Mealler › Karşılaştırma › Fetih
⚖️ Fetih Suresi — Karşılaştırma
Mustafa Çavdar
Şinasi Güneş
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
48:1. Ayet
Mustafa Çavdar
Hiç şüphen olmasın ki biz sana parlak bir fethin ve zaferin yolunu açtık. 14/13...15,
Şinasi Güneş
Şüphesiz biz sana, apaçık bir fethin kapılarını açtık.
48:2. Ayet
Mustafa Çavdar
Böylece Allah geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlayacak ve sana bahşedeceği nimetlerini tamamlayacak ve seni dosdoğru yoluna iletecek. 3/103, 24/54-55
Şinasi Güneş
[Yapmaman gerekip de] Yaptığın ve [yapman gerekip de] ertelediklerinden kaynaklı suçlarından seni bağışlaması, sana olan nimetini tamamlaması ve sana dosdoğru yolu göstermesi için.
48:3. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve böylece Allah sana çok şerefli ve muhteşem bir zaferle yardım edecektir.
Şinasi Güneş
Ve Allah'ın, üstün bir yardımla sana yardım etmesi için.
48:4. Ayet
Mustafa Çavdar
Zira imanları ve güvenleri artsın diye müminlerin kalplerine huzur ve sükûnet veren O’dur. Çünkü göklerin ve yerin bütün orduları/güçleri Allah’ındır. Allah her şeyi bilen ve her hükmü doğru olandır. 8/2-3
Şinasi Güneş
O, imanlarıyla birlikte, iman olarak daha da artırmaları için, inanıp güvenenlerin kalplerine sükunet indirendir [48:18]. Göklerin ve yeryüzünün orduları Allah'ındır. Allah, daima bilendir, adaleti sağlayan en doğru hükümleri verendir.
48:5. Ayet
Mustafa Çavdar
Bütün bu ikramlar, Allah’ın mümin erkek ve mümin kadınları, tabanından ırmakların çağladığı cennetlere yerleştirmesi ve kötülüklerini örtmesi içindir. Allah katındaki en büyük kurtuluş işte budur.
Şinasi Güneş
İnanıp güvenen erkeklerin ve inanıp güvenen kadınların, kötülüklerini onlardan örtmesi ve orada kalıcılar olarak, altından nehirler akan bahçelere sokması için. Allah katında, daima hak edilen muazzam kazanç işte budur.
48:6. Ayet
Mustafa Çavdar
Öte yandan bu ikramlar, Allah’ın kendisi hakkında kötü düşünceler besleyen inanmadığı halde inanmış gibi görünen ikiyüzlü münafıkların erkeğini de kadınını da, müşriklerin erkeğini de kadınını da cezalandırması içindir. O münafık ve müşriklerin düşünüp tasarladığı ne kadar kötülük varsa hepsi onların başına geçsin. Zira Allah onlara gazap etmiş onları lanetleyerek rahmetinden dışlamış ve cehennemi onlar için hazırlamıştır. Orası ne berbat bir son duraktır! 4/142...145, 63/1...4
Şinasi Güneş
Ve münafık erkekleri ve münafık kadınları, Allah hakkında, kötü kanaate kanaat eden ortak koşan erkekleri ve ortak koşan kadınları azaba uğratması için. Kötülük çemberi onların üzerinedir [9:98, 48:12]. Allah'ın hoşnutsuzluğu ve rahmetinden dışlaması da onların üzerinedir. Onlara cehennemi hazırlamıştır. Ne kötü bir varış yeridir.
48:7. Ayet
Mustafa Çavdar
Çünkü göklerin ve yerin bütün orduları/güçleri Allah’ındır. Allah, sınırsız güç sahibi ve her hükmü doğru olandır. 14/13...15
Şinasi Güneş
Göklerin ve yeryüzünün orduları Allah'ındır. Allah, daima üstündür, adaleti sağlayan en doğru hükümleri verendir.
