HIRSIZLIK ve EL KESME MESELESİ
Mâide Suresi 38. Ayet (Erhan Aktaş Meali)
Mâide Suresi 38. Ayet (Erhan Aktaş Meali)
“Hırsızlık yapan erkek ve hırsızlık yapan kadının, yaptıklarına karşılık ve Allah’tan caydırıcı bir ceza olarak ellerini kesin. Allah, üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.” (Mâide 5/38)
Ayetin Mecazi ve Hikmete Dayalı Yorumu
1. "El" Mecazı:
Arapça’da “el” (يَد) kelimesi, sadece fiziksel uzvu değil, kişinin veya topluluğun gücünü, yetkisini, imkanını da ifade eder. Örneğin: “Allah’ın eli onların ellerinin üzerindedir” (Fetih 10) – burada el, güç ve otorite anlamındadır.
Dolayısıyla, “ellerini kesin” ifadesi, kişinin hırsızlık yapmaya olan maddi ve sosyal imkanlarının kesilmesi, yetkisinin ve kazanca ulaşan yollarının bloke edilmesi şeklinde mecazi olarak anlaşılabilir.
2. "Kesme" (قطع) Fiili:
Kur’an’da bu fiil ilişkiyi koparma, bağlantıyı kesme anlamlarında da kullanılır. Örneğin: “Yeryüzünde bozgunculuk yapar, akrabalık bağlarını keserler.” (Muhammed 22)
Bu durumda, fiil sadece fiziksel kesme değil, faaliyetleri durdurma, zararlı gücünü etkisizleştirme anlamına da gelir.
Ayetin Anlamında İlke:
Kur’an cezalandırmada “kişiye yaptığının karşılığı kadar” ve “ıslah ve adalet” ilkesini esas alır (Bkz. Nahl 126, Şura 40). Bu nedenle suçun boyutu, koşulları ve kastı değerlendirilmeden fiziksel ceza verilmesi Kur’an’ın adalet anlayışıyla bağdaşmaz. Ayrıca, Mâide 39. ayette tövbe eden hırsızın affedilebileceği belirtilmiştir.
Maide 39
Kim yaptığı haksızlıktan* sonra tevbe* eder ve uslanırsa, kuşkusuz Allah onun tevbesini kabul eder. Kuşkusuz Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Sonuç:
Mâide 38. ayet, hırsızlığı caydırmak için ciddi bir ceza öngörür. Ancak bu ceza:
• Toplumu koruyan ve suçluyu ıslah eden bir çerçevede düşünülmelidir.
• Elin kesilmesi sadece fiziki değil, imkan ve yetki anlamında da kesilme olabilir.
• Kişi tövbe ettiğinde affedilebilir.
Yorumlar