Mealler › Karşılaştırma › Enbiyâ
⚖️ Enbiyâ Suresi — Karşılaştırma
Mustafa Çavdar
Şinasi Güneş
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
21:1. Ayet
Mustafa Çavdar
İnsanların hesaba çekilecekleri gün yaklaştı. Fakat onlar umursamaz bir şekilde bu gerçekten/Kuran’dan yüz çeviriyorlar. 16/77, 17/51, 33/63, 42/17, 54/50, 70/6...9, 18/57, 22/72, 32/22, 74/50- 51
Şinasi Güneş
İnsanlar için hesapları yaklaştırıldı. Ve onlar, gaflet içerisinde geri duruyorlar [duyarsız kalıyorlar][1].
21:2. Ayet
Mustafa Çavdar
Ne zaman onlara, Rablerinden yeni bir zikir/öğüt gelse onu ancak oyuna alaya eğlenceye alarak dinliyorlar. 10/2, 14/10, 17/45...47, 23/24, 26/5- 6, 36/30- 31,
Şinasi Güneş
Onlara, Rablerinden gelen zikirden [1] yeni bir bilgiyi, ancak eğlenerek dinliyorlar.
21:3. Ayet
Mustafa Çavdar
“Bu sizin gibi bir beşer değil mi, şimdi siz göz göre göre onun sihrine mi kapılacaksınız?” Diyerek kendi aralarında gizli gizli fısıldaşıyorlar. 11/27, 14/10- 11, 17/94, 23/33- 34,
Şinasi Güneş
Kalpleri oyalanmaktadır. Yanlış yapanlar, gizledikleri gizli görüşmelerinde: "Bu da ancak sizin gibi bir beşer değil mi? Doğruyu gördüğünüz halde, sihre [aldatmacaya] mi yanaşıyorsunuz?"
21:4. Ayet
Mustafa Çavdar
De ki: – Benim Rabbim gökte ve yerde söylenen her sözü bilir, zira O’dur her şeyi işiten ve bilen. 3/181, 6/59, 10/61, 13/9- 10,
Şinasi Güneş
De ki [1]! "Rabbim, gökteki ve yeryüzündeki her sözü bilir. O, işitendir, bilendir."
21:5. Ayet
Mustafa Çavdar
– Hayır, dediler. Bunlar karma karışık rüyalar, Hayır, bu Kuran’ı Allah adına uydurmuştur. Hayır, olsa olsa o bir şairdir! Öyleyse bize, öncekilere gönderilen elçilerinki gibi bir ayet/mucize getirsin! 6/25, 8/31, 23/82-83, 25/4-5, 27/67-68,, 11/13-14, 17/88, 46/8, 36/69, 37/35-36, 52/30, 69/41, 6/25, 8/31, 23/82-83, 25/4-5 6/35, 17/59, 20/133-134, 29/50-51
Şinasi Güneş
"Bilakis karmaşık hayallerdir, bilakis onu uydurdu, bilakis o şairdir, evvelkilere gönderildiği gibi, bize bir ayet getirsin." dediler.
21:6. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlardan önce, helâk ettiğimiz beldelerin halkı da iman etmemişti. Şimdi bunlar mı iman edecek? 10/13...17, 11/120, 14/44- 45, 91/14-15
Şinasi Güneş
Onlardan önce yıkıma uğrattığımız hiçbir kent inanıp güvenmemişti. Onlar mı inanıp güvenirler?
21:7. Ayet
Mustafa Çavdar
Oysa senden önce de kendilerine vahiy vererek elçilikle görevlendirdiğimiz kişiler ancak senin gibi birer adamdılar. Eğer bilmiyorsanız kitap ehline sorun!
Şinasi Güneş
Senden önce onlara vahyettiğimiz, adamlardan başkasını göndermedik. Eğer bilmiyorsanız zikir ehline [önceki vahiyler konusunda ehil olanlara 10:94, 16:43] sorun.
21:8. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz onları yemeğe içmeye ihtiyacı olmayan birer varlık yapmadık, onlar ölümsüz de değillerdi. 5/75, 25/7- 20
Şinasi Güneş
Onları, yemek yemeyen bir ceset kılmadık. Onlar, kalıcılar [ölümsüzler] de değildi [1].
21:9. Ayet
Mustafa Çavdar
Netice de biz onlara verdiğimiz vaadi tuttuk, onları ve hak eden kimseleri kurtardık, aşırı gidenleri de helak ettik.
Şinasi Güneş
Sonra, onlara verdiğimiz vaade sadık kalarak, onları ve gerekli gördüğümüz kimseleri kurtardık. Ve ölçüsüz davrananları yıkıma uğrattık.
21:10. Ayet
Mustafa Çavdar
Size de içinde sizin için öğüt olan bir kitap/Kuran indirdik, hala aklınızı kullanmayacak mısınız? 17/105- 106, 18/1, 25/32, 38/1, 39/23- 41
Şinasi Güneş
Şüphesiz size içinde zikriniz [1] olan bir kitap indirdik. Aklınızı kullanmaz mısınız?!
21:11. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz halkı zalim olan elçilere karşı çıkan nice kentleri kırıp geçirdik. Onların ardından da başka bir toplum var ettik. 10/13...17, 11/120, 14/44- 45, 91/14- 15
Şinasi Güneş
Yanlış yapan kentten nicelerini kırıp geçirdik. Onun ardından başka bir halk inşa ettik [1].
21:12. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlar bizim şiddetli azabımızı hissettikleri zaman, oradan süratle kaçmaya başladılar.
Şinasi Güneş
Sıkıntı vermemizi hissettiklerinde, ondan kaçmaya çalışıyorlardı.
21:13. Ayet
Mustafa Çavdar
Durun kaçmayın, küstahça şımartıldığınız o konforlu yaşantınıza ve konaklarınıza geri dönün, belki aranır sorulursunuz. 10/13...17, 11/120, 14/44- 45, 91/14- 15
Şinasi Güneş
''Kaçmaya çalışmayın, hesabınızın sorulması için, varlık içerisinde şımartıldığınız şeylere ve meskenlerinize dönün!''
