hakkımızda istediğin hükmü ver senin hükmün ancak bu dünyada geçer, dediler. 7/104...145
Şinasi Güneş
"Bize gelen apaçık kanıtlar ve fıtratımızı belirleyene karşı asla seni [yolunu] tercih etmeyiz. Gerçekleştireceğin neyse gerçekleştir. Şüphesiz ancak, dünya hayatında gerçekleştirebilirsin [hükmedebilirsin]." dediler.
20:73. Ayet
Mustafa Çavdar
Şüphesiz ki biz, günahlarımızı ve senin bize zorla yaptırdığın sihri bağışlaması için Rabbimize/sahibimize iman ettik. Allah, inanılmaya en layık ve en kalıcısıdır. 7/104...145
Şinasi Güneş
"Şüphesiz biz, bize zorla yaptırdığın büyüleyicilikten [aldatmacadan] ve hatalarımızdan dolayı bizi bağışlaması için Rabbimize inanıp güvendik. Hayırlı ve daha kalıcı olan Allah'tır."
20:74. Ayet
Mustafa Çavdar
Kim Rabbine günaha batmış bir halde gelirse onun için cehennem vardır, orada ne ölebilir ne tam yaşayabilir. 7/40, 30/12-13, 36/60...64, 43/74...78, 74/41...64
Şinasi Güneş
Gerçek o ki, kim Rabbine suçta ileri gitmiş olarak gelirse, ona cehennem vardır. Orada ne yaşar ne de ölür [1].
20:75. Ayet
Mustafa Çavdar
Kim de Rabbinin huzuruna iyi ve güzel işler yapmış bir mümin olarak gelirse işte bunlar için de yüce makamlar vardır. 9/20...22, 21/101...105,
Şinasi Güneş
Ve kim inanıp güvenerek gelirse ki, düzeltici işler yapmıştır [1], böyle kimselere yüksek dereceler vardır.
20:76. Ayet
Mustafa Çavdar
Altından ırmakların çağladığı içinde kalacakları Adn cennetleri. İşte budur arınmış kimsenin ödülü. 4/57, 11/107, 13/23-35,
Şinasi Güneş
Orada kalıcı oldukları, altlarından nehirler akan Adn bahçeleri. Ve bu, arınan kimselere bir karşılıktır [1].
20:77. Ayet
Mustafa Çavdar
Andolsun ki biz Musa’ya: – Kullarımı geceleyin yürüt denizde onlar için kuru bir yol aç. Firavun’un sizi yakalamasından ve boğulmaktan korkma! Diye vahyetmiştik. 2/50, 7/138, 10/88...90, 26/60...66
Şinasi Güneş
Ve geceleyin kullarımı yürütmesi için Musa'ya vahyettik. ''Bol suda onlara kuru bir yol aç. Yetişilmekten korkma ve endişe etme.''
20:78. Ayet
Mustafa Çavdar
Firavun askerleriyle onların peşine düştü fakat denizin dalgaları onları sarıp yutuverdi. 2/50, 7/138, 10/88...90, 26/60...66
Şinasi Güneş
Firavun ve askerleri onların izini takip etti [1]. Onları, sudan kaplayan şey kaplayıverdi.
20:79. Ayet
Mustafa Çavdar
Firavun halkını saptırmış ve onlara doğru yolu göstermemişti. 40/28...46
Şinasi Güneş
Firavun halkını saptırdı ve yol göstermedi.
20:80. Ayet
Mustafa Çavdar
Ey İsrailoğulları! Biz sizi düşmanınızdan kurtarmış, Sina dağının sağ yamacını size vaat edip, size kudret helvası ve bıldırcın indirmiştik. 5/111...115
Şinasi Güneş
Ey İsrailoğulları! Şüphesiz sizi düşmanınızdan kurtarmıştık. Nebilik aşamasının kenarında [1] size vaat etmiştik. Ve size kudret helvası ve bıldırcın / bal ikram etmiştik [2:57, 7:160].
20:81. Ayet
Mustafa Çavdar
Size verdiğimiz rızıkların temiz ve helal olanlarından yiyin fakat nankörlük ederek azgınlaşmayın aksi halde gazabımı hak etmiş olursunuz. Kim benim gazabımı hak ederse tepetaklak olur gider. 5/111...115
Şinasi Güneş
Verdiğimiz rızıkların temiz olanlarından nasiplenin [2:60]. Onda bardağı taşırmayın. Yoksa üzerinize hoşnutsuzluğum iner. Ve kime hoşnutsuzluğum inerse tepetaklak olur.