48:8. Ayet
Mustafa Çavdar
– Hiç şüphe yok ki biz seni bir şahit, müjdeci ve uyarıcı bir elçi olarak gönderdik. 33/45.48,
Şinasi Güneş
Şüphesiz biz seni, bir şahit, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik [33:45].
48:9. Ayet
Mustafa Çavdar
Böylece, Allah’a ve Allah’ın mesajlarını tebliğ eden elçisine inanıp güvenesiniz, onun davasını savunup destekleyesiniz ve ona saygıda kusur etmeyip her daim Allah’ın yüceliğini dillendiresiniz.
Şinasi Güneş
Allah'a ve elçisine inanıp güvenmeniz, onu kuvvetlendirmeniz [7:157], onu onurlandırmanız ve sabah akşam [devamlı] onu tesbih etmeniz için [onun belirlediği yörüngede hareket etmeniz, verdiği görevleri yapmanız için][1].
48:10. Ayet
Mustafa Çavdar
Sana biat edenler aslında Allah’a biat etmişlerdir. Zira Allah’ın güç ve kudreti onların gücünün üstündedir. Artık kim bu ahdinden dönerse
Şinasi Güneş
Sana biat edenler, ancak Allah'a biat etmiştir. Allah'ın eli [gücü, desteği], onların ellerinin üstündedir [48:18]. Kim sözünden dönerse, ancak kendi aleyhine sözünden dönmüş olur. Kim Allah'a verdiği sözü tastamam yerine getirirse de, ona muazzam bir karşılık verilecektir.
48:11. Ayet
Mustafa Çavdar
Bu sefere katılmayan Arap bedevilerden bazıları sana gelerek şöyle diyeceklerdir: – Malımız mülkümüz, çoluğumuz çocuğumuzla meşgul olurken seninle beraber sefere katılamadık, Allah’tan bizim için bağışlanma dile! Oysa onlar dilleriyle başka şey söylüyorlar kalplerinde ise başka şey var. De ki: – Şayet Allah, size bir zarar vermeyi veya fayda vermeyi dilemiş olsa buna kim engel olabilir? Zaten Allah sizin tüm yapıp ettiklerinizi bilmektedir. 2/8...20,
Şinasi Güneş
Araplardan geride bırakılanlar: ''Mallarımız ve ahalimiz bizi meşgul etti, bizim için bağışlama dile.'' diyecekler. Kalplerinde olmayan şeyi dilleriyle söylüyorlar. De ki! ''Size bir darlık dilese veya size bir menfaat dilese, Allah'tan olan bir şeyi [gidermeye] kim sahip olabilir? Bilakis Allah, daima yaptığınız şeyler hakkında haberdar olandır.''
48:12. Ayet
Mustafa Çavdar
Aslında siz, elçinin ve müminlerin bir daha asla ailelerine dönemeyeceklerini zannettiniz. Bu fikir gönüllerinize hoş geldi. Bu yüzden de kötü düşüncelere kapıldınız, böylece de cezalandırılmayı hak eden bir topluluk oldunuz.
Şinasi Güneş
Bilakis siz, elçinin ve inanıp güvenenlerin ebediyen ahalilerine asla dönmemesine kanaat etmiştiniz [48:6]. İşte bu kötü bir kanaatle kanaat etmeniz, kalplerinizde çekici göründü ve bozulan bir halk oldunuz.
48:13. Ayet
Mustafa Çavdar
Kim Allah’a inanmaz ve Allah’ın mesajlarını bildiren elçisine inanıp güvenmezse, iyi bilsin ki biz o kâfirler için alevler püskürten bir ateş hazırladık.
Şinasi Güneş
Kim Allah'a ve elçisine inanıp güvenmezse, biz, gerçekleri örtenler için çılgın [ca yanan bir ateş] hazırladık.
48:14. Ayet
Mustafa Çavdar
Göklerin ve yerin mutlak hükümranlığı Allah’a aittir. O, hak edeni bağışlar hak edeni de cezalandırır. Zaten Allah eşsiz bir bağışlayıcı ve sonsuz rahmet sahibidir. 14/2, 15/49, 39/53...61
Şinasi Güneş
Göklerin ve yeryüzünün hükümdarlığı Allah'a aittir. Gereğini yapanı bağışlar ve gereğini yapanı azaba uğratır. Allah, daima bağışlayandır, merhamet edendir.
