Mealler › Karşılaştırma › Nahl
⚖️ Nahl Suresi — Karşılaştırma
Mustafa Çavdar
Şinasi Güneş
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
16:1. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah’ın emri gelmiştir, artık onun acele gelmesini istemenize gerek yok.1 Allah onların koştukları bütün şirklerden münezzehtir ve çok yücedir.2, 19/24, 11/101, 16/33, 40/78, 26/78-100,
Şinasi Güneş
Allah'ın emri yanaştı, artık ona acele etmeyin. O, onların ortak koştukları şeylerden münezzehtir, yüceler yücesidir [1]
16:2. Ayet
Mustafa Çavdar
O, “Benden başka ilah yok, yalnızca ben varım. Öyleyse sadece benden sakının!” emriyle insanları uyarmaları için kullarından dilediğine, katından melekleri vahiyle indirendir. 2/97, 26/192...194,
Şinasi Güneş
"Gerçekten benim dışımda bir ilah yoktur, öyleyse benim sınırlarıma uyup korunun" diye uyarmaları için, kullarından gerekli gördüğü kimseye [1] işinden ruhla [2] melekleri [haberci ayetleri] indirir.
16:3. Ayet
Mustafa Çavdar
Zira O, gökleri ve yeri hak/gerçek bir amaç için yaratmıştır. Allah, onların koştukları bütün şirk unsurlarından çok yücedir.
Şinasi Güneş
Gökleri ve yeryüzünü gerçek bir amaçla oluşturdu. O, ortak koştukları şeylerden yüceler yücesidir.
16:4. Ayet
Mustafa Çavdar
O, insanı bir damla sudan/spermden yarattı.1 Buna rağmen insan, Allah’a apaçık bir düşman oluverdi.2, 121/30, 24/45, 22/5, 77/20...23, 80/17...23, 236/77...79
Şinasi Güneş
İnsanı bir nutfeden [meninin az bir kısmından] oluşturdu. Böyleyken, o açıkça bir hasımdır [36:77].
16:5. Ayet
Mustafa Çavdar
Evcil hayvanları da o yarattı. Onlardan giysiler yapar, daha birçok yararları yanında bir de yiyecek elde edersiniz. 6/142...144,
Şinasi Güneş
Etinden ve sütünden yararlanılan hayvanları da O oluşturdu. Onda size, ısınma ve menfaatler vardır. Ve ondan nasiplenirsiniz.
16:6. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve onlarda, sabah yaylıma salarken akşam da otlaktan gelirken, sizin için apayrı bir güzellik vardır.
Şinasi Güneş
Getirdiğiniz zaman ve saldığınız zaman onda size güzellik vardır.
16:7. Ayet
Mustafa Çavdar
Ancak zor bela ulaşabileceğiniz uzak yerlere yüklerinizi onlar taşır. Hiç şüphe yok ki Rabbiniz çok şefkatli ve çok merhametlidir. 43/12-13
Şinasi Güneş
Canlar meşakkat çekmeden ulaşamayacağınız beldeye ağırlıklarınızı taşır. Şüphesiz Rabbin şefkatlidir, merhamet edendir.
16:8. Ayet
Mustafa Çavdar
O; atları, katırları ve merkepleri hem binmeniz hem de hayatınıza renk katması için yarattı. Ve O, daha sizin bilmediğiniz neler yaratacaktır. 36/41-42, 43/12-13
Şinasi Güneş
Binmeniz ve süs için atları, katırları ve eşekleri ve bilmediğiniz şeyleri oluşturuyor.
16:9. Ayet
Mustafa Çavdar
Doğru yolu göstermek Allah’a aittir isteyen kimse Allah’ın gösterdiği yola girer1 ama saptırıcı başka yollar da vardır. Eğer Allah isteseydi, hepinizi doğru yola iletirdi.2, 12/120, 3/72-73,
Şinasi Güneş
Yolun doğrusu Allah'a aittir [1]. Onun eğrisi de vardır. Eğer gerekli görseydi, kesinlikle hepinize topluca yol gösterirdi.
16:10. Ayet
Mustafa Çavdar
O’dur, gökten size su indiren. Onunla hem içme suyu temin eder hem de onunla, hayvanlarınızı otlattığınız bitkileri ve ağaçları yetiştirirsiniz. 2/21-22, 13/4, 14/32, 15/22, 16/65, 20/53, 25/48-49
Şinasi Güneş
O, gökten su indirendir. İçeceğiniz ondandır. Ve değerlendirdiğiniz ağaç da ondandır.
16:11. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah, o su ile sizin için ekinler, zeytin ve hurma ağaçları, üzüm ve türlü türlü meyveler yetiştirir. İşte bunda düşünen bir toplum için deliller vardır. 7/57, 27/60, 35/9, 50/9...11
Şinasi Güneş
Onunla size zirai ürünler, zeytin, hurma, üzümler ve her türlü ürünlerden bitiriyor [1]. Devamlı düşünen bir halk için kesinlikle bunda ayetler vardır.
16:12. Ayet
Mustafa Çavdar
O, geceyi ve gündüzü, sizin istifadenize sunmuştur. Güneş, ay ve yıldızlarda onun emriyle sizin istifadenize sunulmuştur. İşte bunda da aklını kullanan bir toplum için nice ayetler/deliller vardır. 10/67, 14/33, 17/12, 28/71...73,
Şinasi Güneş
Geceyi ve gündüzü, güneşi ve ayı buyruğunuza verdi. Ve yıldızlar O'nun emriyle buyruk altına alındı. Aklını kullanan bir halk için kesinlikle bunda ayetler vardır.
16:13. Ayet
Mustafa Çavdar
O, yeryüzünde sizin için rengârenk nimetler var etmiştir. İşte bunda düşünüp ibret alan bir toplum için bir ayet/delil vardır. 13/3-4, 31/10-11,
Şinasi Güneş
Ve yeryüzünde size ürettiği, renkleri çeşit çeşit şeyler. Bilgilerini kullanan bir halk için kesinlikle bunda bir ayet vardır.
16:14. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve yine O, yemeniz için taze et ve takınıp kuşanacağınız mücevheratı ondan çıkarasınız diye denizi sizin istifadenize sunmuştur. Allah’ın lütfundan payınıza düşeni arayasınız diye, denizlerde gemilerin akıp gittiğini görürsün. Umulur ki bütün bu nimetlerin hakkını verir de şükredersiniz. 5/96, 35/12, 55/19...22
Şinasi Güneş
O, bol suyu, ondan taze et nasiplenmeniz ve ondan giydiğiniz takılar çıkarmanız için buyruğunuz altına verdi [1]. Karşılığını verin diye, O'nun armağanından aramanız için, orada yarıp giden gemileri görürsün [31:31].
16:15. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve yine O, sarsılmayasınız diye yeryüzüne dağları ağırlık olarak koymuş ve yolunuzu bulasınız diye de nehirler ve yollar yerleştirmiştir. .
Şinasi Güneş
Yeryüzünde size sofra olsun diye sabit ağırlıklar bıraktı [1]. Doğru şekilde gidesiniz diye yollar ve nehirler…
16:16. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve daha nice alametler... Nitekim insanlar yıldızlarla yollarını bulurlar.
Şinasi Güneş
Ve işaretler. Ve onlar yıldızla yollarını bulurlar.
16:17. Ayet
Mustafa Çavdar
Siz hiç düşünmez misiniz, bütün bunları yaratanla hiçbir şey yaratamayan bir olur mu?
Şinasi Güneş
Oluşturan kimse, oluşturamayan kimse gibi midir? Bu bilgileri kullanmaz mısınız?
16:18. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah’ın nimetlerini saymaya kalksanız, onları asla sayamazsınız.1 Şüphesiz ki Allah, yine de eşsiz bir bağışlayıcı ve sonsuz rahmet kaynağıdır.2 16/46, 23/18...22, 14/32…34, 215/49, 25/70-71,
Şinasi Güneş
Allah'ın nimetlerini saymaya kalksanız, onu hesap edemezsiniz [14:34]. Şüphesiz Allah, bağışlayan merhamet edendir.
16:19. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve Allah, gizlediklerinizi de açığa vurduklarınızı da bilir. 2/77, 3/167, 5/61, 9/78, 13/9-10,
Şinasi Güneş
Allah, açığa vurduğunuzu da, gizlediğinizi de bilir.
