⚖️ Sâd Suresi — Karşılaştırma

Mustafa Çavdar Şinasi Güneş
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114
38:1. Ayet
Mustafa Çavdar
Sâd. Öğüt ve şeref kaynağı olan Kuran’a yemin olsun ki,
Şinasi Güneş
Ayrılıkçılara / karşıt olanlara / gürültü koparanlara, Zikir [1] sahibi Kur'an'ı kanıt gösteriyorum ki [2];
38:2. Ayet
Mustafa Çavdar
Ama nerde! Gerçekleri örtbas eden kâfirler yersiz bir gurur ve açık bir düşmanlık içindedirler. 2/204.206,
Şinasi Güneş
Bilakis gerçekleri örtenler, bir üstünlük ve bir ayrılık içerisindedirler.
38:3. Ayet
Mustafa Çavdar
Hâlbuki biz onlardan önce nice nesilleri helak ettik. Tam bu sırada feryat ediyorlardı ama nafile vakit kurtuluş zamanı değildi, iş işten geçmişti. 14/9-10, 22/42...44
Şinasi Güneş
Onlardan önce nice kuşaktan yıkıma uğrattığımızda seslendiler de kurtuluş zamanı geçmişti.
38:4. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlar, içlerinden bir uyarıcının gelmesini hayretle karşıladılar ve o kâfirler; “Bu bir sihirbaz ve tam bir yalancı!”
Şinasi Güneş
Onlara, onlardan bir uyarıcının gelmesine hayret ettiler [50:2] ve gerçekleri örtenler: "Bu büyüleyici / kafaları karıştırıcı, büyük bir yalancıdır" dediler.
38:5. Ayet
Mustafa Çavdar
– Bütün ilahları reddedip bir tek ilah Allah mı var diyor? Ne tuhaf! Olacak şey mi bu? Diyorlardı.
Şinasi Güneş
"İlahları tek bir ilah mı kılmış? Şüphesiz bu ziyadesiyle hayret edilecek bir şey [1]."
38:6. Ayet
Mustafa Çavdar
Onların ileri gelenleri hemen harekete geçip yandaşlarına şöyle dedi: – Bildiğiniz yolda yürümeye devam edin ve ilahlarınıza sahip çıkın yapılması gereken tek şey bu! 21/57...65,
Şinasi Güneş
Onlardan ileri gelenler ayrılarak: "Şüphesiz sizden istenen; ilahlarınız üzerinde dirençli olmanız ve bu yolda yürümeye devam etmenizdir [25:42]."
38:7. Ayet
Mustafa Çavdar
– Biz son inanç sisteminde böyle bir şey duymadık. Bu düpedüz bir uydurmadır! 2/23, 11/13-14
Şinasi Güneş
"Son inanç sisteminde böyle bir şey duymadık. Bu, toplanıp oluşturulmuş bir şeyden başkası değildir [23:24, 28:36].''
38:8. Ayet
Mustafa Çavdar
– Hem bu Kuran, içimizden başka kimse yokmuş gibi ona mı indirilmiş? Aslında onlar benim zikrimden şüphe etmektedirler. İşin doğrusu onlar benim azabımı henüz tatmamışlar.
Şinasi Güneş
''O zikir [Kur'an] aramızdan ona mı indirildi?'' Bilakis onlar, zikrimden yetersiz bilgi içerisindedirler. Bilakis onlar, azabımı tatmadılar.
38:9. Ayet
Mustafa Çavdar
Yoksa senin sonsuz kudret ve lütuf sahibi Rabbinin rahmet hazineleri onların elinde de ondan dolayı mı seni elçiliğe layık görmüyorlar?
Şinasi Güneş
Yoksa, çok bahşeden, üstün Rabbinin rahmet hazineleri onların katında mı?
38:10. Ayet
Mustafa Çavdar
Yoksa göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin hükümranlığı onlara mı ait? Öyleyse bir yolunu bulup göklerin tahtına kurulup otursunlar bakalım.
