Mealler › Karşılaştırma › Muhammed
⚖️ Muhammed Suresi — Karşılaştırma
Mustafa Çavdar
Şinasi Güneş
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
47:1. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah gerçekleri örtbas eden kâfirlerin ve başkalarını da Allah’ın yolundan saptıranların tüm yaptıklarını boşa çıkaracaktır. 18/103...105
Şinasi Güneş
Gerçekleri örtenlerin ve Allah'ın yolundan alıkoyanların, amellerini hedefine ulaştırmadı.
47:2. Ayet
Mustafa Çavdar
Buna mukabil iman edip iyi ve güzel işler yapanların ve Rabbleri katından Muhammed’e hak olarak indirilen Kuran’a inanıp güvenenlerin kötülüklerini örtecek ve durumlarını düzeltecektir. 29/7, 39/35, 64/8-9
Şinasi Güneş
İnanıp güvenenler ve düzeltici işler yapanlar ve o, Rablerinden bir gerçek olan, Muhammed'e indirilene inanıp güvenenlerin, kötülüklerini örttü ve durumlarını düzeltti.
47:3. Ayet
Mustafa Çavdar
Bu, böyle olacaktır. Çünkü kâfirler batılın peşine düşmüşler, inananlar ise Rablerinden gelmiş hak olan Kuran’a tabi olmuşlardır. Allah kâfirlerle müminler arasındaki farkı işte böyle ortaya koyar.
Şinasi Güneş
Bu, gerçekleri örtenlerin batıla uymaları ve inanıp güvenenlerin, Rablerinden gelen gerçeğe uymalarındandır [1]. Allah, insanlara örneklerini işte böyle vurgular.
47:4. Ayet
Mustafa Çavdar
Küfürde direnenlerle savaşta karşılaştığınız zaman onların boyunlarını vurun! Nihayet onlara karşı ezici bir üstünlük sağladığınızda geriye kalanları sıkı bir şekilde bağlayın. Sonunda onları ister karşılıksız ister fidye karşılığı serbest bırakın. Böyle yapın ki kâfirlerin size karşı bir daha savaşacak güçleri kalmasın. Gerçi Allah dileseydi, onları savaşsız da cezalandırırdı. Fakat O, birbirinizle savaştırarak sizi sınamak istemiştir. Allah kendi yolunda savaşanların gayretlerini asla boşa çıkarmayacaktır. 3/140-141, 9/42.44
Şinasi Güneş
Gerçekleri örtenlerle karşılaştığınızda, onlara üstün gelinceye kadar boyunları vuruş [kıyasıya savaşın, esir alın]. Savaş, yüklerini bırakıncaya kadar bağı şiddetlendirin [sağlam kararlar alın, antlaşmalarınızı sağlam yapın]. Sonrasında, ister memnun ederek, ister fidye karşılığı [esirleri serbest bırakın][1]. İşte, Allah gerekli görseydi, yardımlaşmadan [onların hakkından kendisi gelirdi][2]. Fakat, sizi birbirinizle, kalitenizi ortaya çıkaran yıpratıp olgunlaştırıcı bir sınava tabi tutmak için [böyle yaptı]. Allah yolunda etkisiz hale getirilenlerin ise, asla amellerini karşılıksız bırakmaz [3].
47:5. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlara doğru yolunu gösterecek ve durumlarını düzeltecektir.
Şinasi Güneş
Onlara yol gösterecek ve durumlarını düzeltecektir.
47:6. Ayet
Mustafa Çavdar
Sonunda da onları, kendilerine tanıtmış olduğu cennete yerleştirecektir.
Şinasi Güneş
Onları, onlara tanıttığı [13:35, 47:15] cennete sokacaktır.
47:7. Ayet
Mustafa Çavdar
Ey İman edenler, eğer siz Allah’ın davasına yardım ederseniz, O da size yardım eder, sizi güçlü ve dirençli kılar. 22/39-40,
Şinasi Güneş
Ey inanıp güvenenler! Allah'a yardım ederseniz, Allah da size yardım eder ve ayaklarınızı sabit kılar [1].
47:8. Ayet
Mustafa Çavdar
Kâfirlere gelince onların hakkı yıkım ve yok olmaktır zaten Allah onların bütün çalışmalarını boşa çıkaracaktır. 18/103...106,
Şinasi Güneş
Gerçekleri örtenlere ise, yıkılıp gitmek vardır. Amellerini de hedefine ulaştırmamıştır.