16:20. Ayet
Mustafa Çavdar
Oysa onların, Allah ile aralarına koyup dua ile yalvardıkları herhangi bir şeyi yaratmak şöyle dursun, onlar kendileri yaratılmışlardır. 2/164-165, 10/34, 35/3-40, 46/4...6
Şinasi Güneş
Allah'ın yanı sıra çağrıda bulundukları, bir şey oluşturamazlar, onlar oluşturulmuşlardır.
16:21. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlar; ölüdürler, canlı değil. Üstelik ne zaman diriltileceklerini de bilemezler. 10/28-29, 16/86, 40/73-74, 46/5-6
Şinasi Güneş
Ölüdürler, diri değildirler. Ne zaman harekete geçirileceklerinin şuurunda da değildirler.
16:22. Ayet
Mustafa Çavdar
Sizin ilahınız tek bir ilahtır. Fakat ahirete inanmayanların kalpleri, büyüklük taslamalarından dolayı bu gerçeği inkâr etmektedir. 2/163-255,
Şinasi Güneş
İlahınız tek bir ilahtır. Ahirete inanmayanların kalpleri ise, bunu tanımayandır ve onlar büyüklenenlerdir.
16:23. Ayet
Mustafa Çavdar
Hiç şüphe yok ki Allah, onların kalplerinde gizlediklerini de, açığa vurduklarını da bilmektedir.1 Zira O, büyüklük taslayanları hiç sevmez.2, 12/77, 3/167, 5/61, 9/78, 13/9-10,
Şinasi Güneş
Gerçekten Allah, onların açığa vurduklarını da gizlediklerini de bilir. Şüphesiz O, büyüklenenleri sevmez.
16:24. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve onlara, “Rabbiniz ne indirdi?” diye sorulduğunda “Eskilerin masallarını” derler. 6/25, 8/31, 23/82-83, 25/4-5
Şinasi Güneş
Onlara ''Rabbiniz ne indirdi?'' dendiğinde, ''Evvelkilerin satırları'' dediler.
16:25. Ayet
Mustafa Çavdar
Böylece onlar, kıyamet günü kendi günahlarını tastamam yüklendikleri gibi, bilgisizlikleri sebebiyle saptırdıklarının günahlarını da kısmen yüklenmiş olurlar. Ne berbat bir yüktür o yüklendikleri. 4/85, 29/11...13
Şinasi Güneş
Kıyamet günü tam olarak üstlendiklerini ve bilgisizce saptırdıklarının üstlendiklerinin bir kısmını taşımaları için [1]. İyi bilin ki, üstlendikleri şeyler çok kötüdür [2].
16:26. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlardan öncekiler de tuzaklar kurmuşlardı. Fakat Allah, onların kurdukları o bina gibi sapasağlam tuzakları; ta temelinden çökertmiş ve çatısını da başlarına geçirmişti ve nereden geldiğini anlayamadan azap onları yakalayıvermişti. 10/13, 14/13-14, 22/45, 30/9-42, 41/15-16,
Şinasi Güneş
Onlardan öncekiler de planlarını uyguladılar da, Allah onların binalarının temellerinden geldi ve tavanı üzerlerine yıkıldı. Onlara azap, şuuruna varamadıkları yerden geldi.
16:27. Ayet
Mustafa Çavdar
Sonra da kıyamet günü Allah onları aşağılayarak şöyle der: “Hani nerede, uğrunda mücadele ettiğiniz, şirk koştuğunuz ortaklarım?” Hakikat bilgisine ulaşanlar: “Bugün, rezillik ve azap gerçeği örtbas eden bu kâfirler için kaçınılmazdır!” derler. 6/22-23, 7/37, 26/92-93, 28/62...64,
Şinasi Güneş
Kıyamet günü onları rezil eder ve: ''Sizi ayrılığa düşüren ortaklarım nerede?'' der. Kendilerine ilim verilenler: ''Şüphesiz bugün, rezillik ve kötülük, gerçekleri örtenlerin üzerinedir.'' derler.
16:28. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlar şirke gömülmüş bir halde melekler canlarını alırken, teslim olmuş bir vaziyette şöyle derler: “Biz herhangi bir kötülük yapmamıştık!” Melekler: “Neler yaptığınızı Allah çok iyi biliyor!” 4/97, 7/37, 8/50-51, 23/99...108,
Şinasi Güneş
Melekler [insana kodlanmış ölüm melekeleri], yanlış yapanların canlarını vefat ettirirken teslimiyeti ortaya koyarlar: ''Biz bir kötülük yapmıyorduk.'' Bilakis Allah, yaptığınız şeyleri bilendir [1].
16:29. Ayet
Mustafa Çavdar
Haydi içinde kalacağınız cehennem kapılarından girin bakalım. Büyüklük taslayanların barınağı ne kötüdür! 7/40, 14/17, 35/37, 40/47...50, 43/74...78
Şinasi Güneş
Orada kalıcılar olmak üzere cehennemin kapılarından girin. Büyüklenenlerin yeri ne sıkıntılıdır [39:72, 40:76].
16:30. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah’a karşı gelmekten sakınanlara; “Rabbiniz size ne indirdi?” denildiğinde, “İyilik ve güzellik!” diye karşılık verirler. İyi ve güzel davrananlara bu dünya da güzellik vardır, hele ahiret yurdu daha da hayırlıdır. Sakınıp korunanların yurdu ne güzeldir. 2/201, 13/29, 16/97, 40/51, 41/30...33
Şinasi Güneş
Vahyin sınırlarına uyup korunanlara: ''Rabbiniz ne indirdi?'' dendi. ''Hayır'' dediler [2:105]. Bu dünyada iyileştirenlere iyilik vardır. Şüphesiz ahiret yurdu hayırlı olandır. Vahyin sınırlarına uyup korunanların yurdu ne güzeldir.
16:31. Ayet
Mustafa Çavdar
O yurtlar, tabanından ırmakların çağladığı Adn cennetleridir ki, onlar oraya girecekler ve orada diledikleri her şey onların olacak. Sakınıp korunanları Allah böyle ödüllendirir. 3/15-133, 4/57, 9/20...22,
Şinasi Güneş
Adn [yaşamaya layık] bahçeleri. Oraya girerler. Altından nehirler akar. Onlara orada gerekli gördükleri vardır. Vahyin sınırlarına uyup korunanlara, Allah işte böyle karşılık verir.
16:32. Ayet
Mustafa Çavdar
Melekler onların canlarını güzel bir şekilde incitmeden alacaklar ve onlara “Selamün Aleyküm, ne mutlu size yaptıklarınızın karşılığı olarak girin cennete!” diyecekler. 41/30...33, 79/40-41
Şinasi Güneş
Melekler [insana kodlanmış ölüm melekeleri] onları: ''Esenlik üzerinizedir, yaptığınız şeylerle cennete girin.'' diyerek temiz kimseler olarak vefat ettirirler.
16:33. Ayet
Mustafa Çavdar
Şimdi onlar meleklerin gelmesini veya Rabbinin azap emrinin gelmesini mi bekliyorlar? İşte onlardan öncekiler de aynen böyle davranmışlardı. Oysa Allah, onlara haksızlık yapmıyordu ama onlar kendilerine zulmedip yazık ediyorlardı. 9/24, 11/101, 16/1, 40/78, 6/78-100,
Şinasi Güneş
Onlar, Rabbinin emrinin gelmesi veya onlara meleklerin [doğal güçlerin / afetlerin] gelmesi dışında bir şey gözlemiyorlar mı? Onlardan öncekiler de işte böyle yapmıştı. Allah onlara yanlış yapmadı. Fakat onlar, kendilerine yanlış yaptılar.
16:34. Ayet
Mustafa Çavdar
Nihayet yaptıkları kötülüklerin, kötü sonucu başlarına geldi ve hafife alıp alay edip durdukları o şey kendilerini çepeçevre kuşatıverdi. 7/70, 10/50-51,
Şinasi Güneş
Yaptıkları şeylerin kötülükleri onlara isabet etti. Ve alay ettikleri şeyler onları kuşattı.
16:35. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah’a ait nitelikleri başkalarına yakıştırarak şirk koşanlar “Allah dilemiş olsaydı ne biz ne de atalarımız, Allah’tan başka hiçbir şeye kulluk etmez, Allah’ın dışında birisinin sözüyle hiçbir şeyi haram kılmazdık.” derler. Onlardan öncekiler de aynen böyle söylediler. Oysa elçilerin vahyi apaçık bir şekilde tebliğ etmekten başka ne görevi var? 6/148...150, 7/28-29
Şinasi Güneş
Ortak koşanlar dedi ki: ''Eğer Allah gerekli görseydi, O'nun yanı sıra bir şeye kulluk etmezdik, atalarımız da. Onun yanı sıra bir şeyi de haram kılmazdık [1]. Onlardan öncekiler de işte böyle yapmıştı. Açıkça tebliğin dışında, elçilerin üzerine bir şey var mı [2]?