21:14. Ayet
Mustafa Çavdar
– Eyvah bize, dediler. Gerçekten biz yanlışta ısrar eden zalimlerden olduk. 7/5, 23/99...108, 39/58, 42/44, 68/17...33
Şinasi Güneş
''Eyvah bize! Şüphesiz biz yanlış yapanlardık.'' dediler.
21:15. Ayet
Mustafa Çavdar
Onların bu feryatları devam edip dururken biz onları biçilmiş ekine, yakılıp kül olmuşa çevirdik. 46/21...28, 54/1...52
Şinasi Güneş
Onların bu çağrıları, onları sönmüş, hasat edilmiş kılana kadar son bulmadı.
21:16. Ayet
Mustafa Çavdar
Çünkü biz göğü ve yeri ve ikisi arasındakileri oyun ve eğlence olsun diye yaratmadık.
Şinasi Güneş
Biz, gökleri ve yeryüzünü ve ikisinin arasındakileri oynayanlar olarak oluşturmadık.
21:17. Ayet
Mustafa Çavdar
Eğer bir oyun ve eğlence edinmek isteseydik, onu şanımıza uygun olarak elbette edinirdik, evet yapsaydık böyle yapardık ama yapmadık.
Şinasi Güneş
Eğer oyalanma edinmek isteseydik ve yapanlar olsaydık, kesinlikle onu katımızdan edinirdik.
21:18. Ayet
Mustafa Çavdar
Tam aksine biz hakkı batılın üstüne fırlatırız da onun beynini parçalar böylece batıl yok olup gider. Allah’a çirkin yakıştırmalarınızdan dolayı yazıklar olsun size! 2/256- 257, 13/17...19, 18/56, 47/1...3, 36/83, 42/11, 112/1...4
Şinasi Güneş
Bilakis biz, hakkı batılın üzerine atarız da onun işini bitirir. O yok olup gittiğinde, nitelediğiniz şeylerden dolayı size eyvah!
21:19. Ayet
Mustafa Çavdar
Zira göklerde ve yerde canlı cansız ne varsa hepsi O’nundur. O’nun katında olanlar O’na kulluk etmekten asla büyüklük taslamazlar ve bıkıp usanmazlar. 2/116, 4/171, 10/66, 19/91...93, 16/48- 49, 17/44, 21/20 40/7...9,
Şinasi Güneş
Göklerde ve yeryüzünde kim varsa O'nundur. O'nun katında olan [1] kimseler, O'na kulluktan büyüklenmezler ve bıkmazlar.
21:20. Ayet
Mustafa Çavdar
Gece ve gündüz hiç durmadan Allah’ın şanını yüceltirler. 7/206, 16/4849, 17/44, 21/19, 40/7...9,
Şinasi Güneş
Gece gündüz [devamlı] verilen görevi yaparlar ve ara vermezler.
21:21. Ayet
Mustafa Çavdar
“Demek ki onlar, yeryüzünden/taştan topraktan bir takım varlıkları ilah mı edindiler” de. Ölüleri onlar mı diriltecekler?
Şinasi Güneş
Yoksa onlar, yeryüzünden ilahlar edindiler de, onlar mı yeniden yaşam verip yayacak?
21:22. Ayet
Mustafa Çavdar
Eğer göklerde ve yerde Allah’tan başka bir takım ilahlar olsaydı her ikisinde de kargaşa olur düzen bozulurdu, hâşâ! Yüce hükümranlık makamının sahibi olan Allah, onların çirkin yakıştırmalarından münezzehtir. 17/42- 57, 23/71- 91
Şinasi Güneş
Eğer o ikisinde [göklerde ve yeryüzünde], Allah'ın dışında bir ilah olsaydı, kesinlikle ikisinin de düzeni bozulurdu [17:42, 23:91]. Arşın Rabbi [1] olan Allah, onların nitelediği şeylerden münezzehtir.
21:23. Ayet
Mustafa Çavdar
O yaptıklarından dolayı asla sorgulanamaz ama onlar sorgulanacaklar. 18/49, 22/14- 18,
Şinasi Güneş
O, yaptıklarından sorulmaz, onlar sorulurlar.
21:24. Ayet
Mustafa Çavdar
Yoksa Allah’tan başka bir takım ilahlar mı edindiler? Onlara de ki: – Haydi, kesin delilinizi getirin! İşte bu tevhit inancı hem benimle beraber olanların hem de benden öncekilerin dile getirdiği ortak mesajdır. Fakat onların çoğu bu hak olan Kuran’ı bilmiyorlar, bu nedenle bundan yüz çeviriyorlar. 18/57, 21/1, 22/72, 32/22, 74/50- 51
Şinasi Güneş
Yoksa O'nun yanı sıra ilahlar mı edindiler? De ki! ''Kesin delilinizi getirin!'' Bu, benimle birlikte olanların ve benden öncekilerin Zikridir [1]. Bilakis onların çoğu, gerçek hakkında bilinçsizler ve onlar geri duruyorlar [duyarsız kalıyorlar, umursamıyorlar].
21:25. Ayet
Mustafa Çavdar
Oysa biz senden önce gönderdiğimiz her elçiye sadece şunu vahyettik: – Benden başka ilah yoktur, öyleyse sadece bana kulluk edin! 2/133, 5/116117, 7/59- 65- 73- 85,
Şinasi Güneş
Senden önce bir elçi göndermedik ki; ''Gerçekten benim dışımda bir ilah yoktur, öyleyse bana kulluk edin.'' diye kendisine vahyetmiş olmayalım [16:36, 43:45].
21:26. Ayet
Mustafa Çavdar
Buna rağmen onlar, “Rahman, çocuk edindi” dediler. Hâşâ o böyle şeylerden münezzehtir. Aslında onlar (melekler) Allah’ın değerli kullarıdır. 16/58- 59, 17/40, 19/88...93, 37/149, 43/15...19, 52/39, 53/21...23
Şinasi Güneş
''Rahman evlat edindi.'' dediler [1]. O bundan münezzehtir. Bilakis, saygınlaştırılmış kullardır.
21:27. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlar sözleri ile O’nun önüne geçmezler ve onlar O’nun emri ile hareket ederler.
