⚖️ Secde Suresi — Karşılaştırma

Mustafa Çavdar Şinasi Güneş
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114
32:1. Ayet
Mustafa Çavdar
Elif Lâm Mîm.
Şinasi Güneş
Güçlü yönlendirici kimdir?
32:2. Ayet
Mustafa Çavdar
İçinde hiçbir kuşku bulunmayan bu kitabın/Kuran’ın indirilmesi âlemlerin Rabbindendir.
Şinasi Güneş
Onda hiçbir tereddüt yoktur ki, kitabın indirilişi alemlerin Rabbi tarafındandır.
32:3. Ayet
Mustafa Çavdar
Hal böyleyken hala “Bu Kuran’ı uydurdu” diyorlar öyle mi? Yok, gerçek şu ki bu Kuran, senden önce de kendilerine uyarıcı geldiği halde uyanmamış bir halkı uyarasın diye bizzat Rabbin tarafından gönderilmiş bir haktır. Umulur ki onlar bu ilahi uyarıyı anlayarak doğru yola gelirler.
Şinasi Güneş
Yoksa onu uydurdu mu diyorlar? Bilakis o, doğru yoldu görürler diye, senden önce onlara uyarıcıdan gelmemiş bir halkı uyarman için, Rabbinden bir gerçektir [1].
32:4. Ayet
Mustafa Çavdar
Gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunan her şeyi altı evrede yaratan sonra da koyduğu yasalarla onlar üzerinde egemen olan Allah’tır. Sizin O’ndan başka ne bir veliniz ne de bir şefaatçiniz vardır. Hiç aklınızı kullanmaz mısınız? 10/3, 57/4, 2/107, 39/43-44
Şinasi Güneş
O, gökleri ve yeryüzünü ve ikisinin arasındakilerini altı aşamada oluşturan, sonra da en büyük egemenlik makamını [1] düzenleyen Allah'tır. Size O'nun yanı sıra hiçbir yakın, yol gösterici, müttefik ve şefaatçi yoktur. Bu bilgileri devamlı olarak kullanmaz mısınız?
32:5. Ayet
Mustafa Çavdar
Gökten yere kâinattaki her şeyi belirleyen ve düzenleyen O’dur. Sonra da olup biten her şey bir günde/bir anda O’na ulaşır ki bu sizin saydığınız senelerden bin seneye denktir.
Şinasi Güneş
Gökten yeryüzüne işi O döndürür [idare eder][1]. Sonra, ölçüsü sizin saydığınızdan bin sene [çok uzun zaman] olan bir günde O'na çıkar [düzen aksar, değişir][2].
32:6. Ayet
Mustafa Çavdar
İşte o Allah ki görünen ve görünmeyen her şeyi bilendir. O, üstün kudret sahibidir, aynı zamanda eşsiz bir merhamet sahibidir.
Şinasi Güneş
İşte O, görüneni, bilineni, sezileni ve görünmeyeni, bilinmeyeni, sezilmeyeni bilen, üstün merhamet sahibidir.
32:7. Ayet
Mustafa Çavdar
Zira O, yarattığı her şeyi en güzel şekilde yaratmıştır. İnsanı da ilk önce balçıktan yaratmaya başlamıştır.
Şinasi Güneş
O ki, oluşturduğu her şeyi en iyi oluşturdu. Ve insanı oluşturmaya çamurdan başladı.
32:8. Ayet
Mustafa Çavdar
Sonra basit bir sıvıdan onun üremesini sağladı. 36/77, 77/20...22, 80/17...23
Şinasi Güneş
Sonra, onun neslini, basit bir sudan, bir özden kıldı.
32:9. Ayet
Mustafa Çavdar
Sonra onun yaratılış amacını gerçekleştirecek bir donanıma sahip kılarak ona kendi ruhundan (Vahyinden) üfledi ve bu çerçevede sizi işitme, görme ve düşünme yetenekleriyle donattı. Bu nimetlerin hakkını ne kadar da az vererek şükrediyorsunuz.
Şinasi Güneş
Sonra onu düzenledi, ona ruhundan üfledi ve size kulak verme, hakikati doğru görme ve gönüller [beyin fonksiyonları] kıldı [16:78]. Karşılığını ne kadar da az veriyorsunuz [46:26, 76:2].
32:10. Ayet
Mustafa Çavdar
Bir de kalkıp: “Biz ölüp, toprağa karıştıktan sonra yeniden mi diriltileceğiz?” Diyorlar. Aslında onlar, Rabbleri ile karşılaşmayı hesaba katmıyorlar! 17/98, 45/34-35
Şinasi Güneş
''Yerde kaybolup gittiğimizde, şüphesiz biz, yeni bir oluşturuş içerisinde mi olacağız?'' dediler. Bilakis onlar, Rablerine karşılaşma hakkında gerçekleri örtüyorlar.