16:36. Ayet
Mustafa Çavdar
Andolsun ki biz, “Sadece Allah’a kulluk edin ve O’nun yolundan saptıran şer güçlerden uzak durun!” Allah’ın emrini bildirmesi için her topluma bir elçi gönderdik. Onlardan kimi Allah’ın gösterdiği yola uydu, kimi de sapıklık damgasını hak etti. Yeryüzünü dolaşın da, hakikat karşında yalana sarılanların sonu nasılmış bir görün. 7/59-65-73-85, 21/25, 35/24, 39/71, 67/6...11
Şinasi Güneş
Şüphesiz her önderli topluma; Allah'a kulluk etsinler ve tağuttan [1] uzak dursunlar diye bir elçi görevlendirdik [21:25, 43:45]. Onlardan kimilerine Allah yol gösterdi, onlardan kimilerinin de üzerine sapıklık gerçekleşti. Dolaşın yeryüzünde de, yalana sarılanların akıbeti nasıl oldu bir gözlemleyin.
16:37. Ayet
Mustafa Çavdar
Sen, onların doğru yola girmelerini ne kadar çok istersen iste şu bir gerçek ki; Allah sapıklığı tercih edeni doğru yola yöneltmez ve bunların yardımcısı da olmayacaktır.
Şinasi Güneş
Onların doğru yolu görmelerine ne kadar düşkün olsan da, şüphesiz Allah, sapıklıkta bıraktığı kimseye yol göstermez [1]. Onlara yardımcılardan kimse de yoktur.
16:38. Ayet
Mustafa Çavdar
Bir de onlar “Allah, ölen bir kimseyi asla diriltemeyecek” diye Allah’ın adına var güçleriyle yemin ediyorlar. Hayır, bu Allah’ın gerçekleştirmeyi kendine borç bildiği bir vaadidir. Fakat insanların çoğu bu gerçeği bilmiyorlar. 2/28-259, 6/29-30, 17/49...51, 30/19-50
Şinasi Güneş
Ölen kimseyi Allah harekete geçirmez [yeniden diriltmez] diye, var güçleriyle yemin ederek Allah'a kanıt gösteriyorlar. Bilakis, üzerindeki gerçek bir vaattir. Fakat insanların çoğu bu bilinçte değildirler.
16:39. Ayet
Mustafa Çavdar
Evet bu diriltme, hakkında ihtilaf ettikleri konuları beyan etmek ve kâfirlerin de birer yalancı olduklarını açığa çıkarmak içindir. 2/213, 3/55, 10/93, 16/92-124,
Şinasi Güneş
Hakkında ihtilafa düştüklerini onlara açıkça ortaya koymak için ve gerçekleri örtenlerin, onların gerçekten yalancılar olduklarını bilmeleri için [yeniden diriltecektir].
16:40. Ayet
Mustafa Çavdar
Zira biz, bir şeyin olmasını istediğimiz zaman ona “Ol” deriz ve hemen oluş sürecine girer.
Şinasi Güneş
Olmasını istediğimizde, bir şey için sözümüz ancak ona ''Ol'' dememizdir. O da olmaya başlar [36:82].
16:41. Ayet
Mustafa Çavdar
Beri taraftan, zulme ve işkenceye uğradıktan sonra Allah yolunda yurtlarını terk edip göç edenlere gelince; onları dünya hayatında güzel bir yurt ve imkâna kavuşturacağız. Ahiret ödülü ise, o çok daha büyük olacaktır. İnanmayanlar keşke bunu anlayabilseler. 2/218, 3/195, 4/97-100,
Şinasi Güneş
Kendilerine yanlış yapılmasının ardından, Allah yolunda hicret edenleri, dünyada kesinlikle iyileştirerek yerleştiririz. Ahiretin karşılığı ise daha büyüktür [1]. Eğer bilincinde olsalardı.
16:42. Ayet
Mustafa Çavdar
Bunlar, davalarında direnip sabredenler ve sadece Rabblerine dayanıp güvenenlerdir. 3/122-159-160,
Şinasi Güneş
Onlar, direnenler ve Rablerine güvenip dayananlardır.
16:43. Ayet
Mustafa Çavdar
Senden önce kendilerine vahyederek elçi olarak gönderdiklerimiz de senin gibi adamlardan başkası değildi. Eğer bilmiyorsanız önceki vahiylerin mensuplarına sorun.
Şinasi Güneş
Senden önce kendilerine vahyettiklerimiz, adamlar dışında kimseyi göndermedik. Eğer bilmiyorsanız zikir ehline sorun [1].
16:44. Ayet
Mustafa Çavdar
Onları hakikatin apaçık belgeleri ve kitaplarla gönderdik. İnsanlara, kendilerine indirileni beyan edesin diye sana da bu Kuran’ı indirdik. Bunu belki derinlemesine düşünürler.
Şinasi Güneş
Hikmet yüklü sayfalar ve apaçık kanıtlarla. Sana da zikri [yeri geldiğinde bilgisini kullanmanız için aklınızdan çıkarmamanız gereken mesajları], onlara indirileni insanlara açıkça ortaya koyman [1] için ve devamlı düşünsünler diye indirdik.
16:45. Ayet
Mustafa Çavdar
Şimdi sana çirkin tuzaklar planlayanların, Allah’ın kendilerini yerin dibine geçirmeyeceğinden yahut hiç ummadıkları bir yerden azabın tepelerine binmeyeceğinden yana bir garantileri mi var? 7/85...91, 8/30, 14/46, 27/45...52
Şinasi Güneş
Kötü planlar uygulayanlar, Allah'ın onları yere geçirmesinden veya şuurunda olmadıkları yerden azabın gelmesinden güvende midirler [1]?
16:46. Ayet
Mustafa Çavdar
Yahut gündelik işlerin peşinde dolaşırlarken asla kaçamayacakları bir azabın kendilerini yakalayıvermeyeceğinden yana bir garantileri mi var? 7/4-97-98, 15/61...84, 29/40, 46/21...25
Şinasi Güneş
Veya, dolaşırlarken onları tutuvermesinden. Onlar, aciz de bırakamazlar.
16:47. Ayet
Mustafa Çavdar
Veyahut içlerine salınan bir korkuyla, yok oluşa sürüklenmeyeceklerinden yana bir garantileri mi var? Şüphe yok ki Rabbiniz, yine de çok şefkatli ve çok merhametlidir.
Şinasi Güneş
Veya, korku üzerinde onları tutuvermesinden. Şüphesiz Rabbin şefkatlidir, merhamet edendir.
16:48. Ayet
Mustafa Çavdar
Şimdi onlar, Allah’ın yarattığı şeylerin gölgelerinin bir yasayla sağa ve sola dönerek, derin bir tevazu ile Allah’a secde ederek boyun eğdiklerini görmüyorlar mı? 7/54, 13/13...15,
Şinasi Güneş
Allah'ın oluşturduğu şeylerden, gölgeleri Allah'a secde ederek [boyun eğerek] ve alçalarak, sağdan ve sollardan dönen herhangi bir şeye dikkat etmediler mi [13:15]?
16:49. Ayet
Mustafa Çavdar
Zira göklerde ve yerde bulunan tüm canlılar ve melekler hiç büyüklenmeden Allah’a secde ederek yasaya boyun eğerler. 7/54, 13/13...15,
Şinasi Güneş
Göklerde ve yeryüzünde hareket eden küçük büyük her canlı ve melekler [doğal / görevli güçler], Allah'a secde ederler [1]. ve onlar büyüklenmezler.
16:50. Ayet
Mustafa Çavdar
Çünkü onlar üstlerinde egemen olan Rabblerinden korkarlar ve
Şinasi Güneş
Kendilerinin üstündeki Rablerinden korkarlar ve kendilerine emredilenleri yaparlar.
16:51. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah buyurdu ki: “İki ilah edinmeyin. Çünkü O, ancak tek bir ilahtır. Öyleyse sadece benden korkun!” 2/133-163-255, 3/2-18,
Şinasi Güneş
Allah: ''İki ilah edinmeyin. O ancak tek bir ilahtır. Yalnız benden kaygılanın.'' dedi [1].