Şinasi Güneş
Onlar, sözle O'nun önüne geçmezler ve O'nun emrini yaparlar.
21:28. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah, onların yaptıklarını ve yapacaklarını bilir ve onlar Allah’ın hoşnut olduğu kimseden başkasına şefaat edemezler. Zira onlar Allah’a duydukları derin saygıdan dolayı tir tir titrerler.
Şinasi Güneş
Onların öndekilerini ve arkalarındakini [her hallerini] bilir. Razı olduğu dışındakilere şefaat etmezler [arka çıkmazlar][1] Ve onlar, O'na duydukları derin saygı ve rızasını kaybetme endişesinden titrerler.
21:29. Ayet
Mustafa Çavdar
Meleklerden biri kalkıp “Allah’ın yanı sıra ben de ilahım” demiş olsa, biz onu cehennemle cezalandırırız. İşte biz ilahlık iddiasında bulunanları böyle cezalandırırız. 3/79, 5/116- 117,
Şinasi Güneş
Onlardan kim ''O'nun yanı sıra ben de ilahım.'' derse, bunun karşılığı cehennemdir. Yanlış yapanlara işte böyle karşılık veririz [1].
21:30. Ayet
Mustafa Çavdar
Gerçeği örtbas eden kâfirler görmüyorlar mı ki gökler ve yer başlangıçta bitişikken biz onları ayırdık ve bütün canlıları sudan yarattık. Hala inanmayacaklar mı? 7/54, 14/10, 24/45, 31/10, 41/11- 12, 79/27- 28
Şinasi Güneş
Gerçekleri örtenler, gökler ve yeryüzü, ikisi tek bir bütün iken parçalara ayırdığımıza dikkat etmediler mi? Ve sudan, her şeye hayat kaynağı kıldık [24:45]. İnanıp güvenmez misiniz?
21:31. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve sarsılırlar diye yeryüzüne ağırlıklar koyduk, kolayca yollarını bulabilsinler diye orada vadiler ve geçitler meydana getirdik.
Şinasi Güneş
Onlara sofra olsun diye, yeryüzüne sabit ağırlıklar kıldık [1]. Ve orada, doğru yolda gitsinler diye geniş geniş yollar kıldık.
21:32. Ayet
Mustafa Çavdar
Göğü de korunaklı bir tavan yaptık. Buna rağmen onlar, gökyüzündeki bunca delilden yüz çeviriyorlar.
Şinasi Güneş
Göğe de koruyucu bir tavan kıldık. Ve onlar, O'nun ayetlerinden geri duruyorlar [duyarsız kalıyorlar, umursamıyorlar].
21:33. Ayet
Mustafa Çavdar
Geceyi ve gündüzü, kendi yörüngelerinde akıp giden güneşi ve ayı yaratan O’dur.
Şinasi Güneş
Geceyi ve gündüzü, güneşi ve ayı oluşturan O'dur. Hepsi bir yörüngede yüzerler / hareket ederler [36:37…40][1].
21:34. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz senden önce yaşamış hiçbir beşere ölümsüzlük vermedik. Şimdi sen öleceksin de onlar sonsuza kadar mı yaşayacaklar? 3/144- 185,
Şinasi Güneş
Senden önce bir beşer için kalıcılık [ölümsüzlük] kılmadık. Sen ölürsen onlar kalıcı [ölümsüz] mı olacaklar [1}?
21:35. Ayet
Mustafa Çavdar
Zira her canlı ölümü tadacaktır. Biz sizi iyilikle ve kötülükle sınıyoruz. Zaten sonunda bize döndürüleceksiniz. 3/144-185, 4/78, 7/25, 21/34, 39/30, 7/168, 22/11...13, 67/2, 89/15...30,
Şinasi Güneş
Her benlik [can] ölümü tadıcıdır [1]. Sizi hayırla ve şerle bir fitne olarak belalandırırız [2]. Dönüşünüz bizedir.
21:36. Ayet
Mustafa Çavdar
Gerçekleri örtbas eden kâfirler seni gördüklerinde seni sadece alaya almak için “İlahlarınızı diline dolayan bu mu?” derler hâlbuki onlar sana değil Rahman’ın zikri Kuran’a inanmıyorlar.
Şinasi Güneş
Gerçekleri örtenler seni gördüklerinde: ''İlahlarınızı zikreden [sistemlerini deşifre edip dillerine dolayan] bu mu?'' diyerek, seni alaya almanın dışında bir şey yapmıyorlar [25:41]. Onlar, Rahman'ın zikrini [1] örtenlerdir.
21:37. Ayet
Mustafa Çavdar
İnsanoğlu pek aceleci yaratılmıştır. Acele etmenize gerek yok, zamanı geldiğinde ayetlerimi size göstereceğim. 10/50, 16/1- 2, 17/11, 46/4...6
Şinasi Güneş
İnsan aceleden oluşturuldu. Acele etmeyin [1]. Size ayetlerimi göstereceğim.
21:38. Ayet
Mustafa Çavdar
Bir de kalkmış “Eğer iddianızda doğruysanız şu vaat edilen tehdit ne zamandır” diye soruyorlar. 16/61, 18/58, 29/53- 54, 35/37- 45,
Şinasi Güneş
''Doğru sözlüler iseniz, bu vaat ne zamandır?'' diyorlar [36:48, 67:25].
21:39. Ayet
Mustafa Çavdar
O gerçeği örtbas eden kâfirler, yüzlerini ve sırtlarını ateşten koruyamayacakları ve hiçbir yardım da göremeyecekleri o anı keşke bilselerdi. 7/40, 23/99...107, 41/27- 28,
Şinasi Güneş
Gerçekleri örtenler, ateşi yüzlerinden ve sırtlarından çekemeyecekleri ve onlara yardım olunmayacağı zamanı bilselerdi.
21:40. Ayet
Mustafa Çavdar
Aksine o ansızın gelecek ve onları dehşete düşürecektir. Artık onu ne geri çevirebilecekler ne de kendilerine bir mühlet verilecek.
Şinasi Güneş
Bilakis, onlara ansızın gelip onları şaşkına çevirir. Onun döndürülmesine güçleri de yetmez ve onlar gözetilmezler.