20:82. Ayet
Mustafa Çavdar
Fakat şunu da iyi bilin ki ben, tövbe edip dönen böylece iman edip iyi ve güzel işler yapan ve doğru yolda sebat edenleri kesinlikle bağışlarım. 4/17-18, 8/38, 7/153, 25/63...77
Şinasi Güneş
Ve şüphesiz ben, hatasından kesin dönüş yapıp bana itaate yönelen ve inanıp güvenerek düzeltici iş yapan, sonra da doğru yolda olanlar için, kesinlikle bağışlayanım.
20:83. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah: Ey Musa kavmini bırakıp buraya gelmekte neden aceleci davrandın? 2/51...54, 7/142...156,
Şinasi Güneş
''Halkından seni acele ettiren nedir ey Musa?''
20:84. Ayet
Mustafa Çavdar
Musa: – Onlar benim yolumdan gidiyorlar, ey Rabbim, sen hoşnut olasın diye gelmekte acele ettim. 2/51...54, 7/142...156,
Şinasi Güneş
''Onlar benim tercihim [yolum] üzerindeler. Ve ben seni razı etmek için acele ettim Rabbim.'' dedi.
20:85. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah: – Sen ayrıldıktan sonra kavmini sınadık ve Samiri onları doğru yoldan saptırdı, dedi. 2/51...54, 7/142...156, 20/83-84
Şinasi Güneş
''Şüphesiz senden sonra halkını sınadık. Ve Samiri-li [1] onları saptırdı.'' dedi.
20:86. Ayet
Mustafa Çavdar
Bunun üzerine Musa son derece kızgın ve üzgün bir şekilde kavmine döndü: Ey kavmim Rabbiniz size güzel bir vaatte bulunmamış mıydı? Yoksa bu vaadin süresi çok uzun geldi de ondan ümit mi kestiniz veya Rabbinizin gazabına uğramak mı istiyordunuz da bana verdiğiniz ahdinizden döndünüz? Dedi. 2/51...54, 7/142...156, 20/83...85
Şinasi Güneş
Musa hemen hoşnutsuz ve üzüntülü bir şekilde halkına döndü. ''Rabbiniz size vaadin iyisini vaat etmemiş miydi? O taahhüt size uzun mu geldi? Yoksa Rabbinizin hoşnutsuzluğunun üzerinize inmesini mi istediniz? Vaatleştiğimiz konuda ihtilafa düştünüz [caydınız].'' dedi [7:150].
20:87. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlar da: – Sana verdiğimiz ahdimizden kendi irademizle dönmedik. Fakat biz Mısırlıların ziynet eşyalarına konmanın vebalini taşıyorduk, biz de onları ateşe attık. Samiri de böyle yaptı, dediler. 7/148...156, 20/88...93
Şinasi Güneş
''Kendi gücümüzle seninle olan vaatleşmemizden caymadık. Lakin, o halkın ziynetinden [çekiciliklerinden] bir yük üstlenmiştik. Onu koyduk. Samiri-li de işte böyle attı.'' dediler.
20:88. Ayet
Mustafa Çavdar
Evet Samiri onlara böğürme sesi çıkaran bir buzağı heykeli çıkarttı ve: – İşte, sizin de ilahınız, Musa’nın da ilahı budur. Ne var ki o, bunu unuttu, dediler. 7/148...156, 20/85...93
Şinasi Güneş
''Onlara aldatıcı sesi olan buzağı cesedi [1] çıkardı ve bu sizin ilahınız ve Musa'nın unuttuğu ilahıdır.'' dediler.
20:89. Ayet
Mustafa Çavdar
Oysa heykelin onların hiçbir isteğine cevap veremediğini onlara bir zarar ve yarar sağlama gücüne sahip olmadığını görmüyorlar mıydı? 7/148...156, 20/85...93
Şinasi Güneş
Onlara bir söz döndürmediğini [cevap vermediğini] ve onlara bir darlığa veya menfaate güç yetiremediğini görmüyorlar mı?