48:15. Ayet
Mustafa Çavdar
Sefere katılmayarak geride kalanlar, ganimet elde edeceğiniz başka bir sefere çıkacağınız zaman: – İzin verin de biz de sizinle gelelim diyerek Allah’ın kendileri ile ilgili hükmünü değiştirmek istiyorlar, onlara de ki: – Siz bize asla katılamazsınız zira Allah daha önce sizin hakkınızda böyle buyurdu, onlar da: – Hayır, aslında siz bizden ganimeti kıskanıyorsunuz, diyeceklerdir. Bilakis onlar anlayışı kıt kimselerdir.
Şinasi Güneş
Geride bırakılanlar, siz ganimetlere doğru yola koyulduğunuzda, onu almak için: ''Bırakın biz de peşinizden gelelim.'' diyecekler. Allah'ın kelamını [2:75, 9:6] değiştirmek istiyorlar. De ki! ''Asla peşimizden gelmeyin. Allah, bunu size önceden demişti.'' Onlar: ''Bilakis bizi kıskanıyorsunuz.'' diyecekler. Zira onlar, azı dışında kavrayamayan bir halk oldular.
48:16. Ayet
Mustafa Çavdar
Sefere katılmayan o Arap bedevilere de ki: – Çok yakında güçlü bir topluluğa karşı savaşmaya çağrılacaksınız, ya onlarla sonuna kadar savaşacaksınız ya da onlar teslim olacaklar. Eğer bu çağrıya uyarsanız Allah size güzel bir mükâfat verecektir. Eğer daha
Şinasi Güneş
Araplardan geride bırakılanlara de ki! ''Sıkıntı vermede şiddetli bir halka karşı çağrılacaksınız. Onlarla çarpışırsınız veya barışa yanaşırlar. Eğer itaat ederseniz, Allah size iyi bir karşılık verir. Eğer önceden yüz çevirdiğiniz gibi yüz çevirirseniz, sizi can yakıcı bir azaba uğratır.''
48:17. Ayet
Mustafa Çavdar
Buna karşı kör, topal ve hasta olanlara savaşa katılmamalarından dolayı herhangi bir sorumluluk yoktur. Ama her kim de Allah’a ve Allah’ın mesajlarını tebliğ eden Elçisine itaat ederse onu da tabanından ırmakların çağladığı cennetlere yerleştirecek, buna karşılık yüz çevirenleri ise acıklı bir azapla cezalandıracaktır.
Şinasi Güneş
Köre bir güçlük yoktur, topala bir güçlük yoktur ve hastaya bir güçlük yoktur [9:91]. Kim Allah'a ve elçisine itaat ederse, onu altından nehirler akan bahçelere sokar. Kim yüz çevirirse de, onu can yakıcı bir azaba uğratır.
48:18. Ayet
Mustafa Çavdar
Andolsun ki o ağacın altında sana bağlılıklarını bildirerek biat eden müminlerden Allah razı olmuştur. Allah onların kalbindeki samimiyeti bildiği için onlara iç huzuru ve sükûnet vermiş ve ayrıca onları çok yakın bir zaferle ödüllendirmiştir. 3/169...174
Şinasi Güneş
Allah, o ağacın altında [1] sana biat ettiklerinde, inanıp güvenenlerden razı olmuştur [48:10]. Onların kalplerinde olanı bilmiş ve üzerlerine sükunet indirmiş [48:4] ve onları, yakın bir fetihle ödüllendirmiştir.
48:19. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve elde edecekleri birçok ganimetlerle ödüllendirmiştir, zira Allah sonsuz kudret sahibi ve her hükmü doğru olandır. 8/1, 9/20...22
Şinasi Güneş
Ve aldıkları bir çok ganimet. Allah, daima üstündür, adaleti sağlayan en doğru hükümleri verendir.