21:41. Ayet
Mustafa Çavdar
Hiç şüphen olmasın ki senden önceki elçilerle de alay edildi fakat o alay ettikleri gerçek onları çepeçevre kuşatıverdi. 6/33- 34, 11/11- 12- 38, 23/24- 25, 25/7- 8- 41, 43/51- 52, 51/38...52
Şinasi Güneş
Şüphesiz, senden önceki elçilerle de alay edildi. Onlardan küçümseyenleri, alay ettikleri şeyler kuşattı [6:10].
21:42. Ayet
Mustafa Çavdar
De ki: – Gece ve gündüz sizi Rahman’dan gelecek bir azaptan kim koruyabilir? Buna rağmen onlar, hala Rablerinin zikrinden/Kuran’dan yüz çeviriyorlar. 18/57, 21/1, 22/72, 32/22, 74/50- 51
Şinasi Güneş
De ki! ''Gece ve gündüz Rahman'dan sizi kim koruma altına alabilir?'' Bilakis onlar, Rablerinin zikrinden [1] duyarsız kalanlardır.
21:43. Ayet
Mustafa Çavdar
Yoksa onların bize karşı kendilerini savunacak bir takım ilahları mı var? Oysa o ilahları, kendilerine bile yardım edecek güçten yoksundurlar, üstelik onlar katımızdan herhangi bir himayede göremeyecekler. 2/163- 255,
Şinasi Güneş
Yoksa, onların yanı sıra men eden [engel olan] ilahları mı var [1]? Onlar, kendilerine yardıma güç yetiremezler ve onlar tarafımızdan sahip çıkılmazlar.
21:44. Ayet
Mustafa Çavdar
Kaldı ki biz onlara ve atalarına rahat bir hayat yaşattık. Öyle ki bu konforla ömürlerine ömür kattılar peki şimdi onlar, onların imkân ve nüfuzlarını her bir yandan gitgide daralttığımızı görmüyorlar mı? Bu durumda galip gelecek olan onlar mı? 7/10, 14/32...46, 16/6...23,
Şinasi Güneş
Bilakis, bunları ve atalarını uzun bir ömür boyunca yararlandırdık. Gerçekten bizim, yere gelip onun etrafından eksilttiğimize dikkat etmiyorlar mı [13:41][1]? Galip olanlar onlar mı?
21:45. Ayet
Mustafa Çavdar
De ki: – Ben sizi sadece vahiy/Kuran ile uyarıyorum. Oysa uyarıldıkları zaman bu çağrıyı sadece duymak istemeyen sağırlar işitmez.
Şinasi Güneş
De ki! ''Sizi ancak vahiyle uyarıyorum [1].'' Ve sağırlar, uyarıldıklarında çağrıya kulak vermezler.
21:46. Ayet
Mustafa Çavdar
Eğer Rabbinin azabı onlara hafiften dokunsa hemen: – Yazıklar olsun bize! Bu çağrıya sağır kesilerek gerçekten zalimlik ederek yanlışta ısrar etmiştik, derler. 6/31, 10/13...17, 11/120, 14/44- 45, 39/56, 91/14-15
Şinasi Güneş
Eğer onlara, Rabbinin azabından bir esinti temas etse, kesinlikle: ''Eyvah bize! Şüphesiz biz, yanlış yapanlarmışız.'' derler.
21:47. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve biz kıyamet günü hassas adalet terazileri kurarız. Hiç kimse en küçük bir haksızlığa uğratılmaz. Hatta hardal tanesi ağırlığınca bir şey olsa onu da değerlendiririz. Zira hesap görücü olarak biz yeteriz. 2/272- 281, 3/185, 4/40, 7/8- 9,
Şinasi Güneş
Kıyamet günü için hakkaniyet terazileri kurarız [7:8, 101:6…10]. Ve kimseye, hiçbir şekilde yanlış yapılmaz. Eğer hardaldan bir tane ağırlığında da olsa, onu getiririz [31:16, 99:7-8]. Hesap görenler olarak biz yeteriz.
21:48. Ayet
Mustafa Çavdar
Andolsun ki biz Musa ve Harun’a hakkı batıldan ayıran, karanlıkları aydınlatan ve sakınıp korunanlar için öğüt olan mesaj verdik. 2/257, 5/15- 16, 7/144- 145, 14/5, 57/7- 8- 9
Şinasi Güneş
Şüphesiz Musa ve Harun'a, vahyin sınırlarına uyup korunanlar için bir ışık ve bir zikir olan furkanı [1] verdik.
21:49. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlar ki Rablerine içten derin bir saygı duyarlar ve onlar bu dünyanın sonu o saatin dehşetinden dolayı tir tir titrerler. 3/30, 25/63...65,
Şinasi Güneş
Onlar [takvalılar], görünmeyen, bilinmeyen, sezilmeyen yerde Rablerine derinden saygı duyup rızasını kaybetme endişesi taşırlar [1]. Ve onlar, o saatten [hesap gününden] de titreyenlerdir.
21:50. Ayet
Mustafa Çavdar
İşte, bu ona indirdiğimiz mübarek bir öğüttür. Şimdi bunu siz mi inkâr ediyorsunuz? 2/97...99, 17/105...108, 18/27…29, 26/192...195, 39/23- 41
Şinasi Güneş
Bu, indirdiğimiz bereketli bir zikirdir. Siz onu tanımıyor musunuz / inkar mı ediyorsunuz?
21:51. Ayet
Mustafa Çavdar
Andolsun ki biz daha önce de İbrahim’e doğruyu bulma yeteneği vermiştik, Biz onun buna ehil olduğunu biliyorduk. 2/135, 3/95, 4/125, 6/74...83,
Şinasi Güneş
Şüphesiz, daha önceden İbrahim'e rüşdünü [1] vermiştik. Ve biz onu bilenlerdik.
21:52. Ayet
Mustafa Çavdar
O, babasına ve toplumuna demişti ki: – Önünde saygıyla durduğunuz bu heykeller de neyin nesi? 26/69...103
Şinasi Güneş
Hani babasına ve halkına: ''Bu kendinizi ona adayanlar [26:71] olduğunuz simgeler nedir?'' demişti.