20:90. Ayet
Mustafa Çavdar
Üstelik Musa dönmeden önce Harun onlara: Ey Kavmim! Siz, bu heykel ile fena halde tuzağa düşürüldünüz. Sizin gerçek Rabbiniz Rahman’dır, siz beni izleyin ve benim emirlerime uyun, demişti. 7/148...156, 20/85...93
Şinasi Güneş
Şüphesiz Harun ondan önce: ''Ey halkım! Siz onunla sınandınız. Ve Rabbiniz Rahman'dır, bana uyun ve emrime itaat edin'' demişti.
20:91. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlar ise: – Musa bize geri dönünceye kadar ona saygı duymaktan vazgeçmeyeceğiz, demişlerdi. 2/93, 7/148...156, 20/85...93
Şinasi Güneş
''Musa bize dönene kadar kendimizi ona adayanlar olmaktan asla vazgeçmeyiz.'' dediler.
20:92. Ayet
Mustafa Çavdar
Musa: Ey Harun, onların saptıklarını gördüğün halde neden engel olmadın? 7/104...156, 19/51...53, 23/45...49, 25/35, 26/10...48, 28/30...35, 37/116...122
Şinasi Güneş
[Musa]: ''Onları sapıklıkta gördüğünde, seni men eden nedir ey Harun?'' dedi.
20:93. Ayet
Mustafa Çavdar
Bana tabi olman gerekmez miydi? Yoksa sen benim emrime karşı mı geldin? 7/104...156, 19/51...53, 23/45...49, 25/35, 26/10...48, 28/30...35, 37/116...122
Şinasi Güneş
''Bana mı uymadın? Emrime mi asi oldun?''
20:94. Ayet
Mustafa Çavdar
Harun ise: Ey anamın oğlu dedi. Saçımı sakalımı çekiştirip durma! Gerçek şu ki ben senin, “Sözümü muhafaza etmedin de İsrailoğullarının arasına ayrılık soktun’’ demenden endişe ettim. 7/104...156, 19/51...53, 23/45...49, 25/35, 26/10...48, 28/30...35, 37/116...122
Şinasi Güneş
''Ey annemin oğlu, başımı ve sakalımı tutma. Şüphesiz ben, sözümü gözetmedin ve İsrailoğulları arasında ayrılık çıkardın demenden endişe ettim.'' dedi.
20:95. Ayet
Mustafa Çavdar
– Peki senin derdin neydi ey Samiri? Diye çıkıştı.
Şinasi Güneş
''Senin hitabın [amacın] ne ey Samiri-li?''
20:96. Ayet
Mustafa Çavdar
O da: – Ben onların görmediği bazı şeyleri gördüm ve elçinin inanç sisteminden bir parçayı alıp attım, içimden böyle yapmak geldi, dedi. 7/104...156, 19/51...53, 23/45...49, 25/35, 26/10...48, 28/30...35, 37/116...122
Şinasi Güneş
''Ben onda onların görmediklerini gördüm. Ve elçinin eserinden bir alıntı alıntıladım ve onu fırlatıp attım. Nefsime böyle hoş geldi.'' dedi [1].
20:97. Ayet
Mustafa Çavdar
Musa: – Defol git! Artık sen hayatın boyunca toplumdan dışlanacak ve yalnızlığa mahkûm olarak sapık inancınla baş başa kalacaksın. Bir de hiç kaçıp kurtulamayacağın bir azap seni bekliyor. Şimdi de ısrarla önünde saygıyla eğildiğin şu ilahına bir bak onu yakacağız sonra da küllerini denize savuracağız, dedi. 7/104...156, 19/51...53, 23/45...49, 25/35, 26/10...48, 28/30...35, 37/116...122
Şinasi Güneş
''Git! Şüphesiz sana, hayatında 'Bana temas yok' demen vardır [1]. Ve şüphesiz sana, asla ihtilaf edemeyeceğin bir vaat [hesap günü] vardır. Üzerine gölge olup [başından ayrılmayıp] adandığın ilahını bir gözlemle. Kesinlikle onu yakarız. Sonra da bir savuruşla onu suya savururuz.''