47:9. Ayet
Mustafa Çavdar
Çünkü onlar Allah’ın indirdiği Kuran’dan hoşlanmamışlar. Bu sebeple yaptıkları iyi işler geçersiz olmuştur.
Şinasi Güneş
İşte bu, onların, Allah'ın indirdiğini beğenmemelerindendir [47:26]. Allah da, amellerini boşa çıkarmıştır.
47:10. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlar şu memleketlerde hiç gezip dolaşarak kendilerinden önce geçmiş toplumların akıbetlerinin nasıl olduğuna bakıp ibret almıyorlar mı? Allah onları yerle bir etmişti. Nitekim bu kâfirleri de benzeri bir akıbet beklemektedir. 9/70, 10/13, 14/44-45
Şinasi Güneş
Yeryüzünde dolaşmadılar mı? Onlardan öncekilerin akıbeti nasıl olmuş gözlemleseler. Allah, onları yerle bir etti. Bu gerçeği örtenler için de, onun benzeri vardır.
47:11. Ayet
Mustafa Çavdar
Çünkü Allah sadece müminlerin mevlasıdır. Kâfirlerin ise herhangi bir mevlası ve yardımcısı yoktur.
Şinasi Güneş
İşte bu, Allah'ın, inanıp güvenenlerin yakını, yol göstericisi olmasındandır. Gerçekleri örtenlerin ise, yakını, yol göstericisi yoktur.
47:12. Ayet
Mustafa Çavdar
Şüphesiz Allah, iman edip iyi ve güzel işler yapanları, tabanından ırmakların çağladığı cennetlere yerleştirecektir. Gerçekleri örtbas eden kâfirler dünya nimetlerinden bir süreliğine daha yararlansınlar, hayvanların yiyip içtiği gibi yiyip içsinler bakalım, nasıl olsa sonunda ateşi boylayacaklar.
Şinasi Güneş
Allah, inanıp güvenler ve düzeltici işler yapanları, altından nehirler akan bahçelere sokar. Gerçekleri örtenler ise, birbirlerini yararlandırırlar ve etinden ve sütünden yararlanılan hayvanların nasiplendiği gibi nasiplenirler. Onların kalacağı yer ateştir.
47:13. Ayet
Mustafa Çavdar
Seni yurdundan sürüp çıkaranlardan daha güçlü ve kuvvetli nice ülkeleri helak ettik de onlara yardım edecek kimse çıkmadı.
Şinasi Güneş
Kuvvet olarak, senin çıkarıldığın kentten daha şiddetli nice kentten yıkıma uğrattık. Onlara yardımcı da yoktu.
47:14. Ayet
Mustafa Çavdar
Şimdi Rabbinden gelmiş açık bir belge olan Kuran’a dayanan kimse ile kötü amelleri kendisine cazip görünen böylece arzu ve heveslerine uyan kimse hiç bir olur mu?
Şinasi Güneş
Rabbinden apaçık bir kanıt üzerinde olan kimse, kötü ameli kendisine çekici gösterilen ve hevalarına uyanlarla aynı olur mu [1]?
47:15. Ayet
Mustafa Çavdar
Günahlardan korunan muttakilere vaat edilen cennet şöyledir: Orada tadı hiçbir şekilde bozulmayan su ırmakları, tadı hiç değişmeyen süt ırmakları, lezzetli içecek ırmakları, süzme bal ırmakları akmaktadır. Ayrıca orada onlar için türlü meyve ve yiyecek vardır. Bir de onlar, Rabbleri tarafından bağışlanmış olmanın mutluluğunu tadacaklar. Şimdi bu kimseler ile ateşte kalacak ve kendisine içirilen kaynar su ile bağırsakları parçalanacak kimse bir olur mu? 43/68...73, 52/21...27, 25/12...16
Şinasi Güneş
Vahyin sınırlarına uyup korunanlar için vaat edilen cennetin örneği [13:35]: ''Orada bozulması olmayan sudan nehirler, besini değişmeyen sütten nehirler, içenler için lezzetli şaraptan nehirler [37:45-46-47], süzme baldan nehirler ve onlara orada her türlü ürünlerden ve Rablerinden bağışlanma vardır.'' O, ateşte kalıcı olan ve bağırsakları kesen sıcak su içirilen kimseyle aynı olur mu?