21:53. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlar ise: – Biz atalarımızı onlara kulluk eder bulduk. Dediler. 26/69...103
Şinasi Güneş
''Atalarımızı ona kulluk edenler olarak bulduk.'' dediler [26:74].
21:54. Ayet
Mustafa Çavdar
İbrahim: – Gerçekten siz ve atalarınız başından beri apaçık bir sapkınlık içindeymişsiniz, dedi. 16/120...123
Şinasi Güneş
''Şüphesiz siz ve atalarınız, açıkça bir sapıklığın içindesiniz.'' dedi.
21:55. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlar: – Sen ciddi misin yoksa bizimle oyun mu oynuyorsun? Dediler. 19/41...50, 29/17...27
Şinasi Güneş
Bize gerçekle mi geldin, yoksa oyun oynayanlardan mısın?'' dediler.
21:56. Ayet
Mustafa Çavdar
İbrahim: – Hayır, gerçek şu ki sizin Rabbiniz göklerin ve yerin de Rabbi/sahibi olan ve bütün varlıkları yaratandır. Ben de bunun böyle olduğuna bütün varlığımla şahidim. Dedi 6/74...83
Şinasi Güneş
''Bilakis, Rabbiniz onların fıtratını belirleyen [1] göklerin ve yeryüzünün Rabbidir. Ve ben böyle olduğunuza [2] şahitlik edenlerdenim.'' dedi.
21:57. Ayet
Mustafa Çavdar
İbrahim: Allah’a yemin ederim ki, siz gittikten sonra putlarınıza bir oyun oynayacağım. 43/26- 27
Şinasi Güneş
''Ve Allah şahit olsun ki, arkanızı dönüp uzaklaşmanızın ardından, putlarınıza bir plan yapacağım.''
21:58. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlar şehirden ayrılınca İbrahim hepsini kırıp parçaladı, ancak kendisine müracaat etsinler diye büyük saydıkları puta dokunmadı.
Şinasi Güneş
Onlar, ona dönerler diye, büyüğü dışında, onları parça parça kıldı.
21:59. Ayet
Mustafa Çavdar
Halk: – Kim yaptı bunu ilahlarımıza? Gerçekten o haddini bilmez biriymiş, dediler.
Şinasi Güneş
"İlahlarımıza bunu kim yaptıysa, şüphesiz o, yanlış yapan kimselerdendir." dediler.
21:60. Ayet
Mustafa Çavdar
Diğerleri: – İbrahim denilen bir gencin bunları diline doladığını duymuştuk, dediler.
Şinasi Güneş
"Onları anıp / hatırlatıp duran, ona İbrahim denilen genç bir delikanlı işittik." dediler.
21:61. Ayet
Mustafa Çavdar
– Öyleyse onu halkın huzuruna çıkaralım belki birileri onun yaptığına şahitlik eder, dediler.
Şinasi Güneş
"Şahitlik etsinler diye, onu insanların gözleri önüne getirin." dediler.
21:62. Ayet
Mustafa Çavdar
Dediler ki: – İlahlarımıza bunu sen mi yaptın ey İbrahim?
Şinasi Güneş
"Bunu ilahlarımıza sen mi yaptın ey İbrahim?" dediler.
21:63. Ayet
Mustafa Çavdar
İbrahim: – Hayır, dedi yapsa yapsa onu şu büyükleri yapmıştır. En iyisi siz ona sorun, tabi eğer, konuşabiliyorsa, dedi.
Şinasi Güneş
"Bilakis, onu onların büyükleri yapmıştır. Konuşabiliyorlarsa onlara sorun." dedi.
21:64. Ayet
Mustafa Çavdar
Bunun üzerine birbirlerine dönüp: – Biz gerçekten konuşamayan varlıklara kulluk ederek sapıtmışız, diye birbirlerini suçladılar. 28/62...64
Şinasi Güneş
Kendi benliklerine dönüp: "Şüphesiz siz yanlış yapanlarsınız." dediler.
21:65. Ayet
Mustafa Çavdar
Sonra yine eski inançlarına döndüler ve: – Bunların konuşamayacağını sen de çok iyi biliyorsun, dediler. 6/74...83
Şinasi Güneş
Sonra yine başa, kendi kafalarına döndüler: "Şüphesiz bunların, konuşan şeyler olmadığını bilirdin."
21:66. Ayet
Mustafa Çavdar
İbrahim: – O halde neden Allah’ı bırakıp da size hiç bir faydası ve zararı olmayan varlıklara kulluk ediyorsunuz? Dedi.
Şinasi Güneş
"Size darlık veremeyen ve hiçbir şekilde menfaat da sağlamayan şeylere, Allah'ın yanı sıra kulluk mu ediyorsunuz?" dedi.
21:67. Ayet
Mustafa Çavdar
Yazıklar olsun size ve Allah’tan başka kulluk ettiklerinize! Siz hiç
Şinasi Güneş
"Size ve Allah'ın yanı sıra kulluk ettiğiniz şeylere yuh olsun! Aklınızı kullanmaz mısınız?!"
21:68. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlar, “Eğer bir şey yapacaksanız onu yakın böylece ilahlarınıza sahip çıkmış olursunuz.” dediler. 21/51...67
Şinasi Güneş
"Yapabilirseniz onu tahrik edin [1] ve ilahlarınıza yardım edin." dediler.
21:69. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz de: – Ey ateş! İbrahim’e karşı serin ve esenlikli ol! Dedik. 10/103, 40/51, 41/30- 31
Şinasi Güneş
"Ey ateş! İbrahim'e soğuk ve esenlik ol!" dedik.
21:70. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlar, İbrahim’i ortadan kaldırmak istediler ama biz de onları hüsrana uğrattık.
Şinasi Güneş
Ona bir plan yapmak istediler, onları daha da kayba uğrayanlar kıldık.
21:71. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz onu ve Lut’u kurtardık ve onları, bütün toplumlar için mübarek kıldığımız topraklara ulaştırdık. 51/24...37
Şinasi Güneş
Onu ve Lut'u, alemler için bereketli kıldığımız o yere kurtardık.