20:98. Ayet
Mustafa Çavdar
Şunu unutmayın ki sizin ilahınız ancak, kendisinden başka ilah olmayan Allah’tır. Zira O’nun bilgisi her şeyi kuşatmıştır. 2/163, 3/64, 17/23-39,
Şinasi Güneş
Şüphesiz sizin ilahınız, O'nun dışında ilah diye bir şeyin olmadığı Allah'tır. İlmi her şeyi kuşatmıştır.
20:99. Ayet
Mustafa Çavdar
İşte bu şekilde geçmişte yaşanan olayların bir kısmını sana aktarıyoruz zira katımızdan sana bir öğüt ve itibar kaynağı zikir verdik.
Şinasi Güneş
İşte böyle, sana geçmişte yaşanmış önemli haberlerden anlatıyoruz. Şüphesiz sana katımızdan zikir [aklınızdan çıkarmayıp, yeri geldiğinde bilgisini kullanacağınız bir öğreti] verdik.
20:100. Ayet
Mustafa Çavdar
Kim bu uyarı dolu mesajdan yüz çevirirse iyi bilsin ki o, kıyamet günü büyük bir vebal yüklenecek.
Şinasi Güneş
Kim ondan duyarsız olursa, o, kıyamet günü bir yük üstlenir.
20:101. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve o yükün altından asla kalkamayacak. Kıyamet gününde, altında kalacakları yük ne berbat bir yüktür. 6/31, 23/99...110, 35/37, 43/74...78
Şinasi Güneş
Onda [yükü taşımakta] kalıcıdırlar. Kıyamet günü onların taşıdığı ne kötüdür.
20:102. Ayet
Mustafa Çavdar
O gün sura üflenecek, işte o gün, suçluları gözleri gövermiş olarak bir araya toplarız. 18/99-100, 23/101, 27/87, 36/51-52,
Şinasi Güneş
Sur'a üfürülür. Ve o gün, suçta ileri gidenleri, gözleri donup kalmış şekilde toplarız [14:42-43].
20:103. Ayet
Mustafa Çavdar
Aralarında kısık seslerle birbirleriyle konuşarak: -Dünyada ancak on gün kadar kaldınız, derler. 10/45, 23/112...114,
Şinasi Güneş
Aralarında fısıldaşırlar. ''Onun [on günün] dışında kalmadınız.''
20:104. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz, onların neler konuştuklarını çok iyi biliriz. İçlerinden en akıllıları: Hayır olsa olsa bir gün kadar kaldınız, der. 10/45, 23/112...114,
Şinasi Güneş
Yol bakımından daha iyi örnek vereni: ''Bir günden başka kalmadınız'' dediğinde, ne dediklerini biz daha iyi biliriz [1].
20:105. Ayet
Mustafa Çavdar
Sana o gün dağların ne olacağını soruyorlar. De ki: -Rabbim onları toz duman edip savuracak. 18/47, 20/105-107, 52/10, 56/4...6,
Şinasi Güneş
Sana dağlardan soruyorlar. De ki! ''Rabbim onu bir savuruşla savurur [77:10].''
20:106. Ayet
Mustafa Çavdar
Yerlerini de dümdüz edip kuru bir toprak haline getirecektir. 18/47, 20/106-107, 52/10, 56/4...6,
Şinasi Güneş
Onu bomboş, dümdüz bırakır [18:47].
20:107. Ayet
Mustafa Çavdar
Öyle ki orada ne bir çukur ne de bir tümsek görebilirsin?
Şinasi Güneş
Orada bir eğrilik ve tümsek göremezsin.
20:108. Ayet
Mustafa Çavdar
O gün insanlar toplanmak üzere çağrıldıklarında hiçbir yöne sapmadan çağırana uyacaklar ve Rahman’ın heybetinden sesler kısılacak, öyle ki fısıltıdan başka bir ses işitemeyeceksin. 14/42-43, 50/41-42, 54/6...8, 70/43-44
Şinasi Güneş
O gün, eğriliği olmayan o çağrıcıya uyarlar. Ve Rahman için sesler endişelidir [kısıktır]. Hafif bir uğultunun dışında bir şey duymazsın.
20:109. Ayet
Mustafa Çavdar
O gün, Rahman’ın izin verdiği ve sözünden/iman ve ikrarından razı olduğu kimseden başkasına şefaat fayda vermeyecek. 10/3, 19/85...87, 21/26…28,
Şinasi Güneş
O gün, Rahman'ın ona izin verdiği ve sözünden razı olduğu kimsenin dışındakine şefaat menfaat sağlamaz [1].