32:11. Ayet
Mustafa Çavdar
De ki: – Sizin için görevlendirilmiş olan ölüm meleği, vakti geldiğinde sizin canınızı alacak en sonunda da hesap için Rabbinize döndürüleceksiniz! 6/60...62,
Şinasi Güneş
De ki! ''Size vekil kılınan ölüm melekesi [gücü][1] sizi vefat ettirir, sonra Rabbinize döndürülürsünüz [2].''
32:12. Ayet
Mustafa Çavdar
Sen o suçluları, Rabblerinin huzurunda, başlarını öne eğmiş bir vaziyette: “Rabbimiz, biz göreceğimizi gördük, duyacağımızı duyduk, inandık ve ikna olduk. Ne olur bizi geri gönder de iyi ve güzel işler yapalım!” dediklerinde onları bir görmeliydin. 23/99, 34/31, 50/19...30
Şinasi Güneş
Suçta ileri gidenleri, Rablerinin katında başlarını aşağıya çevirip: ''Rabbimiz, hakikati gördük ve kulak verdik. Bizi döndür de düzeltici işler yapalım. Şüphesiz biz, kesin olarak inandık.'' derlerken bir görsen.
32:13. Ayet
Mustafa Çavdar
Şayet biz isteseydik elbette herkesi doğru yola yöneltirdik, yapmadık tercihi insana bıraktık ki gideceği yeri kendisi belirlesin. “Andolsun ki ben de cehennemi inanmayan cin ve insanlarla dolduracağım” diye verdiğim söz hak oldu.
Şinasi Güneş
Eğer gerekli görseydik, kesinlikle herkesi doğru yola getirirdik [1]. Fakat benden söz gerçekleşti. Kesinlikle, tanıdık tanımadık, bilindik bilinmedik, yerli yabancı bütün insanların tamamından cehennemi dolduracağım [2].
32:14. Ayet
Mustafa Çavdar
Haydi vaktiyle bu buluşma gününü unutmanızın cezasını çekin bakalım. Biz de bugün sizi unuttuk, öyleyse yaptıklarınızın karşılığı olarak kalıcı azabı tadın. 45/34-35,
Şinasi Güneş
Bu gününüze karşılaşmayı unutmanızdan dolayı tadın. Şüphesiz biz de sizi unuttuk. Yaptığınız şeylerden dolayı kalıcı azabı tadın.
32:15. Ayet
Mustafa Çavdar
Bizim ayetlerimize ancak, kendilerine hatırlatıldığı zaman büyüklük taslamadan teslimiyetle secdeye kapanan ve Rablerini övgü ile yüceltenler inanırlar.
Şinasi Güneş
Şüphesiz ayetlerimize inanıp güvenenler; kendilerine hatırlatıldığında, derinden etkilenerek boyun eğerler ve her işini kusursuz yapmasıyla Rablerinin yarattığı amaca göre hareket ederler ve onlar büyüklenmezler [1].
32:16. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlar yataklarından kalkarak, korku ve ümit ile Rabblerine yalvarırlar ve kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden Allah yolunda infak ederler. 2/254, 25/64, 51/15...23
Şinasi Güneş
Onlar, yan gelip yatmaktan kaçınırlar ve korku ve umutla [7:56, 26:51-82] Rablerine dua ederler. Ve, onları rızıklandırdığımız şeylerden infak ederler.
32:17. Ayet
Mustafa Çavdar
İşte yapa geldikleri bu güzel işlerin ödülü olarak, ahirette onları göz kamaştıran ne gibi nimetlerin beklediğini hiç kimse bilemez. 39/73, 43/67...73,
Şinasi Güneş
Bir benlik, yaptıkları şeylere karşılık, göz aydınlığından kendisine gizlenen şeyleri bilemez [1].
32:18. Ayet
Mustafa Çavdar
Hiç mümin ile yoldan çıkan fasık bir olur mu? Bunlar asla eşit olamazlar.
Şinasi Güneş
İnanıp güvenen kimse, yoldan çıkmış bir kimse gibi olabilir mi? Elbette aynı seviyede olmazlar.
32:19. Ayet
Mustafa Çavdar
İman edip iyi ve güzel işler yapan müminlere gelince, me’va cennetindeki konaklar onları beklemektedir ve yaptıklarının ödülü olarak orada ağırlanacaklar.
Şinasi Güneş
İnanıp güvenen ve düzeltici işler yapanlara gelince, yaptıkları şeylere karşılık bir ikram olarak, onlara barınacakları bahçeler vardır.
32:20. Ayet
Mustafa Çavdar
Yoldan çıkan fasıklara gelince, onların varıp yerleşecekleri yer ateştir. Onlar ne zaman oradan çıkmak isteseler, kendilerine “Haydi ya 362
Şinasi Güneş
Yoldan çıkanlara gelince, onların barınağı ateştir. Oradan çıkmalarını her istediklerinde oraya döndürülürler ve onlara: ''Hakkında yalana sarıldığınız ateş azabını tadın.'' denir.