16:52. Ayet
Mustafa Çavdar
Zira göklerde ve yerde bulunan her şey Allah’ındır. Din ve kural koymak da sadece Allah’ın hakkıdır. Şimdi siz Allah’tan başkasından mı çekiniyorsunuz? 7/54, 10/59-60, 11/18-19, 18/26, 42/21-22
Şinasi Güneş
Göklerde ve yeryüzündekiler O'nun iken, din de daima O'nun iken, Allah'tan başkasının sınırlarına mı uyuyorsunuz [1]?
16:53. Ayet
Mustafa Çavdar
İyi bilin ki, sahip olduğunuz nimetlerin hepsi Allah’tandır. Sonra size bir sıkıntı dokunduğu zaman da sadece Allah’a yalvarırsınız. 6/17-63-64, 10/21...23, 17/67, 29/65-66,
Şinasi Güneş
Sizde nimetten ne varsa Allah'tandır. Sonra size darlık temas ettiğinde, O'na yakınırsınız.
16:54. Ayet
Mustafa Çavdar
Ardından başınıza gelen sıkıntıdan sizi kurtarınca, içinizden bir grup Rabblerine şirk koşmaya başlarlar. 6/40-41, 7/189-190, 41/49...51
Şinasi Güneş
16:54-55: Sonra sizden darlığı kaldırınca, sizden bir kesim, onlara verdiklerimize nankörlük etmek için Rablerine ortak koşarlar. Yararlanın bakalım, ileride bileceksiniz [1].
16:55. Ayet
Mustafa Çavdar
Böylece verdiklerimize nankörlük etmiş olurlar. Bir süre daha nimetlerin keyfini sürün bakalım, nasıl olsa bir gün gerçeği öğreneceksiniz! 2/267, 16/5...17, 11/9-10, 18/32...43, 28/76...78
Şinasi Güneş
16:54-55: Sonra sizden darlığı kaldırınca, sizden bir kesim, onlara verdiklerimize nankörlük etmek için Rablerine ortak koşarlar. Yararlanın bakalım, ileride bileceksiniz.
16:56. Ayet
Mustafa Çavdar
Üstelik onlara verdiğimiz rızıktan, ne işe yaradıklarını bilmedikleri varlıklara pay ayırıyorlar. Allah’a andolsun ki sizden, uydurmakta olduklarınızın hesabı mutlaka sorulacaktır. 6/136...140, 10/59, 11/18-19,
Şinasi Güneş
Rızıklandırdığımız şeylerden, bilmedikleri şeyler için bir nasip kılıyorlar [6:136...140]. Allah şahittir ki, kesinlikle uydurduğunuz şeylerden sorulacaksınız.
16:57. Ayet
Mustafa Çavdar
Bir de kızları Allah’a isnat ediyorlar. Hâşâ, olacak şey mi bu? Çok istedikleri erkek çocukları da kendilerine. 16/58-59, 17/40, 19/88...93, 37/149, 43/15...19, 52/39, 53/21...23
Şinasi Güneş
Allah'a kız çocukları kılıyorlar. O bundan münezzehtir. Tutkunu oldukları ise onlarındır [43:16].
16:58. Ayet
Mustafa Çavdar
Oysa onlardan birine bir kız çocuğu müjdelendiği zaman, öfkeden suratı kapkara kesilir. 16/57-59, 17/40, 19/88...93, 37/149, 43/15...19, 52/39, 53/21...23
Şinasi Güneş
Onlardan birine, bir dişi müjdelendiğinde, yüzü kapkara kesilir ve yutkunur [43:17].
16:59. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve kendisine verilen bu kötü haberden dolayı halkın içine çıkamaz. Şimdi bu utançla çocuğu tutmalı mı, yoksa onu diri diri toprağa mı gömmeli? Dikkat edin ne iğrenç bir hüküm veriyorlar! 16/57-58, 17/40, 19/88...93, 37/149, 43/15...19, 52/39, 53/21...23
Şinasi Güneş
Kendisine müjdelenen şeyin kötülüğünden dolayı halkından gizlenir. Bu küçük düşme üzerine, onu tutsun mu yoksa toprağa mı gömsün? İyi bilin ki, çok kötü hüküm veriyorlar.
16:60. Ayet
Mustafa Çavdar
Böylesine çirkin niteliklerin tamamı ahirete inanmayanlara aittir. Allah ise en yüce sıfatların sahibidir. Çünkü O her işinde mükemmel ve her kararı doğru olandır. 6/29, 13/5, 16/38, 17/49...52-98, 23/34...37
Şinasi Güneş
Kötü örnek ahirete inanıp güvenmeyenler içindir. En yüce örnek ise Allah'a aittir [30:27]. O, adaleti sağlayan en doğru hükümleri vermede üstün olandır.
16:61. Ayet
Mustafa Çavdar
Eğer Allah, insanları yaptıkları zulümler sebebiyle hemen cezalandırsaydı, yeryüzünde yaşayan hiçbir canlı bırakmazdı. Ne var ki Allah,
Şinasi Güneş
Allah insanları, yanlış yapmalarıyla tutuverseydi, üzerinde canlıdan bir şey bırakmazdı [1]. Fakat, adı belirlenmiş bir sürenin sonuna kadar erteliyor. Sürelerinin sonu geldiğinde, saati erteleyemezler ve öne de alamazlar [2].
16:62. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlar hem hoşlanmadıklarını Allah’a layık görürler, hem de ahirette en güzel akıbetin kendilerini beklediği yalanını dillerine dolarlar. Hiç kuşku yok ki ateş onlar içindir ve onlar haddi aşanlardır. 18/36, 16/57-58-59, 17/40, 19/88...93, 37/149, 43/15...19, 52/39, 53/21...23
Şinasi Güneş
Hoşlanmadıkları şeyleri Allah'a kılıyorlar. Ve dilleri, en iyisinin onların olduğu yalanını niteliyor. Gerçekten ateş onlaradır. Gerçekten onlar, kusur işlemede ileri gidenlerdir.
16:63. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah şahittir ki, senden önceki ümmetlere de elçiler göndermiştik. Fakat şeytan onlara yaptıkları kötülükleri güzel göstermişti. Bugün de o, hâlâ onların velisidir ve onları da can yakıcı bir azap beklemektedir. 6/42-43, 27/23-24, 29/38, 40/36-37,
Şinasi Güneş
Allah şahittir ki, şüphesiz senden önce de önderli toplumlara gönderdik. Şeytan onlara yaptıklarını çekici gösterdi. O gün, onların yakını, yol göstericisi, müttefikiydi. Onlara can yakıcı bir azap vardır.
16:64. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz sana bu kitabı/Kuran’ı, yalnızca hakkında anlaşmazlığa düştükleri konuların çözümünü onlara beyan etmen ve inanıp güvenen bir topluma bir rehber ve rahmet olsun diye indirdik. 2/213, 5/48-49, 42/10-13-14, 98/1...8
Şinasi Güneş
Sana kitabı; hakkında ihtilafa düştüklerini onlara açıkça ortaya koyman ve inanıp güvenen bir halk için bir yol gösterici ve bir rahmet olması dışında indirmedik [1].
16:65. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah’tır gökten su indirerek onunla ölümünden sonra toprağa hayat veren. Hiç şüphe yok ki, hakikate kulak veren bir toplum için bunda bir ayet vardır. 2/21-22, 13/4, 14/32, 15/22, 16/10, 20/53, 25/48-49
Şinasi Güneş
Allah gökten su indirdi ve ölümünün ardından yeryüzüne onunla hayat verdi. Şüphesiz bunda, kulak veren bir halk için bir ayet vardır.
16:66. Ayet
Mustafa Çavdar
Sizin için sağmal hayvanlarda da bir ibret vardır. Nitekim size, onların karınlarındaki besin artıklarıyla kan arasından süzülüp gelen ve içenlerin boğazından yağ gibi akıp geçen tertemiz halis bir süt içiriyoruz. 6/142...144,
Şinasi Güneş
Şüphesiz, etinden ve sütünden yararlanılan hayvanlarda da size ibret vardır. Karnındaki fers [1] ve kanın ayrışmasından oluşan, içenler için içimi kolay halis sütle sizi sularız.
16:67. Ayet
Mustafa Çavdar
Hurma ağaçlarının ve üzüm bağlarının ürünlerinden hem sarhoşluk verici yani aklı örten içecekler hem de güzel yiyecekler elde ediyorsunuz. İşte bunda da aklını kullanan bir toplum için bir ayet vardır. 2/168, 5/88...93
Şinasi Güneş
Ve üzüm ve hurma ürünlerinde. Ondan bir sarhoşluk ve iyi bir rızık elde edersiniz. Şüphesiz aklını kullanan bir halk için bunda bir ayet vardır.