20:110. Ayet
Mustafa Çavdar
Zira Allah, onların yaptıklarını da yapacaklarını da bilir. Fakat onların ilmi bunu kavrayamaz.
Şinasi Güneş
Önlerindekini ve arkalarındakini bilir. Onlar, onu ilim olarak kuşatamazlar [1].
20:111. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve o gün yüzler, hayatın kaynağı ve evrenin yöneticisinin huzurunda eğilmiştir. Zulüm yüklenen de gerçekten perişan olmuştur. 7/40, 30/12-13, 36/60...64, 43/74...78, 74/41...64
Şinasi Güneş
Daima diri olan ve varlığı ayakta tutan [2:255, 3:2] için yüzler eğilmiştir. Ve şüphesiz zulüm taşıyan başarısız olmuştur.
20:112. Ayet
Mustafa Çavdar
Fakat mümin olarak iyi ve güzel işler yapan ise ne haksızlığa uğramaktan korkacak ne de yaptığının karşılığını alamamaktan.
Şinasi Güneş
Ve kim düzeltici işlerden yaparsa ki o inanıp güvenendir [1], yanlışlık ve aşağılanmaktan korkmaz.
20:113. Ayet
Mustafa Çavdar
İşte biz bu vahyi böylece Arapça bir Kuran olarak indirdik. Belki korunurlar veya onlara yeni bir öğüt olur diye vereceğimiz cezaları tekrar tekrar ortaya koyduk. 13/37, 14/4, 19/97, 26/192...196, 39/27-28,
Şinasi Güneş
İşte böylece sana onu arabiyyen [1] bir hitap olarak indirdik. Ve onu, vaat edilenden [hesap gününden, cehennemden] vahyin sınırlarına uyup korunsunlar veya onlara bir zikir [akıllarını başlarına getirecek bilgi, öğreti] haber verilsin diye evire çevire açıkladık.
20:114. Ayet
Mustafa Çavdar
Her şeye gerçek hükümran olan Allah, yücelerden yücedir. Kuran sana vahyolunurken vahiy tamamlanmadan önce herhangi bir konuda hüküm vermek için acele etme! Ve “Rabbim ilmimi artır!” de.
Şinasi Güneş
Gerçek egemen, yüceler yücesi olan Allah'tır. Onun vahyedilmesi tamamen gerçekleşmeden önce, hüküm vermede acele etme. ''Rabbim bana ilmi arttır'' de [1].
20:115. Ayet
Mustafa Çavdar
Andolsun ki biz daha önce, Âdem’e ahdimizi bildirmiştik. Fakat onu unuttu biz onu emrimize uymada azimli bulmadık. 2/30...39, 7/11...25, 15/28...44, 17/62...65, 18/50, 38/71...85
Şinasi Güneş
Şüphesiz biz önceden Adem'e ahit verdik, o ise unuttu. Onu kararlı / azimli bulmadık.
20:116. Ayet
Mustafa Çavdar
Hani bir zamanlar meleklere: – Âdem için secde edin/emrine amade olun, demiştik de onlar da hemen secde etmişlerdi/emrine girmişlerdi. Fakat İblis ise secde etmedi, ayak diredi. 2/30...39, 7/11...25, 15/28...44, 17/62...65, 18/50, 38/71...85
Şinasi Güneş
Meleklere [görevli güçlere]: ''Adem için secde edin [insana boyun eğin]'' dediğimizde, iblis dışında secde ettiler. O, kaçındı.
20:117. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz de ona: Ey Âdem! Bu senin ve eşinin düşmanıdır, sakın sizi bahçeden çıkarmasın, aksi halde perişan olursun, dedik. 2/30...39, 7/11...25, 15/28...44, 17/62...65, 18/50, 38/71...85
Şinasi Güneş
''Ey Adem! Bu, senin ve eşin için bir düşmandır. Sizi cennetten çıkarmasın ki mutsuz olursunuz'' dedik.
20:118. Ayet
Mustafa Çavdar
Oysaki bahçede ne aç kalırsın ne açıkta kalırsın. 2/30...39, 7/11...25, 15/28...44, 17/62...65, 18/50, 38/71...85
Şinasi Güneş
Sana orada aç ve çıplak kalmak yoktur.