32:21. Ayet
Mustafa Çavdar
Oysa biz onlara belki dönerler diye ahiretteki büyük azaptan önce dünyada kısmen daha aşağı azap yaşatıyoruz. 13/33- 34, 43/46...51
Şinasi Güneş
Ve kesinlikle, onlara dönsünler diye, daha büyük azabın yanında, daha yakın azaptan da tattırırız [1].
32:22. Ayet
Mustafa Çavdar
Rabbinin ayetleri kendisine iletildikten sonra bundan yüz çevirenden daha zalim/suçlu kim olabilir? Biz, bu günahkârlara yaptıklarının cezasını elbette vereceğiz.
Şinasi Güneş
Rabbinin ayetleri kendisine hatırlatıldıktan sonra, ondan geri duran [duyarsız kalan, umursamayan] kimseden daha yanlışta kim olabilir [18:57]? Şüphesiz biz, suçta ileri gidenlere, hak ettikleri cezayı verenleriz.
32:23. Ayet
Mustafa Çavdar
Andolsun ki biz Musa’ya da kitap vermiştik. Bu konuda asla şüphen olmasın ve biz o kitabı İsrailoğulları için bir doğru yol kılavuzu yapmıştık. 7/144- 145,
Şinasi Güneş
Şüphesiz Musa'ya kitabı verdik. Ona kavuşmaktan dolayı hiçbir tartışman [çekincen] olmasın. Ve onu, İsrailoğulları için bir yol gösterici kıldık.
32:24. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve biz, davalarında direnip sabredenleri ve bizim ayetlerimize gönülden inandıkları zamanlarda onların içinden insanları mesajlarımızla doğru yola çağıran önderler çıkarmıştık.
Şinasi Güneş
Dirençli olduklarında ve ayetlerimize kesin olarak inandıklarında, onlardan emrimizle yol gösteren önderler kıldık [1].
32:25. Ayet
Mustafa Çavdar
Hiç şüphen olmasın ki senin Rabbin, kıyamet günü onların anlaşmazlığa düştükleri konularda aralarında hükmünü verecektir.
Şinasi Güneş
Şüphesiz Rabbin, hakkında ihtilaf ettikleri şeylerde kıyamet günü aralarını ayırır.
32:26. Ayet
Mustafa Çavdar
Yurtlarında gezip dolaştıkları, kendilerinden önce gelip geçmiş nice uygarlıkları helak etmiş olmamız onlar için yol gösterici olmuyor mu? İşte bunda alınacak nice dersler vardır. Bu hakikatlere hala kulak vermeyecekler mi?
Şinasi Güneş
Onlardan önceki yıkıma uğrattığımız kuşakların meskenlerinde yürümeleri onlara yol göstermedi mi [20:128, 35:44]? Şüphesiz bunda bir ayetler vardır. Kulak vermez misiniz?
32:27. Ayet
Mustafa Çavdar
Yine bizim, yağdırdığımız yağmurla kupkuru toprağa hayat verdiğimizi ve onunla hem kendilerinin hem de hayvanlarının beslendiği ekin ve bitkileri yetiştirdiğimizi görmüyor? Hala bunlara ibretle bakmıyorlar mı? 30/48...50,
Şinasi Güneş
Dikkat etmediler mi ki, gerçekten biz suyu kuru [otsuz] yere sevk edip, onunla kendilerinin ve etinden ve sütünden yararlandıkları hayvanlarının nasiplendiği zirai ürün çıkarıyoruz [1]. Hakikati görmüyorlar mı?
32:28. Ayet
Mustafa Çavdar
Bir de kalkıp eğer iddianızda doğruysanız söyleyin bakalım şu fetih günü (Haklı ile haksızın ayrılacağı gün) ne zaman gerçekleşecek? Diyorlar. 6/26...28,
Şinasi Güneş
''Eğer doğru sözlüler iseniz, bu, her şeyin açığa çıkması ne zamandır?'' diyorlar.
32:29. Ayet
Mustafa Çavdar
De ki: – Fetih günü, gerçeği örtbas eden kâfirlere imanlarının hiçbir fayda sağlamadığı ve yüzlerine bakılıp cezalarının ertelenmeyeceği bir gündür. 6/158, 40/84-85
Şinasi Güneş
De ki! ''Her şeyin açığa çıktığı gün, gerçekleri örtenlerin inanmaları menfaat sağlamaz ve onlar gözetilmezler.''
32:30. Ayet
Mustafa Çavdar
Şu halde sen onları kendi hallerine bırak. Madem onlar senin akıbetini bekliyorlar sen de olacakları bekle!
Şinasi Güneş
Onlardan geri dur [umursama] ve gözle. Şüphesiz onlar da gözlüyorlar.
← 31. Lokmân 33. Ahzâb →