Şinasi Güneş
Yoksa, göklerin ve yeryüzünün ve ikisinin arasındakilerinin mülkü onların mı? Öyleyse sebeplerde yükselsinler [1].
38:11. Ayet
Mustafa Çavdar
Haddizatında onlar, derme çatma gruplardan oluşmuş, şimdiden
Şinasi Güneş
Şuradakiler hezimete uğramış taraflardan bir ordudur [54:45].
38:12. Ayet
Mustafa Çavdar
Nitekim onlardan önce Nuh’un, Ad’ın ve piramitlerin sahibi Firavun kavmi de elçilerini yalancılıkla suçlamışlardı. 14/9-10
Şinasi Güneş
Onlardan önce de Nuh halkı, Ad ve kazıklar sahibi Firavun da yalana sarılmıştı [1].
38:13. Ayet
Mustafa Çavdar
Semud ve Lut’un kavimleri ile Eyke halkı da, işte onlar da hezimete uğramış gruplar idi! 53/50...54
Şinasi Güneş
Ve Semud ve Lut halkı ve Eyke [sık orman] arkadaşları. Onlar da değişik görüşlere sahip taraflardı.
38:14. Ayet
Mustafa Çavdar
Bu toplumların hepsi de elçileri yalancılıkla suçlamışlar bu yüzden azabımı hak etmiştiler.
Şinasi Güneş
Hepsi elçileri yalancı saymaktan başka bir şey yapmadıklarından, suçlarına karşılık olan cezam da gerçekleşti.
38:15. Ayet
Mustafa Çavdar
İşte bunlar da ansızın başlarına gelecek ve tek bir nefes bile aldırmayacak korkunç sesten başka bir şey beklemiyorlar.
Şinasi Güneş
İşte bunlar da, hiç gecikmesi olmayan tek bir çığlıktan başka bir şey gözlemiyorlar [36:49].
38:16. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve alay ederek diyorlar ki: – Rabbimiz, bizim payımıza düşen şu cezayı hesap gününden önce hemen ver! 26/135...139
Şinasi Güneş
''Rabbimiz, hesap gününden önce payımızı vermede acele et.'' dediler [1].
38:17. Ayet
Mustafa Çavdar
Sen onların söylediklerine karşı sabret ve güçlü ol ve bize yönelmiş güçlü bir kişiliğe sahip olan kulumuz Davut’u hatırla!
Şinasi Güneş
Söyledikleri şeylere karşı dirençli ol. Güç sahibi kulumuz Davud'u hatırla. Şüphesiz o, Allah'a çokça dönen biriydi.
38:18. Ayet
Mustafa Çavdar
Emrimize boyun eğdirdiğimiz dağlar Davut ile beraber sabah ve akşam bizim yüceliğimizi dile getirirlerdi.
Şinasi Güneş
Dağları onunla birlikte buyruğuna vermiştik. Gün doğumuyla batımında / sürekli görevlerini yaparlardı [1].
38:19. Ayet
Mustafa Çavdar
Kuşlar da topluca bu tespihe eşlik ederlerdi. Zira hepsi de Allah’a yönelmişlerdi.
Şinasi Güneş
Toplanan kuşlar da. Hepsi ona çokça dönerdi [21:79, 34:10].
38:20. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve biz onun iktidarını güçlendirmiş ve ona doğru karar verme ve etkili bir konuşma kabiliyeti vermiştik.
Şinasi Güneş
Onun mülkünü şiddetlendirdik. Ona, hikmeti [1] ve etkili, doğru hitap etme yeteneği verdik.
38:21. Ayet
Mustafa Çavdar
Sana birbiriyle davalı o iki kişi ile ilgili kıssanın haberi geldi mi? Hani o iki kişi mabedin duvarına tırmanıp.
Şinasi Güneş
Hasımlık edenlerin haberi sana geldi mi? Hani mihrabın duvarını aşmışlardı.