48:20. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah, size ileride elde edeceğiniz pek çok ganimet vaat etmiş bunu da size acele olarak vermiştir. Düşmanlarınızın ellerini üzerinizden çekmiş, onların size zarar vermesini engellemiştir. Bütün bunlar Allah’ın müminlere vaadini gerçekleştirdiğinin bir işareti olsun ve sizin doğru yolda istikamet üzere kalmanızı sağlaması içindir. 5/11, 10/103, 64/1, 13/194-195
Şinasi Güneş
Allah, inanıp güvenenlere bir ayet olması ve size dosdoğru yolu göstermesi için, size aldığınız bir çok ganimet vaat etti, bunu size çabucak verdi ve insanların ellerini sizden çekti.
48:21. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah size henüz erişemediğiniz ama O’nun tarafından bilinen ve sizin için takdir ettiği daha nice zaferler ve ganimetler vaat etmiştir. Zira Allah her şeye gücü yetendir.
Şinasi Güneş
Allah'ın onu kuşatıp, sizin ölçüp biçmediğiniz / hesaba katmadığınız başkalarını da. Allah, daima her şeye bir ölçü koyandır.
48:22. Ayet
Mustafa Çavdar
Eğer kâfirler sizinle savaşacak olsalardı kesinlikle arkalarını dönüp kaçarlardı üstelik kendilerine sahip çıkıp yardım edecek kimse de bulamazlardı. 33/60...62
Şinasi Güneş
Gerçekleri örtenler eğer sizinle çarpışsalardı, arkalarını dönüp kaçarlar, sonra da bir yakın, yol gösterici, müttefik ve yardımcı da bulamazlardı.
48:23. Ayet
Mustafa Çavdar
Çünkü bu Allah’ın daha önceki toplumlara da uygulamış olduğu bir sünnetidir/yasasıdır, zira Allah’ın sünnetinde/yasasında hiç bir değişiklik bulamazsın. 33/60...62,
Şinasi Güneş
Önceden gelip geçen Allah'ın uygulaması [1]. Allah'ın uygulaması için, asla bir değişiklik bulamazsın.
48:24. Ayet
Mustafa Çavdar
Sizi onlara karşı zafere ulaştırdıktan sonra, Mekke vadisinde aranızda barışı sağlayan O’dur. Zaten Allah, yaptığınız her şeyi görmektedir.
Şinasi Güneş
O, sizi Mekke'nin göbeğinde onlara karşı muzaffer kılmasının ardından, onların ellerini sizden, sizin ellerinizi de onlardan çekendir. Allah, daima yaptıklarınızı hakkıyla görendir.
48:25. Ayet
Mustafa Çavdar
Evet sizin mescidi harama girmenizi engelleyen, kurbanlarınızın oraya ulaşmasına imkân vermeyenler işte o kâfirlerdir. Fakat orada he 458
Şinasi Güneş
Onlar, gerçekleri örtenler ve sizi dokunulmaz eğitim öğretim kurumundan alıkoyan ve hediyelerin mahalline ulaşmasını bekletenlerdir. Eğer, bilmediğiniz inanıp güvenen erkekler ve inanıp güvenen kadınları bilgisizce ezip geçerek onları zor durumda bırakacak şeyler isabet ettirmeniz durumu olmasaydı [ellerinizi onlardan çekmezdi]. Allah, gereğini yapanı rahmetine dahil etmesi için [böyle yaptı]. Eğer araları ayrılmış olsalardı, onlardan gerçekleri örtenleri, kesinlikle can yakıcı bir azaba uğratırdık.
48:26. Ayet
Mustafa Çavdar
Antlaşma yazılırken o kâfirler kalplerine öfke cahiliye taassubu ve asabiyet yerleştirmişlerdi. Oysa o sırada Allah, elçisinin ve müminlerin kalplerine huzur ve sükûnet vererek, bu küstahlığı sükûnet ve serinkanlılıkla karşılamalarını sağlamış ve onların tevhide bağlılıklarını güçlendirmiştir. Çünkü onlar buna hem layık hem de ehildir. Zaten Allah olup biten her şeyi bilmekteydi.