20:119. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve orada ne susuzluk çekersin ne de sıcağa maruz kalırsın. 2/30...39, 7/11...25, 15/28...44, 17/62...65, 18/50, 38/71...85
Şinasi Güneş
Ve gerçekten sana, susuz kalmak ve güneşin sıcağından etkilenmek de yoktur.
20:120. Ayet
Mustafa Çavdar
Ne var ki Şeytan Allah’ın yaklaşmayın dediği kötülüğü/günahı işlemeleri için vesvese verdi “Eğer bunu yaparsanız birer melek/melik veya burada kalıcı olanlardan olursunuz” dedi. 2/30...39, 7/11...25, 15/28...44, 17/62...65, 18/50, 38/71...85
Şinasi Güneş
Şeytan ona vesvese vererek: ''Sana kalıcı ağacı ve yıpranmayan bir mülkü göstereyim mi?'' dedi.
20:121. Ayet
Mustafa Çavdar
Nihayet her ikisi de şeytanın vesvesesine uyarak kötülüğü/günahı işlediler, yaptıklarının farkına varınca da yanlışlarını örtmeye başladılar. 2/30...39, 7/11...25, 15/28...44, 17/62...65, 18/50, 38/71...85
Şinasi Güneş
Ondan nasiplendiler ve onlara kötülükleri gözüktü. Ve üzerine cennetin varakından [1] üst üste kendilerine biriktirmeye başladılar [2]. Adem Rabbine asi olup sapkınlıkta ileri gitti.
20:122. Ayet
Mustafa Çavdar
Âdem Tövbe etti. Rabbi onu seçti ve onu doğru yola iletti. 2/30...39, 7/11...25, 15/28...44, 17/62...65, 18/50, 38/71...85
Şinasi Güneş
Sonra Rabbi onu seçti, hatasından kesin dönüş yapıp kendisine itaate yönelmesini kabul etti ve yol gösterdi.
20:123. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve her ikisine de: – Hepiniz, birbirinize düşman olarak inin oradan. Benim katımdan size bir doğru yol gösterici geldiğinde kim benim doğru yol kılavuzuma uyarsa o asla yolunu şaşırmayacak ve asla bedbaht olmayacak. 2/30...39, 7/11...25, 15/28...44, 17/62...65, 18/50, 38/71...85
Şinasi Güneş
''Bir kısmınız bir kısmınız için düşman olarak oradan topluca alçalın. Benden bir yol gösterici geldiğinde, kim yol göstericime uyarsa, sapıtmaz ve mutsuz da olmaz.'' dedi [1].
20:124. Ayet
Mustafa Çavdar
Ama kim de benim uyarı dolu zikrimden/Kuran’dan yüz çevirirse, kesinlikle ona sıkıntılı bir hayat vardır ve biz onu kıyamet gününde mahşere kör olarak getiririz. 2/30...39, 7/11...25, 15/28...44, 17/62...65, 18/50, 38/71...85
Şinasi Güneş
Kim zikrimden duyarsız kalırsa, ona sıkıcı bir geçimlik vardır. Ve kıyamet günü onu kör olarak toplarız [1].
20:125. Ayet
Mustafa Çavdar
O der ki: – Rabbim niçin beni mahşere kör olarak getirdin? Oysa ben dünyada iken gören birisi idim 3/20, 17/97, 19/36, 36/60-61, 7/179, 18/29, 20/123...127,
Şinasi Güneş
''Rabbim, neden beni kör topladın? Şüphesiz ben, hakikati görendim'' dedi.
20:126. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah: – Evet, bu iş böyle, zira bizim ayetlerimiz sana geldiğinde sen onları umursamamış/hafife almıştın. İşte bugün de sen kale alınmayacaksın ve umursanmayacaksın. Der. 7/51, 9/67...69,
Şinasi Güneş
''İşte böyle. Ayetlerimiz sana geldiğinde onu unuttun. Bugün de işte böyle unutulursun.'' dedi [17:72].
20:127. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz, haddi aşan ve Rablerinin ayetlerine inanmayanları işte böyle cezalandırırız. Hele ahiret azabı daha şiddetli olacaktır. 3/112, 11/112, 10/74, 23/7, 23/105-106, 6/110-111, 10/94...97,
Şinasi Güneş
Kim ölçüsüz davranırsa ve Rabbinin ayetlerine inanıp güvenmezse, işte böyle karşılık veririz. Ve ahiret azabı, kesinlikle daha şiddetli ve daha kalıcıdır.