38:22. Ayet
Mustafa Çavdar
Davut’un huzuruna aniden girince Davut onlardan korkmuştu. Onlar da: – Korkma, dediler. Biz birbiriyle davalı iki kişiyiz, birimizin diğerine haksızlık ettiğini düşünüyoruz. Sen aramızda hakkaniyetle karar ver haksızlık etme bizi adaletli bir sonuca ulaştır/orta ve makul bir yol göster.
Şinasi Güneş
Davut'un yanına girdiklerinde tedirgin oldu, ''Korkma'' dediler. ''Bazımız bazımıza azgınlıkla hasımlık eden iki kişiyiz. Aramızda hakikatle hüküm ver, saçmalama. Bize düzgün, orta yolu göster.''
38:23. Ayet
Mustafa Çavdar
– İşte bu benim kardeşim, O’nun doksan dokuz koyunu, benim ise sadece bir koyunum var. Öyle iken “Onu da bana ver” dedi ve tartışmada bana baskın çıktı.
Şinasi Güneş
''Şüphesiz bu benim kardeşim, doksan dokuz koyunu var, benim ise bir koyunum var. ''Onu da benim sorumluluğuma ver'' dedi ve hitabında bana üstün geldi.''
38:24. Ayet
Mustafa Çavdar
Davut: – Kardeşin senin koyununu kendi koyunlarına katmak istemekle gerçekten sana haksızlık etmiş. Zaten ortakların çoğu, birbirlerine haksızlık ederler. Ancak inanıp iyi ve güzel işler yapanlar hariç. Fakat böyleleri de maalesef çok azdır. Bu arada Davut, kendisini sınadığımızı anladı ve hemen Rabbinden bağışlanma dileyerek eğilip secdeye kapandı ve Rabbine yöneldi.
Şinasi Güneş
Dedi ki: ''Şüphesiz senin koyununu koyunlarına istemesiyle sana yanlış yaptı. Şüphesiz birlikte yaşayan halklardan çoğu birbirine azgınlık ediyor. Ancak, inanıp güvenenler ve düzeltici işler yapanlar bunun dışındadır. Onlar da ne kadar azdır.'' Davut kendisini fitnelediğimizi [sınadığımızı] anlayıp Rabbine bağışlama diledi ve içten bir etkiyle / saygıyla rukü [1] eden biri olarak yöneldi.
38:25. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz de onun bu hatasını bağışladık. Zira onun bizim katımızda özel bir yeri ve güzel bir geleceği vardı.
Şinasi Güneş
Biz de onu böylece bağışladık. Şüphesiz ona, katımızda yakınlık ve iyi bir dönüş yeri vardır.
38:26. Ayet
Mustafa Çavdar
– Ey Davud! Biz seni bu ülkeye halife/yönetici yaptık. İnsanları adalet ve hakkaniyetle yönet, sakın heva ve hevesine uyma, yoksa Allah’ın yolundan saparsın iyi bil ki Allah’ın yolundan sapanlara hesap gününü unutmalarından dolayı, şiddetli bir azap vardır.
Şinasi Güneş
"Ey Davud! Şüphesiz seni o yerde halife kıldık ki insanlar arasında hakikatle hüküm ver ve hevaya uyma ki, seni Allah'ın yolundan saptırır. Şüphesiz Allah'ın yolundan sapanlara, hesap gününü unutmalarından dolayı şiddetli bir azap vardır."
38:27. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz göğü, yeri ve ikisi arasındakileri boş ve anlamsız yaratmadık. Bu, iddia kâfirlerin zannıdır. Cehennemi boylayacak olan o kâfirlerin vay haline.
Şinasi Güneş
Gökleri ve yeryüzünü ve ikisinin arasındakileri boşuna oluşturmadık [3:191]. İşte bu, gerçekleri örtenlerin kanaatidir. Ateşten dolayı gerçekleri örtenler için eyvah!