Şinasi Güneş
Gerçekleri örtenler, kalplerinde fanatizmi, cahiliye fanatizmini taşıdıklarında, Allah, elçisine ve inanıp güvenenlere sükunetini indirdi ve vahyin sınırlarına uyup korunma ilkesine bağlı kıldı. Zaten onlar, buna daha hak sahibi ve daha ehil idiler. Allah, daima her şey hakkında bilgi sahibidir.
48:27. Ayet
Mustafa Çavdar
Andolsun ki Allah, elçisinin gördüğü rüyayı gerçekleştirmek suretiyle tasdik edecektir. İnşallah gün gelecek kesinlikle siz, güven içerisinde, başlarınızı tıraş etmiş veya saçlarınızı kısaltmış olarak, hiçbir korku duymadan Mescid-i Haram’a gireceksiniz. Çünkü Allah, sizin bilmediğinizi bilir. Ayrıca size çok yakın bir zamanda başka bir zafer daha bahşedecek.
Şinasi Güneş
Şüphesiz Allah, gerçek bir amaçla, elçisinin: ''Allah gerekli görürse, kesinlikle başlarınız tıraş edilmiş ve kısaltılmış olarak, korkmadan, güven içinde dokunulmaz eğitim öğretim kurumuna girersiniz. Allah sizin bilmediğiniz şeyleri bilip bunun yanı sıra yakın bir fetih de kılar'' vizyonunu [hedefini] doğruladı.
48:28. Ayet
Mustafa Çavdar
Zira gerçek tevhit dinini bütün yönleriyle ortaya çıkarmak için elçisini, doğru yol rehberi Kuran ve hak din (İslam) ile gönderen O’dur. Buna şahit olarak Allah yeter. 9/33, 61/7...9
Şinasi Güneş
O, diğer bütün dinlerin üzerinde açığa çıkarmak için, elçisini yol göstericiyle ve gerçek dinle gönderendir [9:33, 61:9][1]. Şahit olarak Allah yeter.
48:29. Ayet
Mustafa Çavdar
Muhammed, kesinlikle Allah’ın elçisidir. Onunla beraber olanlar, kâfirlere karşı tavizsiz çok çetin ve birbirlerine karşı ise çok şefkatli ve merhametlidirler. Sen onları Allah’ın lütuf ve rızasına ermek için sürekli rükû ve secdede görürsün, alametleri ise alınlarındaki secde izleridir. Yüzlerindeki samimiyet ve davranışlarıdır. Bu onların Tevrat’taki örneğidir. İncil’deki örnekleri ise şöyledir: Onlar filiz vermiş bir tohum gibidir Allah o filizi güçlendirir ve kalınlaştırır ki kökü üzerinde dimdik dursun da ziraatçıyı sevindirsin. Müminlerin böyle güçlenmeleri küffarın öfkeye boğulmasına sebep olur. Allah onlara yani iman edip iyi ve güzel işler yapanlara hem katından sonsuz bir bağışlama hem de muhteşem bir ödül vaat etmiştir.
Şinasi Güneş
Muhammed Allah'ın elçisidir. Beraberinde olanlar da, kendileriyle gerçekleri örtenleri öfkelendirmeleri için; gerçekleri örtenlere karşı çok şiddetli, aralarında olanlara da merhametlidirler [5:54]. Onları, ilahlıkta ve rablikte Allah'ı birleyip otoritesine boyun eğerek, Allah'ın armağanından ve rızasından arayanlar olarak görürsün. Onların belirtileri, yüzlerindeki [bütün varlıklarındaki, zatlarındaki] Allah'ın otoritesine boyun eğişlerin etkileridir [1]. İşte bu, onların Tevrat'taki örnekleridir. İncil'deki örnekleri de; filizini çıkarıp onu güçlendiren, kalınlaştıran, ayakları üzerinde düzenleyen ve ziraatçilere hayranlık uyandıran zirai ürün gibidir. Allah, onlardan inanıp güvenenlere ve düzeltici işler yapanlara, bağışlanma ve muazzam bir karşılık vaat etmiştir.