1 De ki! "Bana yabancılardan bir nefer [3 ile 10 kişi arasında bir grup], onu dinledikten sonra; "Biz etkileyici bir hitap [bilgi kümesi] dinledik" dedikleri vahyedildi.''
2 ''Rüşd [1] yolunu gösteren. Hemen ona inanıp güvendik. Ve asla Rabbimize hiçbir şeyi ortak koşmayız.''
3 Ve gerçek o ki, Rabbimizin varlığı yüceler yücesidir. Kız arkadaş ve evlat edinmemiştir [6:101].
4 Gerçek o ki, bizim aklı ermez, Allah hakkında saçma şeyler söylüyormuş.
5 Gerçekten biz, tanıdık tanımadık, bilindik bilinmedik insanların, Allah hakkında asla yalan söylemeyeceğine kanaat getiriyorduk [1].
6 Gerçek o ki; tanıdık bazı kişiler, tanımadık bazı kişilere sığınıyorlardı. Bu da onların ahmaklıklarını artırıyordu [1].
7 Ve gerçekten onlar, sizin kanaat getirdiğiniz gibi, Allah'ın asla hiç kimseyi görevlendirmeyeceğine kanaat getiriyorlardı.
8 Ve gerçekten biz, semayı yoklayınca, orada şiddetli bekçiler ve parlak alevler bulduk.
9 Ve gerçekten biz, kulak vermek için oturma yerlerinde oturuyorduk. Şimdi kim kulak vermeye kalksa, onu gözetleyen bir parlak alev buluyor.
10 Gerçekten biz, yeryüzündekiler için şer mi istendi, yoksa Rableri onları olgunlaştırmak mı istedi idrak edemiyoruz [1].
11 Gerçekten bizden düzelticiler de vardır. Ve bizden bunun aşağısındakiler de vardır. Çeşit çeşit tarikatlardaydık [72:14].
12 Gerçekten biz, Allah'ı yeryüzünde asla aciz bırakamayacağımızı anladık. Ve kaçmakla da O'nu asla aciz bırakamayacağımızı.
13 Gerçekten biz, bir yol gösterici işittik ve ona inanıp güvendik. Kim Rabbine inanıp güvenirse, hakkının eksik verilmesinden ve ahmak yerine koyulmaktan korkmaz [1].
14 Gerçekten teslim olanlar da bizdendir, hakkaniyetsiz davrananlar da bizdendir [72:11]. Kim teslim olmuşsa, onlar olgunluğu hedefleyenlerdir [1].
15 Hakkaniyetten sapanlar ise, cehenneme odun olmuşlardır [1].
16 Şayet onlar, o yol üzere istikamet gösterselerdi, bol su içirirdik [1].
17 Onları fitnelemek [gerçekten mümin mi yoksa münafık mı ayırmak] için. Kim Rabbinin zikrinden duyarsız kalırsa, onu gittikçe yükselen bir azaba sokar [43:36-37-38].
18 Ve gerçekten mescitler Allah içindir. Allah ile birlikte başka birine davet etmeyin [1].
19 Gerçek o ki; Allah'ın kulu O'na davete kıyam ettiğinde, neredeyse üzerine yığılıyorlardı.
20 De ki! ''Ben Rabbime davet ederim. O'na hiçbir şeyi ortak koşmam.''
21 De ki! ''Ben size zarar vermeye, ve irşat etmeye [1] malik değilim.''
22 De ki! ''Beni Allah'tan asla hiç kimse yanına alamaz [kurtaramaz]. Ve asla O'nun yanı sıra bir sığınak da bulamam [1].''
23 ''Allah'ın gönderdiklerinin tebliği hariç [1].'' Kim Allah'a ve elçisine asi olursa, ona içinde ebedi olarak kalacakları cehennem ateşi vardır.
24 Ta ki, onlara vaat edileni gördüklerinde, kimin yardımcısı daha zayıf, kimin sayısı daha az öğrenecekler [1].
25 De ki! ''Size vaat edilen yakın mı, yoksa Rabbim onu uzun mu kılar idrak edemiyorum.''
26 Gaybı O bilir. Onun gaybını kimseye açmaz [1].
27 Kendisinden rıza gösterdiği elçiden başka [3:179]. Şüphesiz O, önünden ve arkasından gözetleyiciler sevk eder [22:76].
28 Rablerinin gönderdiklerinin tebliğ edildiğini bilmek için. Yanlarında olanları kuşatmış ve her şeyin adetini sayıp kaydetmiştir [1].