16:68. Ayet
Mustafa Çavdar
Rabbin bal arısına şöyle vahyetti: “Dağlarda, ağaçlarda ve insanların yaptıkları çardaklarda kendine yuvalar yap!”
Şinasi Güneş
Ve Rabbin bal arısına vahyetti. Dağlardan, ağaçlardan ve onların yükselttiklerinden [kovanlardan] kendine evler edin.
16:69. Ayet
Mustafa Çavdar
“Sonra da her türlü meyveden ye ve Rabbinin sana öğrettiği yol güzergâhına uyarak git!” Bu arıların karınlarının içinde, insanlar için şifa olan rengârenk bir içecek çıkar. İşte bunda da derinlemesine düşünen bir toplum için bir ayet vardır. 2/164, 16/13...16, 26/7-8
Şinasi Güneş
Sonra her üründen nasiplen. Rabbinin kolaylaştırdığı yollarına koyul. Onun karınlarından insanlar için şifa olan, renkleri çeşit çeşit içecek çıkar. Şüphesiz bunda, devamlı düşünen bir halk için bir ayet vardır.
16:70. Ayet
Mustafa Çavdar
Sizi yaratan sonra da sizi öldürecek olan Allah’tır. İçinizden kimilerinin ne söylediğini ve ne yaptığını bilemez hale geleceği, ömrünün en
Şinasi Güneş
Sizi Allah oluşturdu. Sonra vefat ettirir. Ve sizden kimisi de, bilir bir halin ardından bir şey bilmemek üzere ömrün daha düşkün çağına döndürülür [1]. Şüphesiz Allah bilgedir, ölçü koyandır [2].
16:71. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah, rızık konusunda kiminizi kiminizden farklı kılmıştır. Oysa kendisine zenginlik verilen kimseler, sahip olduğu malları ellerinin altında bulunanlarla paylaşmaya ve böylece onlarla eşit seviyeye gelmeye yanaşmıyorlar. Onlar bile bile Allah’ın nimetini mi paylaşmıyorlar?
Şinasi Güneş
Allah, rızık konusunda, bazınızı bazınızın üzerinde fazlalıklı kıldı [1]. Fazlalıklı kılınanlar, rızıklarını yeminlerine / antlaşmalarına sahip olduklarına [2] geri verip, onlarla eşit olmuyorlar. Allah'ın nimetini mi reddediyorlar [3]?
16:72. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah, kendi cinsinizden sizin için eşler var etmiş. Eşlerinizden de çocuklar ve torunlar meydana getirmiş; size temiz ve hoş yiyecekler bahşetmiştir. Şimdi onlar anlamsız ve boş şeylere inanıp, Allah’ın bunca nimetine mi nankörlük ediyorlar?
Şinasi Güneş
Allah, size kendinizden eşler kıldı. Ve eşlerinizden size oğullar ve torunlar kıldı. Ve sizi temiz şeylerden rızıklandırdı. Hala batıla inanıp güvenerek, Allah'ın nimetine nankörlük mü ediyorlar?
16:73. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve nasıl oluyor da Allah’tan başka, kendilerine ne göklerden ne de yerden herhangi bir rızık verme imkânı olmayan ve hiçbir şeye gücü yetmeyenlere kulluk ediyorlar. 2/21-22, 10/18, 16/35-36
Şinasi Güneş
Onlara göklerden ve yeryüzünden bir rızka sahip olmayan ve hiçbir şeye güç yetiremeyen şeylere Allah'ın yanı sıra kulluk ediyorlar.
16:74. Ayet
Mustafa Çavdar
Bir de kalkıp kulluk ettiklerinizle Allah arasında benzetmeler yapıp durmayın. Zira bu benzetmelerin nereye vardığını Allah biliyor fakat siz bilmiyorsunuz.
Şinasi Güneş
Allah için örnekler vurgulamayın. Şüphesiz Allah bilir ve siz bilmezsiniz.
16:75. Ayet
Mustafa Çavdar
Bakın Allah, size şöyle bir misal veriyor: Başkasının boyunduruğu altında olan ve hiçbir şeye gücü yetmeyen biri ile kendisine bolca rızık verdiğimiz ve ondan gizli veya açık dilediği gibi harcayan biri eşit olur mu? Övgülerin tümü her nimeti veren Allah’a aittir fakat insanların çoğu bunu bilmiyorlar. 6/99, 9/60, 13/3...5,
Şinasi Güneş
Allah, sahiplenilmiş, hiçbir şeye ölçü koyamayan bir köleyi ve bizden iyi bir rızıkla rızıklandırdığımız ve ondan [rızıklardan] gizli ve açık infak edenin örneğini vurguladı. Onlar aynı seviyede olabilir mi? Her işini kusursuz yapmak Allah'a aittir. Fakat onların çoğu bu bilinçte değildirler [39:29].
16:76. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah, şu iki adamı da örnek olarak veriyor: Birisi dilsiz, hiçbir şeye gücü yetmeyen ve üstelik sahibine de yük; sahibi onu hangi işe gönderse bir şey beceremez. Bununla, hak ve adaleti emreden ve dosdoğru bir yolda olan kimse eşit olur mu? 7/159-181,
Şinasi Güneş
Allah, iki adamın örneğini vurguladı. Onlardan biri, hiçbir şeye ölçü koyamayan, daha dilsiz, yakınının, yöneticisinin üzerine yük, nereye yönlendirse bir hayır getirmez. O, adaleti emreden ve dosdoğru bir yol üzerinde olan kimseyle aynı seviyede olur mu?
16:77. Ayet
Mustafa Çavdar
Göklerin ve yerin idraki aşan gerçeklerini bilmek Allah’a aittir. Bu dünyanın sonu o saat hadisesi göz açıp kapayıncaya veya ondan daha kısa bir zamanda gerçekleşecektir. Zira Allah her şeye bir ölçü koyandır. 17/51, 22/1, 33/63, 42/17, 54/50, 70/5...9
Şinasi Güneş
Göklerin ve yeryüzünün görünmeyeni, bilinmeyeni, sezilmeyeni Allah'a aittir. Ve saatin emri, göz açıp kapamanın dışında bir şey değildir. Veya daha yakındır. Şüphesiz Allah, her şeye bir ölçü koyandır.
16:78. Ayet
Mustafa Çavdar
Sizi analarınızın karnından hiçbir şey bilmez bir halde çıkaran ve belki hakkını verip şükredesiniz diye size duyma, işitme, görme ve düşünme kabiliyeti veren Allah’tır.
Şinasi Güneş
Allah, sizi annelerinizin karnından bir şey bilmiyorken çıkarttı. Ve karşılığını verin diye, size hakikati görme, kulak verme ve beyin fonksiyonları kıldı [1].
16:79. Ayet
Mustafa Çavdar
Peki onlar göğün boşluğunda Allah’ın koyduğu yasalar çerçevesinde kuşların nasıl uçtuğunu görmüyorlar mı? Onları gökte tutan Allah’tan başkası değildir. İşte bunda mümin bir toplum için nice ayetler/ deliller vardır. 13/15, 16/48-49,
Şinasi Güneş
Göğün boşluğunda buyruk altına alınmış kuşlara dikkat etmediler mi? Allah'ın dışında kimse onları tutmuyor [24:41, 67:19]. Şüphesiz bunda, inanıp güvenen bir halk için ayetler vardır.
16:80. Ayet
Mustafa Çavdar
Size huzur içinde oturacağınız evler yapma, hayvanların derilerinden gerek konup göçerken gerekse yerleşme sırasında kolayca taşıyıp kurabileceğiniz çadırlar yapma imkân ve kabiliyeti lütfeden Allah’tır. Onların yünlerinden, kürklerinden ve kıllarından kısa veya uzun süreli kullanacağınız ev eşyası ve ticaret malları üretme yeteneği veren de Allah’tır. 6/142...144, 16/5-66,
Şinasi Güneş
Allah, size evlerinizden sukünet yeri kıldı. Ve size, etinden ve sütünden yararlanılan hayvanların derilerinden, göç gününde ve ikamet ettiğinizde onu kolayca taşıyabileceğiniz evler ve yününden, tüylerinden ve kıllarından eşya ve bir zamana kadar yararlanma kıldı.