21:72. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve ona İshak’ı, ilave olarak da Yakub’u bahşettik. Her ikisini de iyilerden yaptık. 19/46...50
Şinasi Güneş
Ek bir bağış olarak, ona İshak ve Yakub'u bahşettik [29:27]. Ve hepsini salihler [düzelticiler] kıldık.
21:73. Ayet
Mustafa Çavdar
Onları emrimiz uyarınca doğru yolu gösteren önderler kıldık, onlara iyi ve yararlı işler yapmayı, namaz kılmayı, zekât vermeyi vahyettik. Onların hepsi yalnızca bize kulluk eden kimselerdi. 2/124...136,
Şinasi Güneş
Onları, emrimizle yol gösteren önderler kıldık [2:124, 16:120]. Onlara, hayırlar yapmayı, salatı ikame etmeyi ve arınmanın bedelini yerine getirmeyi [1] vahyettik. Ve onlar, bize kulluk edenlerdi.
21:74. Ayet
Mustafa Çavdar
Bu kitapta Lut’u da an. Biz, ona doğru karar verme yeteneği ve ilim verdik. Ve onu halkı iğrenç işler yapan memleketten kurtardık. Onlar, gerçekten yoldan çıkmış fasık çok kötü bir toplum idi. 7/80- 81, 26/160...166, 27/5455, 29/28- 29,
Şinasi Güneş
Ve Lut. Ona hüküm ve ilim verdik. Ve onu, pis işler yapan kentten kurtardık. Şüphesiz onlar, yoldan çıkmış, kötü bir halktı [29:34].
21:75. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz onu şefkat ve merhametimize gark ettik. Çünkü o, iyi ve dürüst kimselerdendi. 2/2...5- 177, 3/133...136
Şinasi Güneş
Ve onu, rahmetimize dahil ettik. Şüphesiz o, salihlerdendi.
21:76. Ayet
Mustafa Çavdar
Nuh’u da an! Hani o, elçilerine kulak tıkayan kavminin helâkı için nida etmişti de, biz de kabul etmiştik. Onu ve ailesini büyük felaketten kurtarmıştık. 23/25...27, 26/117- 118, 54/9...11, 71/26...28
Şinasi Güneş
Ve Nuh. Hani o, önceden bize seslenmiş, ona icabet edip onu ve ahalisini önemli bir kederden kurtarmıştık.
21:77. Ayet
Mustafa Çavdar
Ayetlerimizi yalan sayan toplumuna karşı Nuh’u desteklemiştik. Çünkü onlar gerçekten kötü bir toplum idi. Biz de onların hepsini suda boğmuştuk. 7/40, 39/71, 41/27- 28,
Şinasi Güneş
Ayetlerimiz hakkında yalana sarılan halktan ona yardım etmiştik. Şüphesiz onlar, kötü bir halktı. Bu yüzden, hepsini boğduk.
21:78. Ayet
Mustafa Çavdar
Davud’u ve Süleyman’ı da an! Hani ikisi otlaklarda yayılan koyun sürüsü gibi dağılmış bir toplumu nizam ve intizam içinde toplayıp yönetiyorlardı. Biz de onların yönetimine şahit idik.
Şinasi Güneş
Ve Davud ve Süleyman. Hani, ikisi halkın koyunlarının yayıldığı ekinde hüküm veriyordu. Ve hükümlerine şahitlerdik.
21:79. Ayet
Mustafa Çavdar
Yönetim konusunda Süleyman’ı daha marifetli yapmıştık. Gerçi her birine isabetli karar verme yeteneği ve ilim verdik. Biz dağları Da 278
Şinasi Güneş
Süleyman'a onu bellettik. Hepsine hüküm ve ilim verdik. Dağları ve kuşları, Davud'la birlikte görevlerini yerine getirsinler diye buyruk altına aldık. Biz yapanlardık.
21:80. Ayet
Mustafa Çavdar
Yine biz Davud’a, savaşta kılıç darbelerinden korunmanız için kullanacağınız zırh yapma sanatını öğrettik. Peki, şimdi siz, bu nimetlerin hakkını veriyor musunuz? 34/10-11
Şinasi Güneş
Ona, sıkıntınızdan sizi korumamız için elbise [zırh] sanayisini öğrettik. Karşılığını verenler misiniz?
21:81. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz şiddetle esen rüzgârları da Süleyman’ın hizmetine sunmuştuk. Rüzgâr onun emriyle, bereketlendirdiğimiz topraklara doğru eserdi. Her bir şey bizim ilmimiz çerçevesinde oluyordu. 27/14...17,
Şinasi Güneş
Ve Süleyman için, orasını bereketlendirdiğimiz yere emriyle hızlı akan rüzgarı [1]... Biz her şeyi bilenlerdik.
21:82. Ayet
Mustafa Çavdar
Şeytanlar gibi asi bir takım maharetli kişileri de onun emrine vermiştik. Onlar Süleyman için dalgıçlık yapıyor ve bunun dışında başka işler de yapıyorlardı, bütün bu kişileri muhafaza altına alan biz idik. 34/10...13, 38/35...38
Şinasi Güneş
Ve şeytanlardan [1], ona dalgıçlık ve buna yakın işler yapan kimseler vardı. Ve biz, onları koruyanlardık.
21:83. Ayet
Mustafa Çavdar
– Başıma bu dert geldi. Sen merhametlilerin en merhametlisisin, diye niyaz eden Eyyûb’ü de an! 38/41...43
Şinasi Güneş
Ve Eyyub. Hani Rabbine: "Gerçekten bana zarar, yokluk temas etti. Ve sen, merhamet edenlerin en merhamet edenisin." diye seslenmişti.
21:84. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz de onun duasını kabul etmiş ve onu o dertten kurtarmıştık. Katımızdan merhametimizin bir nişanesi ve kulluk edenlere bir ibret ve hatıra olsun diye ona, ailesini ve kaybettiklerini misliyle geri verdik. 38/41...43
Şinasi Güneş
Ona icabet edip ona darlık, yokluk veren şeyi kaldırdık. Katımızdan bir rahmet ve kulluk edenler için bir zikir [ders alınacak, aklı başa getirecek mesaj] olarak, ona ahalisini ve beraberinde bir o kadarını verdik [1].