38:28. Ayet
Mustafa Çavdar
Yoksa biz inanıp iyi ve güzel işler yapanları, memlekette bozgunculuk yapanlarla bir tutar mıyız? Yoksa sakınanlar ile günaha batmış olanları bir tutar mıyız?
Şinasi Güneş
Yoksa, inanıp güvenen ve düzeltici işler yapanları, yeryüzünde bozgunculuk yapanlar gibi kılar mıyız? Yoksa, vahyin sınırlarına uyup korunanları, facirler gibi kılar mıyız [1]?
38:29. Ayet
Mustafa Çavdar
İşte bu, ayetleri üzerinde derinlemesine düşünsünler ve temiz akıl sahipleri öğüt alsınlar diye sana indirdiğimiz bereket kaynağı bir kitaptır.
Şinasi Güneş
Bereketli bir kitaptır ki, onu sana; ayetlerini derin derin düşünmeleri ve kapı gibi sağlam duruşlu akıl sahiplerinin bilgilerini devamlı kullanmaları için indirdik [14:52] [1].
38:30. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz Davud’a Süleyman’ı bahşettik. Süleyman, ne güzel bir kuldu. O, her daim Allah’a yönelen biriydi.
Şinasi Güneş
Ve Davud için Süleyman'ı bahşettik. Ne güzel bir kuldu. Şüphesiz o, çokça dönerdi.
38:31. Ayet
Mustafa Çavdar
Hani, gün batımına doğru ona safkan koşu atları sunulmuştu. 27/15...17
Şinasi Güneş
Hani, akşamüstü [1] kendisine iyi cins atlar sunulmuştu.
38:32. Ayet
Mustafa Çavdar
Güneş batımına kadar onları seyretmiş ve şöyle demişti: – Şimdi ben atları sevmeyi Rabbimi zikretmeye tercih etmiş oldum.
Şinasi Güneş
Perdenin arkasında olana kadar [1]: "Şüphesiz ben, hayr sevgisini Rabbimin zikrinden dolayı sevdim." dedi [2].
38:33. Ayet
Mustafa Çavdar
Ardından getirin onları bana diyerek başladı boyunlarını ve bacaklarını sıvazlamaya.
Şinasi Güneş
"Onları bana kavuşturun." Derken bacakları ve boyunları mesh etmeye / sıvazlamaya başladı [1].
38:34. Ayet
Mustafa Çavdar
And olsun ki biz Süleyman’ı hükümdarlık gücünü zayıflatarak tahtının üzerinde ceset haline getirerek sınamıştık sonra toparlanıp eski gücüne kavuşmuştu.
Şinasi Güneş
Şüphesiz Süleyman'ı fitneledik [sınadık]. Ve kürsüsüne bir cesed [1] bıraktık. Sonra [bize] yöneldi [2]:
38:35. Ayet
Mustafa Çavdar
Ardından şöyle yalvardı: – Rabbim, beni bağışla ve bana, benden sonra hiç kimseye nasip olmayacak bir hükümranlık lütfet, zira sen sonsuz bir lütuf ve ihsan sahibisin!
Şinasi Güneş
"Rabbim, beni bağışla ve bana bir mülk [hükümdarlık, iktidar] bahşet ki, benim ardımdan hiç kimse ulaşamasın [1]. Şüphesiz sen, çokça bahşedensin." dedi.
38:36. Ayet
Mustafa Çavdar
Bunun üzerine rüzgârı onun istifadesine sunduk böylece rüzgârlar emriyle onun istediği yere kolayca esip giderdi.
Şinasi Güneş
Rüzgarı onun buyruğuna verdik. Onun emriyle yumuşakça akarak gideceği yere erişirdi [1].
38:37. Ayet
Mustafa Çavdar
Becerikli bina ustalarını ve dalgıçları da onun emrine verdik. 21/81-82
Şinasi Güneş
Ve her bina ustası ve dalgıç şeytanları [1].