16:81. Ayet
Mustafa Çavdar
Yine yarattığı şeylerden sizin için gölgelikler kılan, dağlarda sığınacağınız mağaralar meydana getiren ve sizi sıcaktan koruyacak giysiler ve savaşta koruyacak zırhlar yapma imkân ve yeteneği bahşeden Allah’tır. İşte böylece Allah size nimetlerini tastamam sunmaktadır. Umulur ki O’na tam manasıyla teslim olursunuz. 2/29, 15/20, 20/53, 43/12...15
Şinasi Güneş
Allah, oluşturduklarından size gölgeler kıldı. Ve size, dağlardan saklanma yerleri kıldı. Ve, sizi sıcağa karşı ve sıkıntı verici şeylerden koruyan giysiler kıldı. İşte böyle, barışa ve esenliğe giresiniz diye, size nimetini tamamlıyor.
16:82. Ayet
Mustafa Çavdar
Bunlara rağmen yine de yüz çevirecek olurlarsa, unutma ki sana düşen sadece apaçık bir tebliğdir. 3/20, 5/92-99,
Şinasi Güneş
Eğer yüz çevirirlerse / dikkate almazlarsa, sana düşen ancak açıkça tebliğ etmektir [1].
16:83. Ayet
Mustafa Çavdar
Zira onlar Allah’ın nimetini pekâlâ tanıyorlar sonra kalkıp inkâr ediyorlar. Onların çoğu nimetlere karşı nankörler. 11/9 14/28-34, 16/52...55-112,
Şinasi Güneş
Allah'ın nimetini tanıyorlar, sonra onu tanınmaz hale getiriyorlar. Onların çoğu gerçekleri örtenlerdir.
16:84. Ayet
Mustafa Çavdar
Gün gelecek biz her toplumdan bir şahit çıkaracağız. İşte o zaman kâfirlerin özür beyan etmelerine izin verilmeyecek1 ve geri dönüş istekleri de kabul edilmeyecektir.2, 16/26...28, 45/34-35, 27/53, 14/44, 16/89, 23/99...108, 33/45-46, 39/69, 42/44, 63/10-11
Şinasi Güneş
Her önderli toplumdan bir şahit görevlendirdiğimiz gün [1], gerçekleri örtenlere izin verilmez ve onların telafi etmeleri de istenmez [2].
16:85. Ayet
Mustafa Çavdar
Kendilerine yazık eden zalimler azabı gördükleri zaman, ne azapları hafifletilecek ne de yüzlerine bakılacak. 5/37, 22/22, 32/20, 40/47...50, 43/74...77
Şinasi Güneş
Yanlış yapanlar azabı gördüklerinde, onlardan hafifletilmez ve onlar gözetilmez [3:88].
16:86. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah’a şirk koşanlar, koştukları ortaklarını karşılarında görünce diyecekler ki; “Rabbimiz! İşte şunlardır senden önce dua ile yalvardıklarımız” berikiler de onlara laf atarak şöyle diyecekler; “Kesinlikle siz yalancısınız.” 2/166-167, 6/94, 7/53, 10/28-29, 28/62...64, 46/4...6
Şinasi Güneş
Ortak koşanlar, ortak koştuklarını gördüklerinde: ''Rabbimiz, senin yanında çağrıda bulunduğumuz ortaklarımız işte bunlardır.'' dediler. Bunun üzerine onlar [1] da sözü ortaya koyarlar: ''Siz kesinlikle yalancısınız.''
16:87. Ayet
Mustafa Çavdar
İşte o gün onlar Allah’a teslimiyetlerini sunmuşlardır ve uydurdukları ortakları, onlardan uzaklaşıp kendilerini yüzüstü bırakacaktır. 4/97, 23/99...107, 32/12, 40/84-85
Şinasi Güneş
O gün Allah'a teslimiyeti ortaya koydular [çekişmeyi, tartışmayı, mazeret üretmeyi bıraktılar: 37:26]. Ve uydurdukları şeyler onlardan kaybolup gitti.
16:88. Ayet
Mustafa Çavdar
Kendileri gerçekleri örtbas ettiği gibi başkalarını da Allah’ın yolundan alıkoyan kâfirler var ya biz onlara, sebep oldukları toplumsal çürümeden dolayı azap üstüne azap vereceğiz. 11/18-19, 14/2-3,
Şinasi Güneş
Gerçekleri örtenlerin ve Allah'ın yolundan alıkoyanların, bozgunculuk yaptıkları şeylerden dolayı azap üstüne azabını arttırırız.
16:89. Ayet
Mustafa Çavdar
Her topluma kendi içlerinden onların aleyhine bir şahit getirdiğimiz gün, seni de şunların aleyhine şahit olarak getireceğiz!1 Çünkü sana her şeyi açıklayan ve gönülden Müslüman olanlar için bir yol gösterici, bir rahmet ve müjde olan bu kitabı/Kuran’ı indirdik.2,
Şinasi Güneş
Her önderli toplumun içerisinde üzerlerine bir şahit görevlendirdiğimiz, seni de bunların üzerine; sana kitabı her şeyi açıkça ortaya koymak [1] ve Müslimler [2] için bir yol gösterici, bir rahmet ve bir müjde olarak indirdiğimize dair bir şahit olarak getirdiğimiz gün [3].
16:90. Ayet
Mustafa Çavdar
Hiç şüphe yok ki Allah, adil olmayı,1 iyilik yapmayı2 ve akrabaya yardım etmeyi emreder.3 Her türlü ahlaksızlığı, çirkin işleri ve haddi aşmayı da yasaklar.4 Düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.5, 14/58-135,
Şinasi Güneş
Şüphesiz Allah, adaleti [1], iyileştirmeyi ve yakınlık sahiplerine vermeyi emreder. Hayasızlıktan, herkesçe kabul edilen ortak kötülerden ve sapkınlıkta ileri gitmekten de engeller [7:33]. Bilgilerini kullanın diye size öğüt veriyor.
16:91. Ayet
Mustafa Çavdar
Sözleşme yaptığınız zaman, Allah’a verdiğiniz ahdi yerine getirin. Allah’ı kendinize kefil tutarak pekiştirdiğiniz yeminlerinizi sonradan bozmayın. Çünkü Allah, sizin ne yaptığınızı çok iyi biliyor. 2/177, 5/106...108, 13/20, 23/8, 28/27-28,
Şinasi Güneş
Söz verdiğinizde, Allah'a verdiğiniz sözü tam yerine getirin. Yeminleri, sağlama alınmasının ardından bozmayın. Şüphesiz Allah'ı üzerinize kefil kıldınız. Allah Yaptıklarınızı bilir [1].
16:92. Ayet
Mustafa Çavdar
Bir topluluk diğerinden daha güçlü ve nüfuzlu diye çıkar sağlamak amacıyla, ipliğini iyice eğirdikten sonra geri çevirip bozan kadın gibi yeminlerinizi kendi aranızda bir aldatmacaya dönüştürmeyin. Zira Allah, sizi yeminlerinizle sınamaktadır. Allah kıyamet günü anlaşmazlığa düştüğünüz konuları kesinlikle açıklayacaktır. 2/213, 3/55, 10/93, 16/39-124,
Şinasi Güneş
O önderli toplumun daha kabarık bir önderli toplum olmasından dolayı, yeminlerinizi aranıza sokulmuş edinerek [1], sağlam bükülmesinin ardından ipliğini bozan kadın gibi olmayın [2]. Şüphesiz Allah, sizi onunla sınıyor. Hakkında ihtilafa düştüğünüz şeyler, kıyamet günü size açıkça ortaya konacaktır.
16:93. Ayet
Mustafa Çavdar
Eğer Allah isteseydi, sizi kesinlikle tek bir ümmet yapardı.1 Fakat O sapıklığı tercih edeni sapıklıkta bırakır, doğru yolu tercih edeni de doğru yoluna iletir. Zira siz, yapıp ettiklerinizden kesinlikle sorgulanacaksınız.2, 15/48, 42/8, 23/86, 4/88-115, 6/35, 7/30-146, 13/31, 45/23, 47/25-26,
Şinasi Güneş
Allah gerekli görseydi, kesinlikle hepinizi tek önderli [iradesiz] bir toplum kılardı. Fakat O, gereğini yapan kimseyi sapıklıkta bırakır ve gereğini yapan kimseye de yol gösterir [1]. Yaptığınız şeylerden kesinlikle sorulacaksınız.
16:94. Ayet
Mustafa Çavdar
Yeminlerinizi aranızda bir aldatma aracı olarak kullanmayın. Aksi takdirde ayağınız sağlam bir zemine basmışken kayar gider ve Allah’ın yolundan ayrılmanız sebebiyle bunun cezasını çekersiniz. Ve korkunç bir azaba mahkûm olursunuz. 2/224-225,
Şinasi Güneş
Yeminlerinizi aranıza sokulmuş edinmeyin [1]. Yoksa, sabitliğinin ardından ayak kayar ve Allah'ın yolundan alıkoyduğunuzdan dolayı kötülük tadarsınız. Ve dehşet bir azap da sizedir.