47:16. Ayet
Mustafa Çavdar
Onların içinden kimileri de seni dinliyormuş gibi gözükür. Fakat senin yanından ayrıldıklarında vahiy bilgisine sahip olanlara alaylı bir şekilde sorarak “Sahi az önce o ne söyledi” derler. İşte onlar Allah’ın vahyine kalplerini kapatıp arzu ve heveslerine uymuşlardır. 17/46-47,
Şinasi Güneş
Onlardan seni dinleyen kimseler vardır. Senin yanından çıktıklarında ise, kendilerine ilim verilenlere: ''Şimdi bu ne dedi?'' derler. İşte onlar, Allah'ın, kalplerinin üzerini damgaladıkları ve hevalarına uyan kimselerdir.
47:17. Ayet
Mustafa Çavdar
Doğru yolda olanlara gelince Allah onların imanlarını pekiştirir, böylece onları günahtan korunmaya, arzu ve heveslerine uymamaya muvaffak kılar. 2/120, 4/174-175
Şinasi Güneş
Doğru yolda olanların ise, doğru yolda olmalarını arttırdı ve onlara, vahyin sınırlarına uyup korunmalarını verdi.
47:18. Ayet
Mustafa Çavdar
Şimdi onlar, başlarına ansızın bu dünyanın sonu o saatin geleceğinden başka neyi bekliyorlar? Oysa onun tüm şartları ortada görüp duruyorlar. Fakat kaçınılmaz o son saat başlarına gelip çattığı zaman gerçeği anlamış olmalarının onlara ne faydası olacak? 7/187, 23/99...108
Şinasi Güneş
O saatin onlara ansızın gelmesi dışında bir şey gözlemiyorlar mı [43:66]? Onun şartları kesin olarak gelmiştir. Onlara geldiğinde, akıllarının başlarına gelmesi neye yarar [89:23]?
47:19. Ayet
Mustafa Çavdar
Öyleyse şunu iyi bil ki Allah’tan başka ilah yoktur. Kendi günahın hem de mümin erkek ve kadınların günahları için Allah’tan bağışlanma
Şinasi Güneş
Bil ki, gerçekten O Allah'ın dışında bir ilah yoktur. Kendin ve inanıp güvenen erkekler ve inanıp güvenen kadınların suçları için bağışlama dile [1]. Allah, dönüp durduğunuz ve kaldığınız yeri bilir.
47:20. Ayet
Mustafa Çavdar
İman edenler: – Keşke kâfirlerle savaşa izin veren bir sure indirilmiş olsaydı diyorlar. Fakat savaş içeren kesin bir sure indirilmiş olsa, kalplerinde hastalık olanların ölüm döşeğindeki kişinin baktığı gibi korkudan baygın bir şekilde sana baktığını görürsün. Oysa bu durumda onlara yaraşan,
Şinasi Güneş
İnanıp güvenenler: ''Bir sure indirilmeli değil miydi?'' diyorlar. Hüküm bildiren bir sure indirildiğinde ve onda çarpışmak hatırlatıldığında, kalplerinde hastalık olanları, üzeri ölüm tarafından kuşatılmış kişinin bakışı gibi sana bakakaldıklarını gördün [33:19]. Onlara uygun olan…
47:21. Ayet
Mustafa Çavdar
Emre itaat ve güzel söz söylemektir. Fakat savaş işi kesinleşince böyle davranmadılar. Hâlbuki Allah’a verdikleri söze sadık kalsalardı kendileri için daha hayırlı olurdu. 9/48, 58/8-9
Şinasi Güneş
…itaat ve herkesçe kabul edilen ortak iyiye uygun sözdür. İş karara bağlanınca Allah'a verdikleri sözde dursalardı, onlara hayırlı olurdu [24:53].
47:22. Ayet
Mustafa Çavdar
Savaştan kaçmanızın, ülkenin istila ve fesadına, akrabalık bağlarının kopmasına sebebiyet vereceğinin farkında mısınız? 9/7...10, 13/25...27
Şinasi Güneş
Ey münafıklar! Eğer velayeti [yönetimi] alırsanız, o yerde bozgunculuk yapmanızı ve akrabalık bağlarını kesmenizi mi umdunuz [8:73]?