21:85. Ayet
Mustafa Çavdar
Sabırlı kimseler olan İsmail, İdris ve Zülkifl’i de yâd et! 19/56...58
Şinasi Güneş
Ve İsmail, İdris ve Zelkifl. Hepsi dirençli kimselerdi.
21:86. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz de bunları sevgi ve merhametimize erenlerin arasına dâhil etmiştik. Çünkü bunlar iyi ve erdemli kimselerdendi. 7/201, 22/32, 25/63...77,
Şinasi Güneş
Onları rahmetimize dahil ettik. Şüphesiz onlar salihlerdendi.
21:87. Ayet
Mustafa Çavdar
Öfkeli bir biçimde geçip giden, bizim kendisini asla sıkıştırmayacağımızı zanneden ve nihayet karanlıklar içinde “Senden başka ilah yoktur seni tenzih ederim, gerçekten ben kendine yazık eden zalimlerden oldum” diye yalvaran Yunus’u da an! 21/88, 37/139...148, 54/49- 50
Şinasi Güneş
Ve Zennun [kılıç sahibi / Yunus]. Hani, hoşnutsuz olarak gitmişti. Ona asla bir ölçü koymayacağımıza kanaat getirmişti. Karanlıklar içinde: "Senin dışında bir ilah yoktur. Seni tenzih ederim [kusursuz olan sensin]. Şüphesiz ben yanlış yapanlardan oldum." diye seslendi.
21:88. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz de onun duasını kabul etmiş ve içinde bulunduğu sıkıntıdan onu kurtarmıştık. İşte biz inanıp güvenen müminleri böyle kurtarırız.
Şinasi Güneş
Bunun üzerine ona icabet ettik ve onu gamdan kurtardık. İnanıp güvenenlere işte böyle karşılık veririz [1].
21:89. Ayet
Mustafa Çavdar
“Rabbim beni yalnız bırakma! Sen varislerin en hayırlısısın” diye Rabbine niyaz eden Zekeriya’yı da an! 3/35...41, 19/2...15,
Şinasi Güneş
Ve Zekeriya. Hani Rabbine: "Rabbim, beni tek başıma bırakma. Sen varislerin hayırlısısın." diye seslenmişti [3:38, 19:5].
21:90. Ayet
Mustafa Çavdar
Onun da duasını kabul etmiş ve ona Yahya’yı bağışlamış, eşini de çocuk doğurmaya elverişli hale getirmiştik. Çünkü bunlar, güzel işler yapmakta birbirleriyle yarışıyorlar, korku ve ümit ile bize dua ediyorlardı ve onlar bize karşı son derece saygılı idiler. 3/35...41, 19/2...15,
Şinasi Güneş
Bunun üzerine ona icabet edip ona Yahya'yı bahşettik ve ona eşini ıslah ettik [düzelttik]. Şüphesiz onlar, hayırlarda yarışıyorlardı. Ve kaygı ve rağbetle [1] bize dua ederlerdi. Ve bize karşı derinden saygı ve rızamızı kaybetme endişesi taşıyanlardı [2].
21:91. Ayet
Mustafa Çavdar
Ruhumuzdan üfleyip kendini ve oğlunu bütün âlemlere bir ibret
Şinasi Güneş
Ve ırzını koruyan Meryem. Ona ruhumuzdan üfledik [1]. Ve onu ve oğlunu, alemler için bir ayet kıldık [2].
21:92. Ayet
Mustafa Çavdar
İşte bu sizin toplumunuz tek bir ümmettir. Ben de sizin Rabbinizim/ sahibinizim. O halde sadece bana kulluk edin. 23/52...56
Şinasi Güneş
Şüphesiz bu ümmetiniz tek bir ümmettir ve ben de Rabbinizim. Öyleyse, bana kulluk edin.
21:93. Ayet
Mustafa Çavdar
Fakat dinlerini paramparça ettiler, nihayetinde hepsi bize dönecektir. 3/103, 6/159, 23/52- 53,
Şinasi Güneş
Ve işlerini aralarında paramparça ettiler. Hepsi bize dönücüdürler [1].
21:94. Ayet
Mustafa Çavdar
Ama kim de mümin olarak iyi ve güzel işler yaparsa onun çabası asla göz ardı edilmeyecektir. Çünkü biz yaptıklarını yazmaktayız. 3/195, 4/124, 7/170, 16/97, 40/40, 19/94, 43/80, 45/29, 50/17- 18,
Şinasi Güneş
Kim inanıp güvenerek düzeltici işlerden yaparsa, onun koşturmasına [gayretine] kafirlik edilmez [örtülmez]. Şüphesiz biz, onu yazanlarız.
21:95. Ayet
Mustafa Çavdar
Bizim helâkına karar verdiğimiz bir toplumun artık geri dönüşü mümkün değildir. 6/26...28, 23/99...19/108,
Şinasi Güneş
Yıkıma uğrattığımız bir kentin dönmeleri haramdır [36:31].
21:96. Ayet
Mustafa Çavdar
Nihayet o toplumun helakı için Yecüc ve Mecüc serbest bırakılır, her tepeden dalga dalga yayılırlar. 18/83...99
Şinasi Güneş
Ye'cuc ve Me'cuc [1] açılınca ve onlar her tepeden akın edene kadar [2].
21:97. Ayet
Mustafa Çavdar
İşte gerçekleşecek olan vaat yaklaşmıştır. İşte o zaman inanmayanların gözleri korku ve dehşetten fal taşı gibi açılacak ve: – Yazıklar olsun bize, bundan önce biz bunu hiç umursamıyorduk, aslında biz kendimize zulmedip yazık etmişiz, diyecekler. 7/187, 14/48, 16/77, 20/105…107, 22/1- 2
Şinasi Güneş
Ve gerçek vaat yaklaştığında, bakışları donup kalan o gerçekleri örtenler: "Eyvah bize! Şüphesiz biz bundan gafletteydik. Bilakis biz yanlış yapanlardık [1]."