16:95. Ayet
Mustafa Çavdar
Sakın ha Allah’a verdiğiniz ahdi basit bir dünyalığa değişmeyin. Eğer bilirseniz Allah katındaki mükâfat sizin için çok daha değerlidir.
Şinasi Güneş
Allah'ın ahdini az bir değere satmayın [3:77]. Şayet bilirseniz, Allah katında olanlar var ya, şüphesiz size hayırlı olan ancak odur.
16:96. Ayet
Mustafa Çavdar
Zira sizin sahip olduğunuz şeyler tükenir, fakat Allah’ın katındakiler hiç tükenmez.1 Ve biz sabredenleri, kesinlikle yaptıklarının en güzeline göre ödüllendireceğiz.2, 13/14, 4/94, 8/67-68, 9/38, 23/77-187, 4/155, 5/14, 7/169, 3/195, 23/109...111, 29/58-59,
Şinasi Güneş
Sizin yanınızda olanlar tükenir, Allah'ın yanındakiler ise kalıcıdır. Direnenlerin karşılığını, kesinlikle yaptıkları şeylerin karşılıklarının daha iyisiyle veririz.
16:97. Ayet
Mustafa Çavdar
İster erkek olsun ister kadın olsun her kim mümin olarak iyi ve yararlı işler yaparsa, biz ona bu dünya hayatında kesinlikle güzel bir hayat yaşatırız ve elbette onları yaptıklarının en güzeline göre ödüllendiririz.
Şinasi Güneş
Erkek ve dişiden bir mümin olarak kim düzeltici iş yaparsa, kesinlikle ona temiz bir hayat yaşatırız. Ve kesinlikle yaptıkları şeylerin karşılığını, karşılıklarının daha iyisiyle veririz [1].
16:98. Ayet
Mustafa Çavdar
Kuran okuduğun zaman, kovulmuş şeytandan Allah’a sığın. 7/200, 23/97-98, 41/36, 113/1...5
Şinasi Güneş
Kur'an okuduğunda, atıp tutan şeytandan Allah'a sığın [1].
16:99. Ayet
Mustafa Çavdar
Gerçek şu ki, iman edenler ve yalnızca Rabblerine dayanıp güvenenler üzerinde, şeytanın hiçbir yaptırım gücü yoktur. 15/39...42, 17/64-65,
Şinasi Güneş
Şüphesiz onun, inanıp güvenen ve Rablerine güvenip dayananların üzerine bir yetkisi yoktur [1].
16:100. Ayet
Mustafa Çavdar
Onun yaptırım gücü, ancak onu dost edinenler ve şirk koşanlar üzerindedir. 2/268, 4/119-120, 6/112, 7/20...22,
Şinasi Güneş
Onun yetkisi, onu yakın, yol gösterici, müttefik edinenlerin ve onunla ortak koşanların üzerinedir [3:175].
16:101. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz bir ayeti, başka bir ayet ile değiştirdiğimizde ki, Allah hangi ayeti indireceğini pek ala bilir. Onlar “Bunu sen uyduruyorsun” derler. Hayır, aslında onların çoğu vahiy gerçeğini bilmiyorlar. 2/106, 10/15-16, 11/13-14, 13/38-39
Şinasi Güneş
Bir ayetin yerine bir ayeti değiştiğimizde [1], Allah ne indirdiğini daha iyi bildiği halde: ''Sen ancak uydurucusun.'' dediler. Bilakis onların çoğu bilinçli değildirler [2:106].
16:102. Ayet
Mustafa Çavdar
De ki: “Kutsal ruh onu Rabbinden, sana hem imanınızı pekiştirsin hem de Müslümanlara doğru yol haritası ve müjde olsun diye hak bir amaç için indirmiştir.” 8/2-3,
Şinasi Güneş
De ki! ''O, Ruhul Kudus'u [1], gerçek bir amaçla; inanıp güvenenleri sabit kılmak ve teslim olanlar için bir yol gösterici ve bir müjde olması için indirdi.''
16:103. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz onların, “Bu Kuran’ı bir insan öğretiyor” dediklerini elbette biliyoruz. Oysa onların kastettikleri kimsenin dili yabancıdır. Bu Kuran ise apaçık bir Arapçadır. 6/25, 8/31, 16/24, 25/4-5, 46/10-11
Şinasi Güneş
Şüphesiz onların, ''Ona bir beşer öğretiyor.'' dediklerini biliyoruz [25:4-5]. Kastedip gerçeği saptırdıkları kişinin dili zor anlaşılırdır. Bu ise açıkça, eğrisi, pürüzü olmayan anlaşılır bir dildir.
16:104. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah’ın ayetlerine inanmayanları, Allah asla amaçlarına ulaştırmaz ve onlar için acıklı bir azap vardır. 3/86, 10/43-96-97, 27/80-81, 45/23, 63-3
Şinasi Güneş
Allah'ın ayetlerine inanıp güvenmeyenlere Allah yol göstermez. Onlara, can yakıcı bir azap vardır.
16:105. Ayet
Mustafa Çavdar
Zaten böyle bir yalanı ancak Allah’ın ayetlerine inanmayanlar uydurur. İşte onlar yalancıların ta kendileridir. 6/93-116, 7/146, 10/15, 17/45...48,
Şinasi Güneş
O yalanı [1] uyduranlar, Allah'ın ayetlerine inanıp güvenmeyenlerdir. İşte onlar, yalancıların ta kendileridir.
16:106. Ayet
Mustafa Çavdar
Kalbi iman ile dopdolu olduğu halde, zorlama ile kâfir oldum diyen kişinin durumu hariç; kim iman ettikten sonra kâfir olur ve kalbini küfre açarsa dünyada Allah’ın gazabına uğrar. Ve ahirette de onlar için korkunç bir azap vardır. 3/105-106,
Şinasi Güneş
Kalbi imanla tatmin olduğu halde -zorlanan kimse dışında- kim imanının ardından Allah hakkında gerçekleri örterse ve kim gerçekleri örtmeye göğüs açarsa, Allah'tan hoşnutsuzluk onların üzerinedir. Ve onlara, dehşet bir azap vardır [1].
16:107. Ayet
Mustafa Çavdar
İşte bu azap; onların dünya hayatını ahirete tercih etmelerindendir. Hiç şüphe yok ki, Allah böyle nankör kâfirleri umduklarına ulaştırmayacaktır. 3/185, 10/24, 11/15-16, 17/18-19,
Şinasi Güneş
İşte bu, onların dünya hayatını ahiretin üzerinde sevmelerindendir [1]. Gerçekten Allah, gerçekleri örtenler halkına yol göstermez.
16:108. Ayet
Mustafa Çavdar
Bunlar Allah’ın mesajını kulakları ile duymak gözleri ile görmek istemeyen kimselerdir, kalplerini de mühürlemişlerdir ve işte bunlar, gaflette olanların ta kendileridir. 2/6-7,
Şinasi Güneş
İşte onlar, Allah'ın kalplerinin, kulak vermelerinin ve hakikati görmelerinin üzerini damgaladıklarıdır. Ve onlar, gaflette olanlardır.
16:109. Ayet
Mustafa Çavdar
Hiç kuşku yok ki onlar, ahirette hepten kaybedecekler. 2/27, 3/85-149,
Şinasi Güneş
Gerçekten onlar, ahirette kayba uğrayanlardır.
16:110. Ayet
Mustafa Çavdar
Öte yandan Rabbin, baskı ve zulme uğradıktan sonra yurtlarından göç eden, sonra da Allah yolunda bütün gayretini sarf eden ve her türlü sıkıntıya direnip sabreden kimseleri gözetecektir. Zira senin Rabbin bundan sonra onlara bağışlama ve merhametiyle muamele edecektir. 2/218, 3/195, 4/97-100,
Şinasi Güneş
Sonra ardından, Rabbin; ateşe [sıkıntıya] sokulmalarının ardından hicret edenler, sonra ellerinden geleni yapanlar ve direnenler [1] için, kesinlikle bağışlayandır, merhamet edendir.
16:111. Ayet
Mustafa Çavdar
Gün gelecek herkes, kendi başının derdine düşecek. Zira o gün herkes, yapıp ettiklerinin karşılığını tastamam alacak ve hiçbir haksızlığa uğratılmayacaktır. 31/33, 35/18, 70/11...14, 80/33...37
Şinasi Güneş
Herkesin kendi canından dolayı mücadele ettiği gün gelir, herkesin yaptığı şeylerin tam karşılığı verilir ve onlara yanlış yapılmaz.