47:23. Ayet
Mustafa Çavdar
İşte böyleleri, kulakları ile duymak, gözleri ile görmek istemeyen ve dolayısıyla Allah’ın lanetini hak eden, rahmetinden uzaklaşan kimselerdir.
Şinasi Güneş
İşte onlar, Allah'ın sağırlaştırıp, hakikati görmelerine karşı körleştirip, rahmetinden dışladıklarıdır.
47:24. Ayet
Mustafa Çavdar
Şimdi onlar, Kuran’ı adamakıllı hiç düşünmüyorlar mı, yoksa kalpleri üzerinde kilitler mi var?
Şinasi Güneş
Kur'an'ı derinine düşünmezler mi? Yoksa, kalplerin üzerinde kilitleri mi var [1]?
47:25. Ayet
Mustafa Çavdar
Kuran’ın gösterdiği yolun doğruluğu kendilerine açık seçik belli olmasına rağmen ona sırt çevirenler şeytanların kendilerini aldattığı ve boş ümitlerle avuttuğu kimselerdir. 3/103...106,
Şinasi Güneş
Doğru yolu gösteren onlara açıkça ortaya koyulmasının ardından, arkalarını dönenlere [1], şeytan yaptıklarını hoş gösterdi ve onları emellere daldırdı.
47:26. Ayet
Mustafa Çavdar
Bu yüzden, onlar Allah’ın indirdiği Kuran’dan nefret edenlerin yanına varıp: – Bazı hususlarda sizinle işbirliği yapabiliriz, dediler. Hâlbuki Allah onların gizli saklı bütün işlerini bilmektedir. 2/75-76,
Şinasi Güneş
İşte bu, onların, Allah'ın indirdiğini beğenmeyenlere [47:9]: ''Bazı işler hakkında size itaat edeceğiz.'' demelerindendir. Allah, onların gizlediklerini biliyor [9:64, 47:29].
47:27. Ayet
Mustafa Çavdar
Peki Melekler, onların yüzlerine ve arkalarına vura vura canlarını almaya geldikleri zaman halleri nice olacak? 4/97, 6/93, 8/50-51
Şinasi Güneş
Görevli güçler [1], yüzlerine ve arkalarına vurarak onları vefat ettirdiğinde nasıl olacak [6:93, 8:50]?
47:28. Ayet
Mustafa Çavdar
Çünkü onlar Allah’ın gazabına sebep olacak işler yapmışlar ve Allah’ın hoşnut olacağı her şeyden nefret etmişlerdir. Allah da onların yaptıkları tüm işleri boşa çıkarmıştır. 18/103, 106, 47/1.3
Şinasi Güneş
İşte bu, onların, Allah'ın razı olmadığı şeylere uymaları ve O'nun rızasını beğenmemelerinden dolayı, amellerini boşa çıkarmasındandır.
47:29. Ayet
Mustafa Çavdar
Yoksa onlar, kalplerinde hastalık bulunanların içlerindeki kini Allah’ın açığa çıkarmayacağını mı zannettiler?
Şinasi Güneş
Yoksa, kalbinde hastalık olanlar, Allah'ın, kötü niyetlerini asla ortaya çıkarmayacağını mı hesap ettiler [9:64, 47:26]?
47:30. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz isteseydik onları sana tek tek gösterirdik. Sen de simalarından tanırdın. Sen onları konuşmalarındaki tarz ve üsluptan zaten tanıyorsun. Unutmayın ki Allah yapıp ettiğiniz her şeyi bilmektedir.
Şinasi Güneş
Eğer gerekli görseydik, kesinlikle onları sana gösterirdik de, onları simalarından tanırdın [9:101]. Ve sen onları, kesinlikle çelişkili konuşma üslubundan da tanırsın. Allah, amellerinizi biliyor.
47:31. Ayet
Mustafa Çavdar
Andolsun ki içinizden Allah yolunda tüm gayretini gösterenleri/cihat edenleri ve davasında direnip sabredenleri ortaya çıkarıncaya kadar sizi ve tüm iddialarınızı da sınayıp deneyeceğiz.
Şinasi Güneş
Sizden, ellerinden geleni yapanları ve dirençli olanları bilmemize kadar, kesinlikle sizi, yıpratıp olgunlaştırarak, kalitenizi ortaya çıkaran sınavlara tabi tutarız ve haberlerinizi ortaya çıkarırız [1].