20:128. Ayet
Mustafa Çavdar
Şimdi yurtlarında gezip dolaştıkları kendilerinden önce yaşamış nice nesilleri helak etmiş olmamız onların akıllarını başlarına getirmedi mi? Elbette bunda aklıselim sahipleri için alınacak nice ibretler vardır. 10/13, 14/44-45, 22/42...44, 38/12...14
Şinasi Güneş
Onlardan önceki kuşaklardan nicelerini yıkıma uğratmamız onlara yol göstermiyor mu? Meskenlerinde geziyorlar. Şüphesiz bunda, çirkinlikleri engelleyen akıl sahipleri için ayetler vardır [32:26, 35:44].
20:129. Ayet
Mustafa Çavdar
Eğer Rabbinden bir kelime ve belirlenmiş bir süre olmasaydı onların işi çoktan bitirilirdi. 16/61, 18/58, 29/53-54, 35/37-45,
Şinasi Güneş
Rabbinin daha önce takdir ettiği hükmü olmasaydı, kesinlikle adı belirlenmiş ecel [son] gerekli olurdu.
20:130. Ayet
Mustafa Çavdar
Sen onların söylediklerine sabret, güneşin doğuşundan ve batışından önce (namazla) Rabbini överek onun yüceliğini dillendir, gecenin bazı saatlerinde ve gündüzün iki ucunda da O’nun yüceliğini dillendir ki Rabbinin hoşnutluğuna eresin. 11/114, 17/78, 30/17-18,
Şinasi Güneş
Onların söylediklerine diren [1]. Güneş doğmadan ve batmadan önce Rabbinin verdiği görevleri hakkıyla yerine getir. Gecenin bazı bölümlerinde ve gündüzün taraflarında da verilen görevleri yerine getir ki razı olasın.
20:131. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlardan bir kısmına sırf sınamak için verdiğimiz dünya hayatının aldatıcı görkemine gıpta etme zira Rabbinin sana verdiği nimetler daha hayırlı ve daha kalıcıdır. 9/85, 15/88, 18/29-46
Şinasi Güneş
Onları sınamak için, onunla yararlandırdığımız, onlardan eşler ve dünya hayatının süsü olan şeylere gözünü uzatma / dikme. Rabbinin rızkı hayırlı ve daha kalıcıdır [1].
20:132. Ayet
Mustafa Çavdar
Ailene namaz kılmayı emret. Sen de onun üzerinde kararlı ol! Zira biz senden rızık istemiyoruz çünkü seni biz rızıklandırıyoruz. Mutlu son sakınan ve korunanlarındır. 6/14, 11/6, 28/83-84, 29/60, 51/57-58,
Şinasi Güneş
Ahaline salatı [1] emret ve sen de üzerinde dirençli ol. Senden rızık istemiyoruz. Seni biz rızıklandırıyoruz. Sonuç vahyin sınırlarına uyup korunmak içindir [2].
20:133. Ayet
Mustafa Çavdar
Bir de kalkıp bize “Rabbinden bir ayet/belge getirmeli değil miydi?” diyorlar. Hâlbuki öncekilere dair Kuran’dan açık ayetler/belgeler onlara gelmedi mi? 10/20, 13/7, 17/59, 29/50-51
Şinasi Güneş
''Bize Rabbinden bir ayet getirmesi gerekmez miydi?'' dediler. Önceki sayfalarda olan [1] apaçık kanıt onlara gelmedi mi?
20:134. Ayet
Şinasi Güneş
Şayet onları ondan [Kur'an inmeden] önce bir azapla yıkıma uğratsaydık kesinlikle: ''Rabbimiz, şayet bize bir elçi gönderseydin, alçaklık ve rezilliğe düşmeden önce senin ayetlerine uyardık.'' derlerdi [1].
20:135. Ayet
Şinasi Güneş
De ki! Herkes gözetlemektedir, siz de gözetleyin. Tek düzgün yolun arkadaşları kimmiş ve doğru yolda olan kimmiş öğreneceksiniz [1].
← 19. Meryem 21. Enbiyâ →