38:38. Ayet
Mustafa Çavdar
Zincire vurulmuş diğerlerini de. 34/13-14
Şinasi Güneş
Ve zincirlerle birbirine bağlanmış başkalarını.
38:39. Ayet
Mustafa Çavdar
Ey Süleyman işte bütün bunlar bizim sana sınırsız bir lütfumuzdur. İster onları serbest bırak istersen elinde tut. 34/12...14
Şinasi Güneş
Bu, hesapsız olarak verdiğimizdir. Memnun et veya tut.
38:40. Ayet
Mustafa Çavdar
Çünkü onun, bizim katımızda özel bir yeri ve güzel bir geleceği vardı.
Şinasi Güneş
Şüphesiz ona, katımızda yakınlık ve iyi bir dönüş yeri vardır.
38:41. Ayet
Mustafa Çavdar
Kulumuz Eyyub’u da an! Hani O, Rabbine: “Rabbim ‘Şeytan bana bir yorgunluk ve azap verdi.” diye seslenmişti. 21/83-84
Şinasi Güneş
Kulumuz Eyyub'u da hatırla. Hani Rabbine: "Şüphesiz o şeytan, gerçekten bana yorgunlukla ve azapla dokundu."¹ diye seslenmişti.
38:42. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz de ona: “Ayağınla yere vur. İşte orada yıkanıp içerek şifa bulacağın soğuk su var” demiştik.
Şinasi Güneş
"Ayağınla topukla! İşte soğuk yıkanılan yer ve içecek."
38:43. Ayet
Mustafa Çavdar
Böylece katımızdan bir rahmet ve akıl sahipleri için bir ibret ve öğüt olarak onu ailesine bağışladık malına mal nesline nesil kattık. 21/83-84
Şinasi Güneş
Ve bizden bir rahmet ve kapı gibi sağlam duruşlu akıl sahiplerine bilgi / ibret olarak, ona ahalisini ve onlarla birlikte bir o kadarını daha bahşettik [1].
38:44. Ayet
Mustafa Çavdar
Eline şu otlardan bir demet al ve onu bir ilaç olarak uygula ve sakın sözünden dönme. Gerçek şu ki biz Eyyub’u çok sabırlı bulduk. O, ne güzel bir kuldu zira o, hep Allah’a sığınır ve O’na yönelirdi.
Şinasi Güneş
"Elinle bir demet al ve onunla yola koyul ve kararsız olma [1]." Şüphesiz onu dirençli bulduk. Ne güzel bir kuldu. Şüphesiz o, da çokça [Allah'a] dönendi.
38:45. Ayet
Mustafa Çavdar
İbadette güçlü, irade ve basiret sahibi kullarımız İbrahim, İshak ve Yakub’u da an!
Şinasi Güneş
Hakikati doğru gören [aydın, ileri görüşlü] ve güç sahibi kullarımız İbrahim, İshak ve Yakub'u da hatırla.
38:46. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlar bizim özellikle ahiret yurdunu düşünüp önemseyen, ihlâslı kullarımız.
Şinasi Güneş
Şüphesiz biz onların zikir yurdunu [1] bir saflaştırmayla saflaştırdık.
38:47. Ayet
Mustafa Çavdar
Çünkü onlar, bizim katımızda seçilmiş ve hayırlı kimselerden idiler.
Şinasi Güneş
Şüphesiz onlar, katımızda daha hayırlı ve seçkin kılınan kimselerdendiler.
38:48. Ayet
Mustafa Çavdar
İsmail’i, Elyasa’yı ve Zülkifl’i de an! Bunların hepsi de hayırlı kimselerden idiler. 6/83...88
Şinasi Güneş
İsmail'i, Elyesa'yı ve Zulkifl'i de hatırla. Hepsi daha hayırlı olanlardandı.
38:49. Ayet
Mustafa Çavdar
Bütün bunlar güzel bir hatırlatma ve öğüttür. Bilin ki Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için kesinlikle güzel bir gelecek vardır.