47:32. Ayet
Mustafa Çavdar
Kendilerine doğru yol açık seçik belli olduktan sonra, elçiye karşı gelen ve insanları Allah’ın yolundan saptıran kâfirler hiçbir şekilde Allah’a zarar veremeyecekler. Zira Allah, onların bütün tuzaklarını boşa çıkartacaktır. 10/108, 18/27...29
Şinasi Güneş
Gerçekleri örtenler, Allah'ın yolundan alıkoyanlar ve doğru yolu gösteren onlara açıkça ortaya konmasının ardından, elçinin karşısında yer alanlar [1], Allah'a hiçbir şekilde darlık veremezler. Onların amellerini boşa çıkaracaktır.
47:33. Ayet
Mustafa Çavdar
Ey iman edenler! Allah’a itaat edin, Allah’ın mesajlarını tebliğ eden elçiye itaat edin. İtaatsizlik ederek yaptığınız işlerin boşa gitmesine sebep olmayın. 3/31-32,
Şinasi Güneş
Ey inanıp güvenenler! Allah'a itaat edin, elçiye itaat edin ve amellerinizi geçersiz kılmayın.
47:34. Ayet
Mustafa Çavdar
Hiç kuşku yok ki gerçekleri örtbas eden kâfirler ve insanları Allah’ın yolundan saptıran ve sonunda da kâfir olarak ölenler var ya! Allah işte onları asla bağışlamayacaktır. 4/17-18-150-151
Şinasi Güneş
Gerçekleri örtenler, Allah'ın yolundan alıkoyanlar ve gerçekleri örtenler olarak ölenleri, Allah asla bağışlamayacaktır [1].
47:35. Ayet
Mustafa Çavdar
Savaşta sakın gevşeklik göstermeyin. Siz üstün durumda iseniz barışa davet edin! Zira Allah, sizinle beraberdir. O, sizin hiçbir emeğinizi zayi etmeyecektir. 2/250-151,
Şinasi Güneş
Öyleyse, siz üstün durumdayken barışa davet edip gevşeklik göstermeyin [1]. Allah sizinle beraberdir, asla amellerinizi eksiltmeyecektir.
47:36. Ayet
Mustafa Çavdar
Bu dünya hayatı, ancak bir oyun ve eğlenceden ibarettir. Eğer siz yürekten iman eder ve Allah yolunda harcama konusunda duyarlı davranırsanız O da size mükâfatınızı verecektir. Hem O sizden malınızın tamamını istemiyor ki. 6/32-70,
Şinasi Güneş
Dünya hayatı, ancak bir oyun ve bir oyalanmadır. İnanıp güvenirseniz ve vahyin sınırlarına uyup korunursanız, karşılıklarınız verilir ve mallarınızı istemez.
47:37. Ayet
Mustafa Çavdar
Şayet Allah sizden malınızın tamamını isteyerek sizi zorlasaydı kesinlikle cimrilik ederdiniz de, O da sizin kötü duygularınızı ortaya sermiş olurdu.
Şinasi Güneş
Eğer, sizi sıkıştırıp onu isteseydi, cimrilik ederdiniz ve kötü niyetlerinizi ortaya çıkarırdı.
47:38. Ayet
Mustafa Çavdar
İşte şimdi siz, Allah yolunda cihat için infak etmeye çağrılıyorsunuz. İçinizden bazı kimseler cimrilik ediyor. Cimrilik eden iyi bilsin ki bu kendi aleyhinedir. Kaldı ki Allah’ın sizin malınıza mülkünüze ihtiyacı yoktur, bilakis siz tüm ihtiyaçlarla O’na muhtaçsınız. Eğer Allah’ın emirlerinden yüz çevirirseniz O da sizin yerinize başka bir kavim getirir de onlar sizin gibi davranmazlar. 9/20…22,
Şinasi Güneş
İşte siz bunlarsınız. Allah yolunda infak etmek için çağrılırsınız da, sizden kimileri cimrilik eder [1]. Kim cimrilik ederse, kendi aleyhine cimrilik eder. Kendine yeten Allah'tır, yoksul olan sizsiniz. Eğer yüz çevirirseniz, sizden başka bir halkı sizin yerinize değiştirir de [2], sonra onlar, sizin gibi olmazlar.