21:98. Ayet
Mustafa Çavdar
Şüphe yok ki siz ve Allah ile aranıza koyup kulluk ettikleriniz, cehennemin odunusunuz. Evet, hepiniz orayı boylayacaksınız. 10/35, 7/3, 46/6, 33/66, 34/31...33, 38/60-61
Şinasi Güneş
Şüphesiz siz ve Allah'ın yanı sıra kulluk ettikleriniz cehennem yakıtısınız [1]. Siz oraya varıcısınız.
21:99. Ayet
Mustafa Çavdar
Eğer şu kulluk ettikleriniz gerçekten ilah olsalardı kesinlikle oraya girmezlerdi ama onların hepsi orada kalıcıdırlar. 2/133- 163- 255, 3/2- 18,
Şinasi Güneş
Bunlar ilahlar olsaydı, oraya varmazlardı. Ve hepsi orada kalıcılardır.
21:100. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlar orada inim inim inleyecekler ve iniltiden başka hiçbir şey işitmeyecekler. 7/37...40, 35/37, 40/11- 47...50
Şinasi Güneş
Onlara orada inleme vardır. Onlar orada işitmezler [1].
21:101. Ayet
Mustafa Çavdar
Ama yaptıklarına karşılık bizden iyilik sözü alanlar, işte onlar cehennemden uzak tutulacaklar. 19/58...65,
Şinasi Güneş
Şüphesiz, bizden onlara en iyisi geçmiş olanlar [1], onlar ondan uzaklaştırılanlardır.
21:102. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlar cehennemin uğultusunu bile duymayacaklar, bilakis onlar canlarının çektiği nimetler içinde kalıcıdırlar. 2/25, 19/58...65, 25/24, 26/90, 27/89, 40/9, 47/15, 52/21- 22
Şinasi Güneş
Onun hissini duymazlar [1]. Onlar, canlarının çektiği şeyler içerisinde kalıcıdırlar.
21:103. Ayet
Mustafa Çavdar
En dehşetli korkular bile onları kaygılandırmayacak ve melekler onlara:
Şinasi Güneş
O daha büyük tedirginlik, onları hüzünlendirmez ve onları melekler [haberciler] karşılarlar: "Bu, vaat olunduğunuz gününüzdür [1]."
21:104. Ayet
Mustafa Çavdar
O gün biz gökyüzünü kitap sayfalarını rulo yapar gibi düreceğiz. İlk yaratmayı nasıl başlattıysak aynısını bir daha yapacağız. Bu bizim gerçekleştirmeyi üstlendiğimiz bir vaattir, biz bunu kesinlikle yapacağız.
Şinasi Güneş
Kitapların sayfalarını dürer gibi göğü dürdüğümüz gün [81:11], ilk oluşturuşu başlattığımız gibi onu döndürürüz. Bu, üzerimize vaattir. Şüphesiz biz yapanlardık.
21:105. Ayet
Mustafa Çavdar
Andolsun ki biz (Tevrat’tan) sonra Zebur’da da “Yeryüzüne iyi kullarım mirasçı olacaktır” diye yazmıştık. 25/15, 29/58- 59,
Şinasi Güneş
Şüphesiz biz, zikrin ardından, zeburda da: "Gerçekten yeryüzüne salih [düzeltici] kullarım varis olacak." diye yazdık [24:55].
21:106. Ayet
Mustafa Çavdar
Hiç şüphe yok ki bu Kuran’da kulluk eden bir toplum için de aynı mesaj var.
Şinasi Güneş
Şüphesiz bunda, kulluk edenler halkı için bir tebliğ vardır [14:52].
21:107. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz seni ancak bütün toplumlara rahmet olarak gönderdik. 6/104...107, 7/203, 9/61, 10/57, 44/5- 6
Şinasi Güneş
Seni / sana, alemler için bir rahmet olması dışında göndermedik [1].
21:108. Ayet
Mustafa Çavdar
De ki: – Bana vahyolunan ancak şu ki, sizin ilahınız tek bir ilahtır, artık siz de bu gerçeği kabul edip Müslüman oldunuz değil mi? 4/125, 10/71- 72, 11/12...14,
Şinasi Güneş
De ki! "Bana, ilahınızın ancak tek bir ilah olduğu vahyediliyor. Artık Müslimler misiniz [1]?"
21:109. Ayet
Mustafa Çavdar
Eğer yüz çevirirlerse de ki: – Ben bu gerçeği Kuran’ı hepinize bildirdim ve aynı seviyeye gelip/ eşit olduk. Artık size vaat edilen yakın mıdır yoksa uzak mıdır ben bilemem. 7/187, 33/63, 40/59, 67/23...30,
Şinasi Güneş
Eğer yüz çevirirlerse / dikkate almazlarsa de ki: "Size eşit olarak duyurdum. Size vaat edilen uzak mı yoksa daha yakın mı idrak edemiyorum."
21:110. Ayet
Mustafa Çavdar
Şüphesiz Allah, sözün açığa vurulanını nasıl bilirse gizleneni de öyle bilir. 2/76- 77, 3/167, 5/61, 13/9- 10,
Şinasi Güneş
"Şüphesiz O, sözden açık olanı da bilir ve gizlediğiniz şeyleri de bilir."
21:111. Ayet
Mustafa Çavdar
Azabın gecikmesi sizin için bir imtihan mıdır, yoksa kısa süreliğine verilmiş bir mühlet midir onu da bilemem. 16/61, 18/57- 58, 20/82, 35/45, 39/53...60
Şinasi Güneş
"İdrak edemiyorum. O [1], belki size bir fitne [sınav] ve bir zamana kadar yararlanmadır."
21:112. Ayet
Mustafa Çavdar
Dedi ki: Rabbim, aramızda hak ile hükmet. Sizin bu çirkin yakıştırmalarınızdan kendisine sığınılacak tek merci, Rahman olan Rabbimizdir. 2/272- 281, 3/185, 4/40, 7/8- 9,
Şinasi Güneş
De ki! "Rabbim, gerçekle hüküm ver. Rabbimiz, nitelediğiniz şeyler üzerine yardım istenecek olan Rahman'dır."