Şinasi Güneş
Bu bir zikirdir. Ve kesinlikle, en iyi dönüş yeri vahyin sınırlarına uyup korunanlar içindir.
38:50. Ayet
Mustafa Çavdar
Kapıları kendilerine açılmış Adn cennetleri onları beklemektedir.
Şinasi Güneş
Kapıları onlara açılmış Adn Cennetleri [1].
38:51. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlar orada tahtlara kurulacaklar, canlarının çektiği her türlü meyve ve içeceği hazır bulacaklar. 43/67...73
Şinasi Güneş
Orada, yaslananlar olarak bir çok meyve ve içecek isterler.
38:52. Ayet
Mustafa Çavdar
Yanlarında da kendilerine denk gözü başkasına bakmayan güzel eşler olacak.
Şinasi Güneş
Yanlarında, yönlerini [ilgilerini] kendilerine kısıtlayan yaşıtlar [hizmetçiler] vardır [1].
38:53. Ayet
Mustafa Çavdar
İşte bu, hesap günü size vaat edilen nimetlerdir.
Şinasi Güneş
Bu, hesap günü için size vaat edilendir.
38:54. Ayet
Mustafa Çavdar
İşte bu bizim size sunduğumuz tükenmeyen nimetlerimizdir.
Şinasi Güneş
Şüphesiz bu, hiçbir şekilde tükenmesi olmayan rızkımızdır.
38:55. Ayet
Mustafa Çavdar
İşte sakınanların durumu! Fakat azgınları çok kötü bir gelecek beklemektedir. 82/13-14
Şinasi Güneş
Budur. Ve bardağı taşıranlar için de kesinlikle şerli [istenmeyen] bir dönüş yeri vardır.
38:56. Ayet
Mustafa Çavdar
Cehennem! Oraya atılacaklar. Orası ne kötü kalma yeridir! 67/6...12
Şinasi Güneş
Cehennem. Oraya yaslanırlar. Ne sıkıntılı bir döşektir.
38:57. Ayet
Mustafa Çavdar
İşte bu onların cezası kaynar su ve irin! Tatsınlar bakalım onu! 14/16-17
Şinasi Güneş
Budur. Sıcak ve irin, onu tatsınlar [78:25].
38:58. Ayet
Mustafa Çavdar
Buna benzer çeşit çeşit daha nice azaplar!
Şinasi Güneş
Ve onun şeklinden çifter çifter başkaları vardır.
38:59. Ayet
Mustafa Çavdar
(Küfrün önderlerine) -İşte şunlar körü körüne sizin peşinize takılan grup, denilecek bunun üzerine önderler: “Rahat yüzü görmesinler! Onlar zaten cehennemliktiler’’ diyecekler. 40/47...50
Şinasi Güneş
Bu [saptırdıklarınız], sizinle birlikte katlanacak olan bölüktür. Onlara rahatlık yoktur. Şüphesiz onlar ateşe yaslandılar.
38:60. Ayet
Mustafa Çavdar
Körü körüne izleyenler ise: “Asıl siz rahat yüzü görmeyin, bizi bu hale düşüren sizlersiniz. Ne kötü bir yermiş burası.
Şinasi Güneş
"Bilakis, size de rahatlık yoktur. Onu bize siz takdim ettiniz [sizin yüzünüzden buradayız]." dediler. Ne sıkıntılı bir duraktır.
38:61. Ayet
Mustafa Çavdar
Ardından şöyle beddua edecekler; “Rabbimiz, bizi bu hale kim düşürdüyse cehennemde onun azabını kat be kat artır.” 14/21-22
Şinasi Güneş
''Rabbimiz, bunu bize kim takdim ettiyse [sebep olduysa], ateşte bir azap olarak kat kat onu arttır.'' dediler [7:38, 33:68].