16:112. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah, halkı güven ve refah içinde yaşayan bir şehri örnek olarak veriyor. Onlara rızıkları her bir taraftan bolca gelirken, onlar Allah’ın nimetlerine nankörlük ettiler. Bunun üzerine de Allah yaptıklarından dolayı onlara, açlık ve korku belasını tattırdı.
Şinasi Güneş
Allah, güvende ve tatmin olmuş bir kentin örneğini vurguladı. Oraya her mekandan rızkı bol bol geliyordu. Allah'ın nimetlerine nankörlük ettiler. Allah da, oraya ürettikleri şeylerden [1] dolayı açlık ve korku elbisesi tattırdı [2].
16:113. Ayet
Mustafa Çavdar
Zira onlara içlerinden bir elçi gelmişti de onu yalancılıkla suçlamışlardı. Onlar bu haksızlığı yapar dururken azap onları yakalayıverdi. 22/42...44, 38/12...14, 50/12...14,
Şinasi Güneş
Şüphesiz onlara, onlardan bir elçi geldiğinde onu yalancı saydılar. Bunun üzerine, onlar yanlış yaparlarken, azap onları tutuverdi.
16:114. Ayet
Mustafa Çavdar
O halde siz, Allah’ın verdiği rızıkların temiz ve helal olanından yiyin. Ve eğer sadece Allah’a kulluk ediyorsanız, Allah’ın verdiği nimetlere şükredin.
Şinasi Güneş
Yalnız O'na kulluk ediyorsanız, Allah'ın sizi rızıklandırdıklarından helal ve temiz, faydalı olanlarından nasiplenin [1] ve Allah'ın nimetlerinin karşılığını verin.
16:115. Ayet
Mustafa Çavdar
Zira O, size sadece leşi, kanı, domuz etini ve Allah’tan başkası adına kesilen hayvanların etlerini haram kıldı. Fakat kim açlıktan dolayı zorda kalırsa, iştah duymadan ve sınırı aşmadan yiyebilir. Şüphesiz ki Allah, eşsiz bir bağışlayıcı ve sonsuz rahmet sahibidir. 2/173, 5/3, 6/119...145
Şinasi Güneş
Şüphesiz Allah size ancak; ölüyü, kanı, domuz etini ve onunla Allah'tan başkası için tahsis edilmiş olanı haram kılmıştır [1]. Kim mecbur kalırsa, alışkanlık haline getirmeyene ve başkasının hakkına saldırmayana, şüphesiz Allah bağışlayandır, merhamet edendir.
16:116. Ayet
Mustafa Çavdar
Artık bundan böyle gelişi güzel, yalan yanlış konuşarak “Şu helaldir, şu haramdır” demeyin; aksi halde uydurduğunuz yalanı Allah’a
Şinasi Güneş
Dillerinizin yalanı nitelemesinden dolayı, yalanı Allah'a uydurmak için, ''Bu helaldir, bu haramdır'' demeyin [1]. Yalanı Allah'a uyduranlar, başarıya ulaşamazlar.
16:117. Ayet
Mustafa Çavdar
Dünyada kısa ve geçici bir haz, ahirette ise acıklı bir azap onları bekler. 2/126, 3/14, 6/70, 9/55-85,
Şinasi Güneş
Az bir yararlanmadır. Onlara, can yakıcı bir azap vardır.
16:118. Ayet
Mustafa Çavdar
Sana daha önce sözünü ettiğimiz şeyleri Yahudilere de haram kılmıştık. Biz onlara zulmetmiyorduk. Fakat onlar kendi kendilerine zulmedip yazık ediyorlardı. 3/117, 4/97, 7/22-23,
Şinasi Güneş
Sana anlattığımız şeyleri, önceden de Yahudilere haram kılmıştık. Biz onlara yanlış yapmadık, fakat onlar kendilerine yanlış yaptılar [1].
16:119. Ayet
Mustafa Çavdar
Sonra da senin Rabbin, cahilce bir kötülük işleyen ve bunun ardından tövbe edip dönüş yapan ve durumunu düzelten kimseleri gözetecektir. Rabbin bundan sonra da eşsiz bir bağışlamayla ve rahmetle onlara muamele edecektir. 4/17-18, 6/54, 7/153, 20/82, 25/68...71, 39/53...60
Şinasi Güneş
Sonra şüphesiz Rabbin; cahillikle kötü iş yapıp, sonra bunun ardından, hatasından kesin dönüş yapıp kendisine itaate yönelenler ve düzeltenler içindir [6:54]. Şüphesiz Rabbin, onun ardından, bağışlayan, merhamet edendir.
16:120. Ayet
Mustafa Çavdar
Hiç kuşku yok ki İbrahim, Allah’a yürekten bağlı; tek başına ümmet idi. Ve o asla ortak koşan müşriklerden olmadı.
Şinasi Güneş
Şüphesiz İbrahim, hanif [imanında zerre şirk olmadan 16:123] olarak, gönülden Allah'a boyun eğen bir önderdi [2:124, 21:73]. Ortak koşanlardan olmadı.
16:121. Ayet
Mustafa Çavdar
O, her daim Allah’ın nimetlerine şükreden biri idi. Allah da onu seçti ve onu dosdoğru yoluna yöneltti. 2/124...135, 6/74...83,
Şinasi Güneş
O'nun nimetlerinin karşılığını verendi. Onu seçti ve ona dosdoğru yolu gösterdi.
16:122. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz de ona bu dünyada iyilik ve güzellik vermiştik. Şüphesiz o, ahirette de iyiler arasında yerini alacaktır. 14/35...41, 26/69...103,
Şinasi Güneş
Ona dünyada iyilik verdik. Şüphesiz o, ahirette de salihlerdendir.
16:123. Ayet
Mustafa Çavdar
İşte bu nedenle sana da “Her türlü şirkten arınmış olan İbrahim’in inanç sistemine uy!” diye vahyettik. Zira o, asla ortak koşan müşriklerden olmadı. 37/83...110, 43/26...30
Şinasi Güneş
Sonra sana da, hanif [1] olarak, ortak koşanlardan olmayan İbrahim'in inanç sistemine [yaşam tarzına][2] uymanı vahyettik [3].
16:124. Ayet
Mustafa Çavdar
Cumartesi yasağı, sadece inanç sisteminde görüş ayrılığına düşenlerin aleyhine konulmuş bir yasaktır. Hiç şüphesiz ki senin Rabbin, kıyamet günü onların anlaşmazlığa düştükleri konularda gerekli hükmü verecektir. 2/213, 3/55, 10/93, 16/39-92,
Şinasi Güneş
Şüphesiz Sebt [1], ancak onun hakkında ihtilafa düşenlerin üzerine kılındı. Şüphesiz Rabbin, ihtilaf ettikleri şeyler hakkında kıyamet günü aralarında hükmünü verir.
16:125. Ayet
Mustafa Çavdar
Sen hikmetle ve güzel öğüt Kuran ile Rabbinin yoluna çağır. Onlarla en güzel bir metotla mücadele et! Şüphesiz ki senin Rabbin, kendi yolundan sapanın kim olduğunu ve doğru yola yönelenlerin de kim olduğunu en iyi bilendir. 3/159, 4/63, 15/85, 20/43-44,
Şinasi Güneş
Rabbinin yoluna, hikmetle ve iyi öğütle davet et. Onlarla, en iyi şekilde mücadele et [29:46]. Şüphesiz Rabbin, yolundan sapan kimseyi daha iyi bilir. O, doğru yolda olanları da daha iyi bilir.
16:126. Ayet
Mustafa Çavdar
Eğer birine ceza verecekseniz, size yapılanın aynısıyla karşılık vermekle yetinin. Eğer sabrederseniz, bu sabredenler için çok daha iyidir. 4/149, 5/45, 7/199, 23/96, 41/34-35, 42/40...43
Şinasi Güneş
Eğer onlara karşılık verecekseniz, size karşılık verilenin benzeriyle karşılık verin [1]. Eğer dirençli olursanız, kesinlikle o, direnenler için hayırlı olandır.
16:127. Ayet
Şinasi Güneş
Dirençli ol. Dirençli olman da, ancak Allah iledir. Onlara hüzünlenme. Uyguladıkları planlardan dolayı da bir daralmanın içinde olma.
16:128. Ayet
Şinasi Güneş
Şüphesiz Allah, vahyin sınırlarına uyup korunanlarla beraberdir [2:194]. Onlar, iyileştirici olanlardır.