38:62. Ayet
Mustafa Çavdar
Bir de şöyle diyecekler: Ne oluyor da dünyada iken kendilerini kötülerden saydığımız kimseleri burada göremiyoruz? 2/165...167
Şinasi Güneş
''Bize ne oluyor ki şerlilerden saydığımız adamları [1] görmüyoruz?'' dediler.
38:63. Ayet
Mustafa Çavdar
Yoksa biz onlarla boşuna mı alay etmişiz? Ya da onlar burada da bizim gözlerimiz mi görmüyor? 34/31...33
Şinasi Güneş
''Onları küçümsenmiş [aşağılanmış, küçük düşürülmüş] edinmiştik. Yoksa bakışlar onlardan kaydı mı [1]?''
38:64. Ayet
Mustafa Çavdar
İşte cehennem halkının tartışmaları aynen bu şekilde vuku bulacaktır. 50/20...30
Şinasi Güneş
İşte bu, ateş ahalisinin hasımlaşması kesinlikle gerçektir.
38:65. Ayet
Mustafa Çavdar
De ki: -Ben sadece bir uyarıcıyım. Mutlak otorite olan tek Allah’tan başka bir ilah yoktur.
Şinasi Güneş
De ki! ''Şüphesiz ben, ancak bir uyarıcıyım. Bir tek ezici güce sahip olan Allah'ın dışında bir ilah yoktur.''
38:66. Ayet
Mustafa Çavdar
O, göklerin, yerin ve bu ikisi arasındaki her şeyin Rabbi, sınırsız güç ve sonsuz bağış sahibidir.
Şinasi Güneş
O üstün, çok bağışlayan, göklerin ve yeryüzünün ve ikisinin arasındakilerin Rabbidir.
38:67. Ayet
Mustafa Çavdar
De ki: -Bu Kuran muazzam bir haber kaynağıdır. 78/1.4
Şinasi Güneş
De ki! ''O, çok çok önemli bir haberdir.''
38:68. Ayet
Mustafa Çavdar
Siz ise bu Kuran’dan yüz çeviriyorsunuz.
Şinasi Güneş
''Siz ondan geri duruyorsunuz / umursamıyorsunuz.''
38:69. Ayet
Mustafa Çavdar
Yüce mecliste neler konuşulduğu hakkında bir bilgi sahibi değilim. 85/21-22
Şinasi Güneş
''Onlar birbirleriyle hasımlaşırken, benim yüce depo [Kur'an] hakkında bir bilgim yoktu.''
38:70. Ayet
Mustafa Çavdar
Bu bilgiler bana sadece apaçık bir uyarıcı olduğum için vahyediliyor. 6/50-51
Şinasi Güneş
''Gerçekten benim apaçık bir uyarıcı olduğumdan dolayı bana vahyediliyor.''
38:71. Ayet
Mustafa Çavdar
Hani Rabbin meleklere şöyle buyurmuştu: – Ben, balçıktan bir beşer yaratacağım. 30/30...39
Şinasi Güneş
Hani Rabbin meleklere [görevli güçlere]: ''Şüphesiz ben, çamurdan bir beşer oluşturmaktayım.'' demişti.
38:72. Ayet
Mustafa Çavdar
Ben onu (akıl ve iradeyle) belli bir düzeye getirip vahyimden bir pay verince onun emrine amade olun. 7/11...23
Şinasi Güneş
''Onu düzenlediğimde ve ona ruhumdan üflediğimde [1] ona secde edenler [2] olun.''
38:73. Ayet
Mustafa Çavdar
Meleklerin hepsi de emre amade olmuşlardı. 15/28...44
Şinasi Güneş
Meleklerin tamamı topluca secde ettiler [1].
38:74. Ayet
Mustafa Çavdar
İblis hariç. O, böbürlendi ve Allah’a karşı nankörlük etti ve kâfirlerden oldu. 17/61...65
Şinasi Güneş
İblis dışında [1] Büyüklendi. O gerçekleri örtenlerdendi [2].
38:75. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah: Ey İblis, kudretimin bir eseri olarak iki elimle yarattığım bu varlığın üstünlüğünü kabul etmekten seni alıkoyan nedir? Ademe karşı büyüklük mü taslıyorsun, böyle yapmakla sen Rabbine karşı büyüklük taslamış oldun. 20/115...123
Şinasi Güneş
''Ey İblis! İki elimle oluşturduğuma [1] secde etmenden seni men eden nedir? Büyüklendin mi, yoksa yücelerden misin?'' dedi.
38:76. Ayet
Mustafa Çavdar
İblis: -Ben, ondan daha üstünüm. Çünkü beni ateşten yarattın onu ise çamurdan yarattın. 7/11...23
Şinasi Güneş
''Ben ondan hayırlıyım. Beni ateşten [enerjiden] oluşturdun, onu çamurdan [1] oluşturdun.'' dedi.
38:77. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah: -O halde defol çık oradan artık sen kovulmuş birisin. 17/61...65
Şinasi Güneş
''Oradan çık! Sen atıp tutan [1] birisin.'' dedi.
38:78. Ayet
Mustafa Çavdar
– Kıyamet gününe kadar lânetim senin üzerinde olacak. 15/28...44
Şinasi Güneş
''Şüphesiz, din gününe kadar lanetim [rahmetimden dışlamam] üzerinedir [15:35].''
38:79. Ayet
Mustafa Çavdar
İblis: -Rabbim öyleyse yeniden diriliş gününe kadar bana mühlet ver! 15/28...44
Şinasi Güneş
''Rabbim, harekete geçirilecekleri [diriltilecekleri] güne kadar beni gözet [süre ver].'' dedi [15:36].
38:80. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah: -Peki sen mühlet verilenlerdensin.
Şinasi Güneş
''Şüphesiz sen gözetilenlerdensin [süre verilenlerdensin].'' dedi [1].
38:81. Ayet
Mustafa Çavdar
Hem de vakti Allah tarafından bilinen bir güne kadar. 15/28...44
Şinasi Güneş
''O, vakti bilinen güne kadar.''
38:82. Ayet
Mustafa Çavdar
İblis: -Senin şanına andolsun ki hepsini yoldan çıkaracağım!
Şinasi Güneş
''Senin üstünlüğün şahit olsun ki, onların tamamını sapkınlığın aşırısına sürükleyeceğim.'' dedi [15:39].
38:83. Ayet
Mustafa Çavdar
Ancak dini Allah’a has kılan kulların hariç. 17/61...65
Şinasi Güneş
''Onlardan muhles [1] kulların dışındakileri.
38:84. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah: -Evet, doğrudur, ama benim şu sözüm de gerçeğin ta kendisidir. 15/28...44
Şinasi Güneş
[Allah] ''Gerçek budur. Ben gerçeği söylerim.'' dedi:
38:85. Ayet
Mustafa Çavdar
– Cehennemin tamamını seninle ve sana uyanlarla dolduracağım. 36/60...66
Şinasi Güneş
''Kesinlikle cehennemi, senden ve sana uyanların tamamından dolduracağım [1][2].''
38:86. Ayet
Mustafa Çavdar
De ki: -Ben sizden, yaptığım bu tebliğe karşılık her hangi bir ücret istemiyorum. Ben bu yükümlülükleri kendiliğimden uydurmuyorum.
Şinasi Güneş
De ki! ''Onun üzerine sizden bir karşılık istemiyorum. Ve ben, size bir şeyler teklif edenlerden [sorumluluk verenlerden] de değilim [1].''
38:87. Ayet
Mustafa Çavdar
Bilin ki bu Kuran bütün insanlık için bir öğüt ve şeref kaynağıdır.
Şinasi Güneş
O, alemler için zikirden başka bir şey değildir.
38:88. Ayet
Şinasi Güneş
Bir süre sonra onun haberini kesinlikle öğreneceksiniz.
← 37. Sâffât 39. Zümer →